Tabii! İşte “Dünyanın En Büyük Masalı” başlasın!
Bir varmış, bir yokmuş... Uçsuz bucaksız, kocaman bir ormanda Dünyanın En Büyük Ağacı yaşarmış. Bu ağacın dalları gökyüzüne kadar uzanır, gövdesinde ise bir sürü minik yuva varmış. Her bir yuvada başka bir hayvan ailesi yaşarmış: Tavşanlar, sincablar, kuşlar, hatta minik fareler bile!
Bir gün bu büyük ağacın tepesinde Parlak Tüy adında bir kuş doğmuş. Parlak Tüy çok meraklıymış ve Dünya’yı keşfetmek istiyormuş. “Acaba Dünyanın sonu var mı?” diye düşünmüş. Bir sabah kanatlarını açıp uçmaya başlamış.
Yolda önce Yaldızlı Balık’la tanışmış, beraber nehirde yüzmüşler. Sonra Dev Kelebek onu renkli bir çiçek tarlasına götürmüş. Orada Bal Arıları ve sevecen Karıncalar hep beraber bol bol oyun oynamışlar.
Parlak Tüy her gittiği yerde yeni arkadaşlar ve yeni masallar bulmuş. En sonunda eve dönerken anlamış ki: Dünya çok büyük, ama dostluk ve sevgiyle daha da büyüyor.
İşte böylece, herkes bu koca masalda kendi hikâyesini bulmuş.
Ve masal burada hiç bitmemiş, çünkü sevmek ve paylaşmak oldukça, en büyük masal sonsuza kadar devam edermiş.
Şimdi, siz de kendi masalınızda hangi hayvan olmak isterdiniz?