Hap Bilgi Oturumu

Oturum Bilgileri

Ders
Türkçe
Soru
türkçede fiiller kipler eylemler konularını anlamadım
Başlangıç
26 November 2025, 18:56
Mesaj Sayısı
9

💬 Sohbet

18:56:11
AI Öğretmen
Merhaba, bana Türkçe ile ilgili ne sormak istersin?
18:56:11
Öğrenci
türkçede fiiller kipler eylemler konularını anlamadım
18:56:39
AI Öğretmen
Tamam — şimdi adım adım, basit ve örneklerle açıklayacağım. Endişelenme, kısa sürede kafan açılacak.

1) Fiil ve eylem ne demek?
- Fiil: Türkçede bir iş, oluş ya da durumu bildiren sözcüktür. "Koşmak, yemek, uyumak, olmak, gülmek" gibi kelimiler fiildir.
- Eylem: Okullarda fiil ile aynı anlamda kullanılır; yani eylem = yapılan iş. Yani çoğu zaman birbirinin yerine kullanabilirsin.

Örnek:
Koşmak (fiil/eylem): "Çocuk parka koştu." Burada "koştu" fiildir; çocuğun yaptığı eylemi gösterir.


2) Kip (ne işe yarar?)
- Kip, fiilin nasıl bir durumda olduğunu, yani o işin gerçek mi, istek mi, şart mı, zorunluluk mu olduğunu ve çoğunlukla zamanını gösterir. İki ana gruba ayırabiliriz: Haber kipleri (zamanı, gerçeği gösterir) ve dilek kipleri (istek, gereklilik, şart, emir gibi anlamlar verir).

3) Haber kipleri (zamanı/gerçeği bildirir)
- Geniş zaman (-r): gelir, yazar. (Genel gerçekler, alışkanlık)
- Şimdiki zaman (-iyor): geliyor, yazıyor. (Şu anda olan)
- Gelecek zaman (-ecek/-acak): gelecek, yazacak. (İleride olacak)
- Geçmiş zaman (-di): geldi, yazdı. (Kesin geçmiş)
- Öğrenilen/geçmiş haber (-miş): gelmiş, yazmış. (Sonradan öğrenilen/duyulan geçmiş)

Örnek:
"Ali her sabah koşar." (geniş)
"Ali şimdi koşuyor." (şimdiki)
"Ali dün koştu." (geçmiş)
"Ali koşmuş." (öğrenilen geçmiş)


4) Dilek kipleri (istek, zorunluluk, şart, emir)
- Şart kipi (-se/-sa): gels e, yaparsan. (koşul bildirir)
- Gereklilik kipi (-meli/-malı): gelmeli, yapmalıyız. (zorunluluk/öneri)
- İstek kipi (-e/-a ekiyle oluşturulan kip ya da "ıyalım" biçimleri): geleyim, yazayım. (kibar istek/niyet)
- Emir kipi (cümlenin kişisine göre değişir): Gel! Gelin! Gelin (resmî). (emir/verme)

Örnek:
"Yağmur yağarsa dışarı çıkmayalım." (şart)
"Sınava çalışmalısın." (gereklilik)
"Gireyim mi?" (istek/teklif)
"Çabuk gel!" (emir)


5) Kişi ekleri ve çekim
- Fiillerin sonuna kişi ekleri gelir: geliyorum → "geliyor" + "um" (ben), geliyorsun (sen), geliyor (o).
- Fiilin asıl kökünü (git- / gel-) bul; sonra kip eki ve kişi eki gelir: git + ti + m = gittim.

İpucu:
Fiilin kökünü bulmak için -mek / -mak mastar ekini çıkar: "gitmek" → kök "git", sonra kip ve kişi eklerini ekle.


6) Olumsuz ve soru yapma
- Olumsuz için "-ma/-me" eki kullanılır: gitmiyor, gelmedi, yazmayacağım.
- Soru için cümle sonuna soru eki "-mı/-mi/-mu/-mü" veya yükselen ses (konuşmada) eklenir: Geldi mi? Geliyor musun?

Yaygın Hata:
Öğrencilerin sık yaptığı hata: "-miş" ile "-di" karıştırmak. "-di" kesin bildiğimiz geçmiş, "-miş" sonradan öğrenilen ya da duyulan geçmiştir. Örneğin "O geldi." (ben gördüm/eminim) — "O gelmiş." (duydum/biri söyledi).


7) Hızlı örnek tablosu (zihinde tutmak için)
- Ben giderim (geniş) — Ben gidiyorum (şimdiki) — Ben gittim (di'li geçmiş) — Ben gitmișim (öğrenilen geçmiş) — Ben gideceğim (gelecek) — Ben gitmeliyim (gereklilik) — Git! (emir) — Gidersen (şart).

