Tabii! Sizlere sesle ilgili bilgiler içeren, aynı zamanda öykü–masal şeklinde bir hikaye anlatıyorum:
Bir zamanlar, Uzak Sesler Ülkesi’nde, Minik Kuş Cikcik adında bir kuş yaşarmış. Cikcik, sesin ne olduğunu merak edermiş. Bir gün annesine sormuş, “Anne, ses nasıl oluşuyor?”
Annesi gülümsemiş: “Ses, bir şeyler titreşince ortaya çıkar. Mesela ben kanatlarımı çırptığımda havayı titretirim. Bu titreşim kulağına gelir ve sen de benim sesimi duyarsın.”
Cikcik, hemen ağaçta duran Bay Baykuş’a gitmiş ve demiş ki: “Bay Baykuş, neden bazen sesi duyamıyorum?”
Bay Baykuş şöyle anlatmış: “Çünkü ses, bazen havada yol alırken uzaklara gidiyor. Eğer etrafta kalın bir duvar varsa, ses geçemez ve sen de duyamazsın. Ama ses yakınsa ve önü açıksa kulağına daha kolay gelir.”
Cikcik, arkadaşlarına seslenmiş. “Arkadaşlar! Her birimiz farklı sesler çıkarıyoruz. Çünkü her canlının sesi farklı titreşimler yaparmış!”
Hepsi topluca gülüşmüş. Sonra Cikcik yüksekten aşağıya atlamış: “Yukarıdan bağırırsam sesim daha uzağa gider mi?” diye sormuş.
Arkadaşları hep birlikte: “Evet! Çünkü ses dalgalar halinde yayılır ve bazen çok uzaklara ulaşır!” demişler.
O günden sonra Cikcik ve arkadaşları her gün sesli oyunlar oynamış, bazen fısıldayarak, bazen bağırarak, ses dalgalarının ne kadar sihirli olduğunu keşfetmişler. Ve artık sesin, titreşimler sayesinde kulaklarına ulaştığını çok iyi biliyorlarmış.
Ve masal burada biter, seslerle güzel günler geçer! Siz de etrafınızdaki sesleri dinleyin, bakalım hangi titreşimleri duyacaksınız!