Tabii, harika bir istek!
Size uzayda yaşayan sevimli bir robot masalı anlatıyorum:
Bir varmış, bir yokmuş…
Uzak uzayda, parlak yıldızların arasında
**Miro** adında minik, sevimli bir robot yaşarmış.
Miro’nun yuvası,
gökkuşağı renklerinde, küçük bir uzay istasyonuymuş.
Gözleri mavi ışık gibi parlıyor,
konuşunca “bip bip” diye tatlı sesler çıkarıyormuş.
Miro’nun görevi çok önemliymiş:
Yıldızlara bakmak
ve gezegenlerin fotoğraflarını çekmek.
Her sabah, küçük roket penceresinden dışarı bakar,
“Bugün hangi gezegeni keşfedeceğim acaba?” dermiş.
Bir gün Miro,
yalnız bir gezegen görmüş.
Üstü hep griymiş,
hiç renk yokmuş.
Miro üzülmüş:
“Bu gezegen çok yalnız görünüyor,
onu mutlu etmeliyim” demiş.
Hemen uzay çantasını almış:
İçine renkli ışıklar,
minik yapay çiçekler,
ve gülen yüz çıkartmaları koymuş.
Roketine binmiş,
“3, 2, 1… Kalkış!”
Roket “vuuuu” diye ses çıkararak
yalnız gri gezegene inmiş.
Miro, gezegene iner inmez
yerlere renkli ışıklar koymuş.
Taşların üstüne gülen yüzler yapıştırmış.
Boş yerlere de yapay çiçekler dikmiş.
Bir süre sonra…
Gezegen parlamaya başlamış!
Taşlar renklenmiş,
gökyüzü daha aydınlık olmuş.
Gezegen sanki konuşuyormuş gibi
Miro’nun ayaklarının altında hafifçe titremiş:
“Teşekkür ederim küçük robot,
artık kendimi yalnız hissetmiyorum” demiş gibiymiş.
Miro çok mutlu olmuş:
“Ben uzayda sadece keşif yapmıyorum,
aynı zamanda arkadaş da ediniyorum!” demiş.
O günden sonra Miro
her gittiği yerde
biraz ışık,
biraz renk,
biraz da gülümseme bırakmış.
Ve uzayda şöyle bilinir olmuş:
“Yıldızların en sevimli robotu
Miro,
gittiği yere mutluluk götürür.”
Onlar uzayda mutlu mutlu yaşarken,
biz de burada
onları hayal edip gülümseyelim.
Masal bitti.
Şimdi sıra sizde:
Siz Miro’nun yanına
nasıl bir uzay arkadaşı eklemek isterdiniz? Bir uzay kedisi mi, bir uzay kuşu mu, başka bir robot mu?