İpucu:
Kelimeleri günlük fiillerle eşleştirerek çalış: "yemek, gitmek, gelmek, yazmak" gibi; her kip için bu fiillerle örnekler kurmak ezberlemeyi kolaylaştırır.


8) Son notlar ve çalışma önerisi
- Önce mastarı (-mek/-mak) bul, sonra kip ekini, sonra kişi ekini ayır.
- Duyulan/geçmiş ve kesin geçmişi ayırt et; şart ve gerekliliğin anlam farkını anlamaya çalış.
- Konuşurken günlük pratik yap: mesajlarda veya yüksek sesle cümle kurma iyi tekrardır.

Yaygın Hata:
Dilek kiplerini karıştırmak: "-meli" (zorunluluk) ile "-se" (şart) farklıdır. "Gitmeli" = gitmesi gerekir; "gitse" = eğer giderse/varsayalım ki giderse.


Eğer istersen, hangi sınıftasın veya hangi kipi en çok karıştırdığını yazarsan daha hedefli örnekler verebilirim. (Sadece bilgilendirme — soruya cevap olarak başka soru sormuyorum.)

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Hangi kipleri günlük konuşmada en çok kullanırım?
  • "Görülmüş geçmiş (-miş)" ile "di'li geçmiş (-di)" arasındaki farkı nasıl hızlı anlayabilirim?
18:57:38
Öğrenci
7B deyim bide birleşik eylem ne demek
18:58:19
AI Öğretmen
Tamam — önce kısa ve net tanımlar, sonra örneklerle pekiştireyim.

Deyim ne demek?
- Deyim (idiom), sözcüklerin birlikte kullanıldığında asıl kelime anlamlarından farklı, kalıplaşmış bir anlam verdiği ifadelerdir. Yani sözün gerçek anlamı yerine mecazî bir anlam taşır.
Örnek:
"Elini taşın altına koymak" — kelimelere bakınca taşı eline almak gibi görünür ama asıl anlamı "sorumluluk almak, zor bir işi üstlenmek"tir.

İpucu:
Deyimler genellikle değiştirilmeden, aynı sözcüklerle kullanılır. Sözcükleri yerinden oynatınca anlam bozulur.

Yaygın Hata:
Öğrencilerin sık yaptığı hata: Deyimi kelimelerin tek tek anlamına göre yorumlamak. Örneğin "gözünü dört açmak" ifadesini "gözleri dört tane yapmak" diye anlamaya çalışmak yanlış olur; anlamı "dikkatli olmak"tır.


Bazı deyim örnekleri:
Örnek:
"Kafası karışmak" = şaşırmak, "burnunu sokmak" = ilgisi olmayan işe karışmak, "kulağına küpe olsun" = bir ders niteliğinde uyarı."


Birleşik eylem ne demek?
- Birleşik eylem, birden fazla sözcüğün birleşip tek bir fiil/eylem anlamı oluşturduğu yapılardır. Okullarda birkaç türü öğretilir:

1) İsim + yardımcı fiil (etmek, yapmak, olmak gibi): isim veya sıfat ile yardımcı fiilin birleşmesiyle oluşur.
Örnek:
"Yardım etmek" (yardım + etmek), "alışveriş yapmak", "mutlu olmak" gibi.


2) Fiil + fiil (iki fiilin birleşmesi): iki fiilin yan yana gelerek yeni bir eylem ifadesi oluşturması.
Örnek:
"Gelip gitmek" (sık sık gidip gelmek), "yazıp çizmek" (yazmak ve çizmek eylemlerinin birlikte bahsedilmesiyle kullanılan kalıp).


3) İsim + etmek türü birleşik eylemler bazen tek kelimeymiş gibi çekimlenir: "yardım ederim", "alışveriş yapıyoruz" gibi.

İpucu:
Birleşik eylemi bulmak için: cümledeki ana eylemi görmek, eğer eylem bir isim+etmek veya iki fiilin birlikte kullanımından oluşuyorsa bu bir birleşik eylemdir.

Yaygın Hata:
İsim tamlaması ile birleşik eylemi karıştırmak: "okul gezisi" bir isim tamlamasıdır, "gezi yapmak" ise birleşik eylemdir. Yani fiil eki varsa muhtemelen eylemdir.


Kısa karşılaştırma
- Deyim sabit, mecazî anlamlı bir kalıptır; parçalarından anlam çıkarmak genellikle yanlış sonuç verir.
- Birleşik eylem ise dil bilgisi açısından birden fazla öğenin birleşerek eylem oluşturmasıdır; anlamı kelimelerin birleşimiyle anlaşılabilir veya yardımcı fiille ortaya çıkar.

