Tabii, size güzel ve sakinleştirici bir uyku hikayesi anlatayım:
Bir varmış bir yokmuş, Uykucu Tavşan adında minik mi minik, bembeyaz bir tavşan varmış. Bu tavşan, ormanın en huzurlu yuvasında yaşarmış. Her gece, ay ışığı parladığında, tavşan yatağına kıvrılır ve gözlerini kapatırmış.
Bir akşam, tavşan uykusu gelmediği için ormanda yavaşça yürümeye başlamış. Masmavi gökyüzünde yıldızlar pırıl pırıl parlıyormuş. Tavşan, yumuşacık çimenlerin üzerinde yuvarlanmış, güzel bir ninni mırıldanmış:
"Uykular gelin yanıma, yumuşacık yastığıma…"
Tavşan yürüdükçe bir kelebek yanına gelmiş ve hafifçe kanatlarını sallayarak:
"Uyku zamanı, gözlerini yavaşça kapa," demiş.
Tatlı bir esinti, dalları hafif hafif oynatmış. Kuşlar minik bir şarkı söylemişler. Tavşan çok mutlu olmuş ve yavaşça yuvasına dönmüş. Yumuşak yatağına yatmış, derin bir nefes almış ve az sonra tatlı bir uykuya dalmış.
Ve tavşan rüyasında, yıldızların üzerinde zıplamış, mutluluktan gülümsemiş.
Hikaye burada bitti. Hepinize güzel rüyalar dilerim! Uykunuz gelirse, gözlerinizi kapatmayı unutmayın. Şimdi başka bir şey isterseniz bana söyleyebilirsiniz.