Ne kadar güzel bir konu seçmişsiniz!
Şimdi “ilk kez çime bastığınız an” için kısa, duygulu bir hikâye yazalım.
Başlık: **İlk Kez Çime Bastığım Gün**
Bir gün hava çok güzeldi. Güneş parlıyordu, hafif bir rüzgâr esiyordu.
Siz ailenizle birlikte parka gittiniz.
Önünüzde kocaman, yemyeşil bir çim alan vardı.
Önce biraz korktunuz:
“Acaba batırır mı? Soğuk mu, sıcak mı?” diye düşündünüz.
Sonra anneniz ya da babanız gülerek,
“Haydi, ayakkabılarını çıkar, çıplağak ayakla çime bas,” dedi.
Yavaşça ayakkabılarınızı çıkardınız.
Bir adım… Sonra bir adım daha…
Çime bastığınız anda ayaklarınız “hıııh” dedi sanki.
Çim yumuşacıktı, serindi, gıdıklıyordu.
Siz kahkaha attınız.
Koşmaya başladınız.
Her adımda çimler ayaklarınızı okşadı.
Kendinizi kuş gibi hafif, rüzgâr gibi hızlı hissettiniz.
O gün çimde yuvarlandınız,
zıpladınız, koştunuz,
kalbiniz “pıt pıt pıt” diye sevinçle attı.
Akşam olunca eve dönerken,
kendi kendinize şunu düşündünüz:
“Bugün hayatımda ilk kez çime bastım.
Bu anı hiç unutmayacağım.”
İsterseniz şimdi bu hikâyeyi öğretmeninizle birlikte resme dönüştürebilirsiniz:
Siz çimin üstünde, çıplak ayak, gülen yüzünüz, arka planda güneş ve birkaç bulut…
İsterseniz çimin içine küçük çiçekler de çizebilirsiniz.
İsterseniz bir sonraki adımda bu an için kısa bir **şiir** de yazabiliriz. İster misiniz?