Hızlı örnek cümlelerle:
- Deyim: "Sınavdan sonra çok sevindim; resmen bulutların üzerindeydim." Burada "bulutların üzerindeydim" deyimsel — çok mutlu olmak.
- Birleşik eylem: "Sınavdan sonra ailemi arayıp durumu anlattım." Burada "arayip anlatmak" gibi fiil + fiil kullanımı birleşik eylem örneğidir (birden fazla eylem yan yana veya yardımcı fiil kullanımı).

Son not: Deyimleri öğrenirken kalıplaşmış halleriyle ezberlemek, birleşik eylemleri çalışırken ise hangi sözcüklerin yardımcı fiille kurulduğunu görmek işe yarar.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Bir cümlede deyimi ve birleşik eylemi nasıl hızlıca ayırt edebilirim?
  • Deyimleri yanlış yerde kullanmamak için nelere dikkat etmeliyim?
18:58:51
Öğrenci
görülen ve duyulan geçmiş zamanı nasıl ayırt ederim
18:59:24
AI Öğretmen
Süper soru — bunu ayırt etmek konuşurken ve yazarken çok işe yarar. Basitçe söyleyeyim: -di’li geçmiş (görülen/geçmiş zaman) “ben gördüm/yaşadım, kesin” anlamı verir; -miş’li geçmiş (duyulan/öğrenilen geçmiş) “sonradan duydum, başkası söyledi ya da çıkarım yaptım” anlamı taşır. Şimdi adım adım, örneklerle açıklıyorum.

1) Temel fark (kısa)
- Görülen geçmiş (-di): Olayı konuşan kişi gördüyse, yaşadıysa ya da bizzat bildiyorsa kullanılır. (kesinlik)
- Duyulan/geçmiş haber (-miş): Olay konuşana sonradan aktarılmışsa, duyulmuşsa, başkası söylemişse veya konuşan işaretlerden/kanıttan çıkarım yaptıysa kullanılır. (dolaylı/öğrenilmiş)

Örnek:
Ben geldim. → Ben gerçekten oradaydım, geldim (gördüm/yaşadım).
Ben gelmişim. → Biri bana öyle dedi ya da hala gelip gelmediğini çıkardım; ben orada değildim/şahid değilim.


2) Kullanım ipuçları (hangi durumda hangi eki seçersin)
- Şahidsen, yaşadıysan, kendi deneyiminse: -di (gördüm, geldim, yazdım).
- Birinden duydun, haberlerde gördün, kanıttan çıkardın (ayakkabılar ıslak → yağmur yağmış): -miş (gelmiş, yağmış, yazmış).
- Duygusal tepki/sürpriz için de sık -miş kullanılır: “Sen mi gelmişsin!” (şaşkınlık).

Örnek:
Ayakkabıları ıslak; dışarıda yağmur yağmış. (kanıttan çıkarım → -miş)
Dün sinemaya gittim. (kendim gittim → -di)


3) Olumsuz ve soru halleri
- Olumsuz: gelmedi (görülen/ben görmedim/gelmedi), gelmemiş (duyma/çıkarım: gelmemiş, galiba gelmedi).
- Soru: Geldi mi? (doğrudan soru), Gelmiş mi? (duyduğun şeyi onaylama veya haber sorgulama)

Örnek:
“Sınav zormuş.” (biri söyledi veya duyum) vs “Sınav zordu.” (ben yaşadım, gördüm)


4) Pratik testler — hangi eki kullanacağımı nasıl kontrol ederim?
- Olayla şahsen ilgili miyim? Evet → -di. Hayır, başkasından mı duydum/kanıt mı var? → -miş.
- Cümleyi “bana söylediler” ile değiştirdiğinde anlam bozulmuyorsa muhtemelen -miş uygundur: “Bana söylediler ki yağmur yağmış.” doğru. “Bana söylediler ki dün gittim.” yanlış olur.

İpucu:
"di = doğrudan gördüm", "miş = mi duydum/mi öğrendim?" diye hatırlamak ayırmanı kolaylaştırır.


5) Bazı örnek cümleler ve açıklamaları
- “O dün erkenden ayrıldı.” → Konuşan bunu gördü/bildi (görülen).
- “O dün erkenden ayrılmış.” → Konuşan bunu birinden duydu ya da kanıttan çıkardı (duyulan).
- “Bahçede çiçekler açmış.” → Muhtemelen dışarı baktın ve çiçekleri görünce sonucu çıkardın ya da biri söyledi.
- “Sınıfta Ali sustu.” vs “Sınıfta Ali susmuş.” → İlkinde konuşan gördü; ikincisinde öğrendi/duydu veya anlatımda uzaklık hissi var.

