Tabii! İşte size çok uzun, eğlenceli bir Nasreddin Hoca hikayesi:
Bir gün Nasreddin Hoca, köy meydanında otururken komşusu yanına geldi ve dedi ki:
— Hoca, bugün tarlada çok çalıştım, bir bardak ayranın var mı?
Hoca gülümsedi ve evine gitti. Kapısını açınca, bir baktı ki ayran kalmamış! Ama Hoca’nın aklına güzel bir fikir geldi. Büyük bir sürahiye biraz yoğurt koydu, suyla karıştırdı ve ayran hazırlamaya başladı. Tam o sırada evin kedisi “miyav miyav” diyerek geldi. Hoca kediyi sevmek için eğildi, ama kedinin kuyruğu ayran sürahisini devirdi!
Hoca şaşkın şaşkın yere baktı. Kediyi biraz kovaladı, ama kedi pencereden dışarı atladı. Hoca tekrar yoğurt almak için mutfağa gitti. Ama ne yazık ki yoğurtun içinde küçük bir kurbağa oturuyordu! Hoca kurbağayı nazikçe dışarıya koydu:
— Sen burada ne arıyorsun, küçük kurbağa? Ayranıma misafir mi oldun?
Sonra birden dışarıdan komşunun oğlu koşarak geldi:
— Hoca! Hoca! Tavuklarınız civcivleriyle bahçede kayboldu!
Hoca:
— Aman Allah’ım, bir ayran yapmak istedim, başıma gelmeyen kalmadı!
Bahçeye koştu, tavuklara seslendi. Tavuklar “gıt gıt” diye ötüp geri döndü. Hoca onlara teşekkür etti ve tekrar ayran sürahisine döndü. Bu sefer, inek bahçeden seslendi, Hoca “mooo!” sesini duyunca gülümsedi. İneğe bir avuç yem verdi. Hoca nihayet tüm işlerini bitirip tekrar ayran hazırladı. Sonunda komşusuna ayranı götürdü. Komşusu ayranı içerken:
— Hoca, bu ayranı hazırlamak kolay oldu mu?
Nasreddin Hoca gülerek dedi ki:
— Kolay olmadı! Bu ayran başıma neler açtı neler! Kediler geldi, kurbağalar geldi, tavuklar kayboldu, inek acıktı! Ama sana güzel bir ayran getirmeyi başardım!
Komşusu da güldü:
— Hoca, senin her işin bir macera!
Ve köyde herkes bu uzun hikayeyi dinleyince çok güldü. Nasreddin Hoca sayesinde ayran içmek bile çok eğlenceli olmuştu.
Siz de şimdi kendi uzun hikayelerinizi yazmak ister misiniz? Başka bir hikaye de anlatabilirim!