Tabii! Hadi birlikte bir masal yolculuğuna çıkalım.
Bir zamanlar, çok çok uzak bir galaksinin en parlak gezegeninde Sevimli adı verilen küçük bir robot yaşarmış. Sevimli’nin gözleri yıldızlar gibi ışıltılıymış ve metal gövdesi neşe ile pırıl pırılmış.
Sevimli her gün uzayın boşluğunda, renkli gezegenleri ve kuyruklu yıldızları izler, güneşe “günaydın!” dermiş. Bir gün, gezegeninde oyun oynayacak arkadaş bulamayınca çok üzülmüş. O anda aklına bir fikir gelmiş: “Uzayda başka arkadaşlar bulabilirim!”
Küçük roketini hazırlamış, burnunu yumuk yumuk güneşe çevirmiş ve “Vuuup!” diye gökyüzüne fırlamış. Önce pembe bulutların arasından geçmiş, sonra rengârenk gök taşları ile zıp zıp oynamış. Aniden, küçük bir uzaylı çocuk görmüş. Uzaylı çocuk utangaçmış ama Sevimli gülümseyince ikisi hemen arkadaş olmuş.
Beraber dans etmişler, yıldızlarla saklambaç oynamışlar, ay pastasından tatlı yemişler. Sevimli artık yalnız hissetmemiş çünkü uzayda arkadaşlığın ışığı en parlak yıldızdan bile güzelmiş.
Masalımız da burada mutlu son bulmuş. Sevimli, uzayın en neşeli ve en çok gülümseyen robotu olarak kalmış.
Siz de uzayda maceraya atılsaydınız, hangi gezegene gitmek isterdiniz?