Tabii ki Çisem, sana hemen güzel bir masal anlatıyorum!
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir köyde Minik Zeytin adında sevimli bir kuş yaşarmış. Minik Zeytin’in kanatları simsiyah ama kalbi rengârenkmiş. Zeytin her sabah gökyüzüne bakıp, başka ülkeleri keşfetmenin hayalini kurarmış. Fakat biraz çekingenmiş, uzaklara uçmaya cesaret edemezmiş.
Bir gün köye bir gökkuşağı inmiş! Gökkuşağının altı ışıl ışılmış, etraftaki bütün kuşlar toplanıp merakla bakmış. Gökkuşağı demiş ki:
— Cesaretin var mı, en üstteki renge tırmanmaya Minik Zeytin?
Zeytin önce çok korkmuş ama, en yakın arkadaşı Minnoş Kedi ona cesaret vermiş:
— Denemeden bilemezsin Zeytin, ben her zaman senin yanındayım!
Zeytin “Peki!” demiş ve gökkuşağına doğru uçmuş. Önce kırmızıya, sonra sarıya, sonra maviye… Gittikçe kalbi neşeyle dolmuş! Sonunda en tepeye, menekşe rengine ulaşınca, aşağıdaki herkese el sallamış ve “Başardım!” diye bağırmış.
Gökkuşağı da Minik Zeytin’e minicik altın bir tüy hediye etmiş. Zeytin o günden sonra korkularını hep cesaretiyle yenmiş ve yeni arkadaşlarla yepyeni maceralara atılmış!
Ve masal burada bitmiş.
Gökkuşağı her zaman cesur ve iyi kalpli olanların yolunu aydınlatmış!
Çisem, umarım bu masal seni biraz olsun gülümsetmiştir. Başka bir masal ya da oyun ister misin kankam?