Tamam, size kısa ve eğlenceli bir hikâye anlatayım. 😊
**Kayıp Minik Kurşun Kalem**
Bir gün, üçüncü sınıfın sınıf dolabında
minik bir kurşun kalem yaşarmış.
Adı **Mini**’ymiş.
Mini çok çalışkanmış.
Çocuklar yazı yazarken
ona hep “Aferin Mini!” dermiş.
Bir sabah Mini uyanmış,
etrafına bakmış…
Kimse yok!
Defter yok, silgi yok, boya yok.
Mini korkmuş:
“Acaba beni unuttular mı?” demiş.
Sonra uzaktan bir ses duymuş:
“Miniiii, neredesin?”
Bu, pembe silgisi **Pufu**’ymuş.
Puf koşarak gelmiş:
“Öğretmen bugün yazı yazdıracak.
Seni bulamıyoruz.” demiş.
Mini çok sevinmiş:
“Demek hâlâ beni istiyorlar!”
Puf ile Mini birlikte
sıraların üstünden atlamış,
kitapların arasından geçmiş,
kalemliklere bakmışlar.
Sonunda Mini,
bir çantanın küçük cebinde
sıkışmış hâlde kendini bulmuş.
Puf gülmüş:
“Meğer saklambaç oynuyormuşsun!” demiş.
Öğrenci çantayı açınca
Mini’yi görmüş:
“İşte kalemim! Seni çok özledim.” demiş.
O günden sonra Mini anlamış:
Kendini küçük sansa da
sınıfta **çok önemli**ymiş.
Çünkü onunla hayaller,
hikâyeler, problemler yazılıyormuş.
Ve Mini, her gün
sizin gibi meraklı çocuklarla
çalışmaktan çok mutluymuş. 🌟
İsterseniz şimdi siz söyleyin:
Bu hikâyedeki en sevdiğiniz karakter kim:
Mini mi, Puf mu, öğrenci mi? Ve neden?