Tabii! Sizler için suyun ve enerjinin önemini anlatan, uzun ve eğlenceli bir hikaye yazıyorum:
Bir zamanlar, Doğa Ülkesi adında çok güzel ve renkli bir ülke varmış. Bu ülkede herkes mutlu yaşarmış. Dağlardan akan berrak sular, yeşil ağaçlar, uçuşan kelebekler ve cıvıldayan kuşlar ile doğa harikaymış. Doğa Ülkesi'nde en önemli iki hazine varmış: Birincisi Temiz Su Kristali, ikincisi Enerji Işık Topu.
Bir gün ülkede yaşayan çocuklardan Ada ve Atlas, ormanda oynarken eski bir defter bulmuşlar. Defterin üstünde “Doğanın Sırrı” yazıyormuş. Büyük bir heyecanla sayfalarını çevirmeye başlamışlar. İlk sayfada şöyle yazıyormuş: “Temiz su ve enerji doğanın mutluluk kaynağıdır. Eğer ikisine de iyi bakmazsak, ülkemize üzüntü gelir.”
Ada ve Atlas çok meraklanmış. “Neden su ve enerji önemli?” diye sormuşlar birbirlerine. Tam o sırada ormanın en bilge canlısı, melek kanatlı efsanevi kedi Minnoş yanlarına gelmiş. Minnoş şöyle demiş:
– Canlarım, su yaşam içindir! Tüm bitkiler ve hayvanlar susuz yaşayamıyor. Enerji ise hayatımızı kolaylaştırır. Ancak gereksiz yere harcanırsa hem doğa, hem insanlar üzülür.
Ada ve Atlas, Minnoş’un sözlerini düşünmüş. Eve dönerken yolda suyu açık unutulmuş bir çeşme ve bütün gece yanan lambalar görmüşler. Atlas hemen musluğu kapatmış, Ada lambayı kapatmış. İkisi de çok mutlu olmuş.
Ertesi gün, çocuklar Doğa Ülkesi’ndeki herkese anlatmaya başlamış:
– Muslukları açık bırakmayın!
– Elektriği boşa kullanmayın!
– Gündüzleri camdan gelen ışığı, geceleri ise sadece ihtiyacınız olan lambayı kullanın!
Zamanla ülke değişmeye başlamış. Sular tertemiz akmış, barajlar dolmuş, bahçedeki çiçekler coşmuş. Kuşlar ve tavşanlar, nehir kenarında oyun oynamaya başlamış. Akşamları herkes yıldızları izlerken gereksiz ışıkları söndürür olmuş. Minnoş, gökyüzünde parlayan bir yıldız gibi gülümseyip onlara bakmış.
Ama bir gün, Doğa Ülkesi’nin sınırında tembel bir dev yaşamaya başlamış. Dev, duşta saatlerce su akıtmış, odaları boşken bile ışıkları açık bırakmış. Hemen çevresi kurumuş, çiçekler üzülmüş, nehirde sular azalmış, kuşların sesi solmuş. Ada ve Atlas hemen o bölgeye gitmiş. Dev’e, “Doğanın gücünü ve inceliğini korumak gerek!” demişler.
Dev önce şaşırmış. Ama Ada ve Atlas ona suyun ve enerjinin hikayesini okumuş. Dev, yaptığının yanlış olduğunu anlamış. Sonra suyu kısaca açmış, ışıkları sadece odadayken yakmış. Kısa sürede çevresi canlanmış, doğa kahkahalar atmaya başlamış.
Günler günleri kovalamış. Herkes suyun ve enerjinin değerini hatırlamış. Dereler hep temiz akmış, ağaçlar yapraklarını dökmemiş. Doğa Kahramanı Minnoş gülümseyerek çocuklara şöyle seslenmiş:
– Su damlası büyük sevgi demektir. Enerji ise tüm yaşamı aydınlatır! Siz de doğanın dostları olun!
Böylece Ada, Atlas ve tüm Doğa Ülkesi çocukları yaşam boyu şu sözü hiç unutmamış:
“Bir damla suyu, bir ışık tanesini korursan, doğanın en güzel kahramanı sen olursun!”
Sizce arkadaşlar, siz de Minnoş gibi doğayı korumak ister misiniz? Başka bir macera daha yazmamı ister misiniz?