Tabii, harika bir istek! Hadi hep birlikte dinleyelim:
Bir varmış, bir yokmuş…
Uzak uzayda, parlak yıldızların arasında
**Mino** adında sevimli, küçük bir robot yaşarmış.
Mino’nun gövdesi yuvarlakmış,
gözleri mavi mavi parlayıp
“tı-tı, tı-tı” diye ışık saçarmış.
Mino’nun işi, uzaydaki
yalnız gezegenleri ziyaret etmekmiş.
Bir gün Mino, çok sessiz
küçük, gri bir gezegene inmiş.
Bu gezegende hiç ağaç yokmuş,
hiç çiçek yokmuş,
hatta oyun oynayan kimse de yokmuş.
Mino üzülmüş:
“Bu gezegenin de arkadaşa ihtiyacı var,” demiş.
Sonra ne yapmış biliyor musunuz?
Göğsündeki renkli düğmeye basmış.
Düğmeye basınca **hop!**
Mino’nun içinden minicik ışık tohumları çıkmış.
Mino bu ışık tohumlarını
gezegenin toprağına ekmiş.
Bir süre sonra tohumlar parlamaya başlamış.
Gri gezegen yavaş yavaş
renkli olmuş:
mavi ışık ağaçları,
pembe ışık çiçekleri,
sarı ışık taşları ortaya çıkmış.
Gezegen sevinmiş,
yer titreyip “dıt dıt” diye mutlu sesler çıkarmış.
Mino gülmüş:
“Artık yalnız değilsin,
seninle her zaman arkadaşım,” demiş.
O günden sonra Mino
başka gezegenlere de gidip
onları da ışıkla, renkle
ve dostlukla süslemeye başlamış.
Ve uzayın derinliklerinde
parlayan her küçük ışıkta,
belki de Mino’nun
minik bir ışık tohumu varmış…
Masal burada bitmiş,
gözlerinizde merak ışığı
parlamış…
İsterseniz şimdi siz söyleyin:
Sizin hayalinizde Mino’nun
en iyi arkadaşı nasıl bir robot olurdu? Rengi ne olsun?