"Cemiyetler" deyince tarih dersinde genellikle Osmanlı Devleti'nin son döneminde ve Kurtuluş Savaşı yıllarında kurulan sivil dernek ve kuruluşlar kastedilir. Bunlar işgal ve paylaşım tehlikesi altındaki vatanı savunmak, halkı örgütlemek, maddi ve manevi destek sağlamak, kamuoyunu etkilemek ve gerektiğinde silahlı direnişi düzenlemek için kurulmuştu.
Ne yapıyorlardı, neden önemliydiler?
- İşgal edilen veya tehdit altındaki bölgelerde halkı bir araya getirip direnme iradesi oluşturdular.
- Yardım topladılar, cephane ve para sağladılar; yerel milislerin (Kuva-yi Milliye) kurulmasında rol aldılar.
- Basın, propaganda ve lobi çalışması yaparak iç ve dış kamuoyunu etkilemeye çalıştılar.
- Temsilci gönderip Erzurum ve Sivas Kongreleri gibi milli toplantılara katılarak ulusal bir örgütlenmenin temelini attılar.
- Bazıları daha sonra siyasal yapıya dönüşerek Cumhuriyet dönemi partilerinin kökenini oluşturdu.
Önemli örnek türleri ve bazı isimler
- Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri: Bölgesel olarak kurulan “vatanı savunma” dernekleri. Bunlar birleşerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti gibi daha büyük yapılar oluşturdular.
- Redd-i İlhak Cemiyetleri: Yunan işgaline karşı, özellikle İstanbul’da kamuoyunu harekete geçirmek için kurulmuş cemiyetler.
- Kuva-yi Milliye: Tam olarak bir “cemiyet” adı değil, yerel ve düzensiz gönüllü milis birliklerinin genel adıdır; birçok cemiyet bu milislerin örgütlenmesine katkı sağladı.
- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: 1919’da milli mücadelenin örgütlenmesinde çok etkili oldu; daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi kurulurken bu hareketin etkileri görüldü.
Örnek:
Örnek: Sivas Kongresi (4–11 Eylül 1919) sırasında Anadolu’daki çeşitli Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinden gelen delegeler bir araya geldi. Kongrede “milleti temsil edecek merkezi bir kurul” fikri kabul edildi ve milli örgütlenme güçlendirildi.
İpucu:
Kafanda kolay tutmak için: "Müdafaa-i Hukuk = halkın kendi haklarını savunma dernekleri", "Kuva-yi Milliye = bu derneklerin desteklediği yerel gönüllü birlikler" şeklinde ayırabilirsin.
Yaygın Hata:
Çok sık yapılan bir hata, Kuva-yi Milliye’yi düzenli orduyla karıştırmaktır. Kuva-yi Milliye düzensiz, yerel gönüllü güçlerdir; düzenli ordu daha sonra kurulup bağımsızlık mücadelesini merkezileştirmiştir.
Kısa sonuç
Cemiyetler, işgal yıllarında halkı örgütleyip direnişi yaygınlaştırarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine zemin hazırladılar. Hem askeri hem siyasi hem de toplumsal açıdan milli mücadelenin bel kemiğini oluşturdular.
🤔 İlgili Sorular:- Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
- Cemiyetlerin Sivas ve Erzurum Kongreleri'ndeki rolleri nelerdi?
- Kuva-yi Milliye ile düzenli ordu arasındaki farklar nelerdir?