Harika! Şimdi size sesle ilgili çok uzun bir bilgilendirici metin yazıyorum.
Ses, hayatımızın her anında bizimle olan, çok özel ve ilginç bir şeydir. Sabah uyanırken çalan alarm sesi, mutfaktan gelen çaydanlığın fokurtusu, okula giderken kuşların cıvıltısı, teneffüste arkadaşlarımızın kahkahaları… Bunların hepsi birer sestir. Ses olmasaydı, dünya bambaşka olurdu; ne şarkı söyleyebilirdik, ne birbirimizi duyabilirdik, ne de en sevdiğimiz çizgi filmlerde karakterlerin konuşmalarını işitebilirdik!
Peki ses nereden gelir? Ses, titreşen cisimlerden ortaya çıkar. Titreşim, bir şeyin çok hızlı bir şekilde ileri-geri hareket etmesidir. Mesela elinizle masaya vurduğunuzda masada küçük titreşimler oluşur. Bu titreşimler havaya yayılır ve kulağımıza ulaşır. O yüzden bir yere vurduğumuzda “tık” ya da “güm” gibi sesler duyarız. Aynı şekilde bir gitarın telini parmağınızla çektiğinizde tel titrer ve böylece güzel melodiler duyarız. Davul çalınca deri titrer ve güçlü bas sesleri çıkar.
Ses dalga dalga yayılır. Yani, suya bir taş attığınızda suda halkalar oluşur ya, ses de havada benzer şekilde bir yerden başka yere yayılır. Ses dalgaları, havadaki küçük taneciklere çarparak yol alır. Mesela bir arkadaşınız sizinle konuştuğunda önce ses onun ağzından çıkar, havadan dalgalar şeklinde size gelir, kulağınıza ulaşır ve siz de o sesi duyarsınız. Suyun içinde ya da duvarda da ses dalgaları olur. Mesela denizin altında balinalar konuşabilir!
Her ses aynı değildir. Kimi sesler çok ince ve tizdir. Mesela serçelerin ötüşü, zilden çıkan “zing!” sesi gibi. Bunlara “ince ses” denir. Kimi sesler ise kalındır, mesela aslanın kükremesi, büyük bir davulun “güm” sesi gibi. Bu seslere “kalın ses” denir. Ayrıca bazı sesler çok yüksek çıkar, bazıları ise çok alçaktan. Yani sesin hem kalınlığı, hem inceliği, hem de şiddeti vardır.
Bazı sesleri kolayca duyabiliriz ama çok sessiz ya da çok tiz bazı sesleri kulaklarımız duyamaz. Bize çok yüksek gelen sesler bazen bazı hayvanlar için çok normaldir. Örneğin köpekler insanlar duyamayınca bile bazı sesleri duyar. Yunuslar, balinalar ise suyun altında kilometrelerce uzaktaki sesleri algılayabilir!
Ses sadece canlılardan çıkmaz. Rüzgar estiğinde “huu huu” sesi, yağmur yağarken damlaların cama vuruşu, gök gürlemesi, bir akan suyun melodisi… Doğada yüzlerce, binlerce değişik ses vardır. Ayrıca makineler, arabalar, trenler ve telefonlar da ses üretirler.
Ses ile iletişim kurarız. Konuşmak, bağırmak, şarkı söylemek, fısıldamak… Hepsi ses sayesinde olur. Bazen sadece sesimizle ne hissettiğimizi anlatabiliriz. Mesela mutluysak sesimiz neşeli, üzgünsek çok hafif ve yavaş çıkar. Hayvanlar da sesle anlaşır: köpekler havlar, kediler miyavlar, horozlar öter. Her hayvan farklı ses çıkarır.
İnsan kulağı sesleri işitmemize yarar. Kulağımız üç bölümden oluşur: dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış kulak sesi yakalar, orta kulak ses dalgalarını küçük kemiklerle iletir, iç kulakta ise ses beyne gider ve biz sesi anlarız. Kulaklarımız sayesinde hem yakın, hem de uzaklardaki sesleri duyabiliriz.
Biliyor musunuz, ses bazen geri döner! Mesela büyük bir mağarada veya dağda bağırınca sesiniz birkaç saniye sonra tekrar duyuşunuzu sağlar. Buna “yankı” denir. Yankı, ses dalgalarının bir engele çarpıp geri dönmesiyle oluşur. Yankı sayesinde bazı hayvanlar yollarını bulur. Yarasa, çok karanlıkta yaşadığı için ses dalgalarını gönderir, ses geri döndüğünde etrafında ne var, nereye gidecek hemen anlar.
Müzik de sesle yapılır. Müzik aletlerinden çıkan sesler çok özel olur: piyano, keman, flüt, davul… Her birinin sesi farklıdır ve kendine hastır. Şarkı söylemek, müzik dinlemek de hep ses sayesinde gerçekleşir. Şarkıların güzel, huzurlu ya da enerjik olmasının nedeni farklı seslerin bir araya gelmesidir.
Sesin bazı zararları da olabilir. Çok yüksek sesler kulağımızı acıtabilir. O yüzden çok yüksek sesli yerlere gittiğinizde kulaklarınızı korumalısınız. Sessiz ortamlarda ise dinleniriz, düşünürüz. Ders çalışırken ya da kitap okurken sessizliği tercih ederiz.
Son olarak, ses hayatımızı kolaylaştıran, bazen eğlendiren, bazen uyaran çok sihirli bir şeydir. Ses olmadan neyaşayamazdık, ne birbirimizi duyabilirdik ne de hayattan tam anlamıyla zevk alabilirdik.
Eğer sesle ilgili başka bir soru merak ediyorsanız size anlatmaya hazırım!