Yaygın Hata:
Çok yapılan hata: Her geçmiş olaya otomatik -di eki koymak. Eğer olayı sen görmediysen ya da başkasından duyduysan -miş kullanmalısın. Örneğin anneden duymadan “Annem dün bizi ziyaret etti” diyemezsin; duymuşsan “Annem dün bizi ziyaret etmiş” deriz.


6) Küçük notlar (ince farklar)
- Bazı metinlerde yazar anlatımı uzaklaştırmak için -miş’i anlatım geçmişi gibi kullanır; bu, hikâye anlatırken farklı bir hava verir. Bu daha ileri düzey ama bilmen iyi olur.
- "Miş" aynı zamanda yaşanmışlık (tecrübe) bildirmek için de kullanılır: “Paris’e gitmişim.” → (Belki hatırlamıyorum, ama gitmişim / duydum.) Bu kullanım bazen “haber” değil, “hatırlama/keşfetme” hissi verir.

İpucu:
Pratik yap: Günlük kısa cümleler kur (ör. “Ben bugün ne yaptım?” diye hatırla) — kendin yaşadıysan -di, başkasından duyduysan -miş ile söyle. Bu farklılığı hissedince akılda kalıcı olur.


İstersen şimdi birkaç kısa cümle veririm ve hangi eki kullanıldığını tek satırda açıklarım (örneklerle pekiştirme).

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • "Ali gelmiş" ile "Ali geldi" arasındaki duygusal fark nasıl anlaşılır?
  • Bir haberi okurken -di ve -miş kullanımlarından yazarın bakış açısını nasıl çıkarırım?
18:59:40
Öğrenci
olur örnek verebilirsin
19:00:02
AI Öğretmen
Tamam — şimdi birçok kısa örnekle gösteriyorum. Her çiftte soldaki cümle "görülen/ben şahit oldum" anlamında -di’li; sağdaki cümle "duyulan/öğrenilen veya çıkarımsal" anlamında -miş’li kullanımı gösterir.

Örnek:
1) "Ben dün sinemaya gittim." — (Ben oradaydım, bizzat yaşadım; kesin.)
"Ben dün sinemaya gitmişim." — (Biri bana söyledi veya hatırlamıyorum ama öğrendim/çıkarım yaptım.)


Örnek:
2) "Annem az önce eve geldi." — (Konuşan annenin gelişine şahit oldu veya doğrudan biliyor.)
"Annem az önce eve gelmiş." — (Biri söyledi, telefonla öğrendim ya da ayakkabıları görünce çıkardım.)


Örnek:
3) "Dışarıda yağmur yağdı." — (Ben yağmurun altındaydım veya gördüm.)
"Dışarıda yağmur yağmış." — (Pencereden bakıp ıslak saksıları/yerleri görünce çıkarım yaptım ya da biri söyledi.)


Örnek:
4) "Ali sınavı geçti." — (Bunu Ali’den/onunla konuşarak veya resmi sonuçtan gördüm.)
"Ali sınavı geçmiş." — (Biri haber verdi ya da sonuç hakkında duyum aldım.)


Örnek:
5) "Kapı açıktı; biri içeri girdi." — (Ben gördüm/duydum.)
"Kapı açıkmış; biri içeri girmiş." — (Kapı açık olduğu için çıkarım yaptım veya biri anlattı.)


Örnek:
6) "Sen bugün erken geldin." — (Seni gördüm/benim bilgim.)
"Sen bugün erken gelmişsin!" — (Haberi yeni duydum ya da şaşırarak söylüyorum.)


İpucu:
Hızlı hatırlama: Eğer olaya şahitsen veya kendin yaşamışsan -di; başkasından duyduysan, haberle öğrendiysen ya da kanıttan çıkardıysan -miş kullan.


Yaygın Hata:
Öğrencilerin sık yaptığı hata: Her geçmiş olaya otomatik -di koymak. Eğer konuşanın gözlemi yoksa veya cümlede "bana söylendi/duydum" anlamı varsa -miş daha uygundur.


Kısa karar adımı (kullanırken uygulayabileceğin yöntem)
- A) Olayı sen yaşadın mı, gördün mü? Evet → -di.
- B) Başkasından mı duydun veya sadece kanıtlara mı bakıyorsun? Evet → -miş.
- C) Duygu/şaşkınlık vurgusu için de çoğunlukla -miş kullanılır.

İstersen bu örneklerden birkaçını zihninde farklı kişilerle ilişkilendirerek okuma—örneğin “Ben gördüm” diye hayal et, sonra “biri söyledi” diye hayal et—farkı hissetmen hızlıca kazanmanı sağlar.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Hangi durumlarda anlatımda -miş tercih edilir?
  • Günlük konuşmada hangisini daha çok kullanırım?