Hap Bilgi Oturumu

Oturum Bilgileri

Ders
Sosyal Bilgiler
Soru
Hangi padişah Asakir-i Mansure-i Muhammediye kurdu?
Başlangıç
06 December 2025, 14:47
Mesaj Sayısı
9

💬 Sohbet

14:48:04
AI Öğretmen
Sorun biraz belirsiz: “geçici padişah” resmi bir unvan değildir. Genellikle iki farklı anlama gelebilir — (A) tahta çok kısa süre kalan padişahlar veya (B) hükümdar küçük/yetersiz olduğunda fiilen devleti yöneten “vekil” (regent) kişiler. Her ikisini de kısaca açıklayayım ve örnekler vereyim.

- Kısa süre tahtta kalan padişahlar:
- Murad V: En bilinen “kısa süreli” padişahlardan biridir; 1876’da sadece 93 gün tahtta kaldı ve akıl sağlığı gerekçesiyle tahttan indirildi. Bu yüzden sıkça “geçici padişah” diye anılır.
- Mustafa I: İki kez kısa süreli tahta geçti (1617–1618 ve 1622–1623) ve zihinsel sorunlar nedeniyle taht değişikliklerinde rol oynadı.
- Osman II (Genç Osman): 1618–1622 arasında 4 yıl hüküm sürdü; isyanla tahttan indirildi ve öldürüldü — kısa ve çalkantılı bir saltanattı.

Örnek:
Örnek: Murad V, 30 Mayıs 1876’da padişah oldu ama yalnızca 93 gün sonra tahttan indirildi; bu yüzden tarih kaynaklarında genelde “kısa süreli padişah” olarak geçer.


- “Vekil”/regent anlamı (padişah küçükken veya zaaflıyken devleti yönetenler):
- Valide Sultanlar (padişahın annesi) sıkça naib/vekil görevi yaptı. Örneğin Kösem Sultan ve Turhan Hatice Sultan, 17. yüzyılda kendi oğullarının küçük ve zayıf hükümdarlıkları sırasında fiilen büyük güç kullandılar.
- Sadrazamlar da bazen fiilen devleti yönetebiliyordu; özellikle zayıf padişah dönemlerinde sadrazamlar güçlü hale gelirdi.

İpucu:
“Geçici padişah” derken ne demek istendiğini anlamak için soruyu “kısa süreli mi” yoksa “tahta geçici olarak kimin vekâlet ettiğini mi” kastettiğini düşün — tarih kaynakları bu iki durumu farklı şekilde ele alır.


Yaygın Hata:
“Geçici padişah” ifadesini resmi bir unvanmış gibi almak sık yapılan hata. Gerçekte ya kısa süre hüküm süren padişahlar vardır ya da padişahın yerini fiilen vekiller (valide, sadrazam vb.) alır.


Eğer hangi anlamı kastettiğini biliyorsan daha spesifik örnekler ve nedenleri verebilirim.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Murad V neden sadece 93 gün tahtta kaldı ve bu olay Osmanlı yönetimini nasıl etkiledi?
  • Valide Sultanların regentlik rolü Osmanlı’da devlet yönetimini nasıl şekillendirdi?
14:48:04
Öğrenci
Hangi padişah Asakir-i Mansure-i Muhammediye kurdu?
14:48:18
AI Öğretmen
Asakir-i Mansure-i Muhammediye’yi II. Mahmud (II. Mahmut) kurdu. 1826’daki Vaka-i Hayriye (Yeniçerilerin kaldırılması) sonrasında II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı’nı lağvedip yerine Avrupa usulü eğitim, disiplin ve örgütlenmeye sahip bu yeni düzenli orduyu oluşturdu. İsmi “Muhammed’in Muzaffer Askerleri” anlamına gelir ve Osmanlı ordusunun modernleşmesinin ilk önemli adımlarındandır.

Örnek:
Örnek: 1826’da Yeniçeriler kaldırıldıktan sonra II. Mahmud yeni birliklerin eğitimini ve kıyafetini Avrupa ordularına benzetti; bu sayede Osmanlı’da askerî disiplin ve modern eğitim sistemine geçildi.


İpucu:
II. Mahmud’un askeri yenileme çabası, Osmanlı’nın batılılaşma ve merkezî yönetimi güçlendirme sürecinin ilk büyük adımlarındandır—bunu Tanzimat reformlarına hazırlık olarak düşünebilirsin.


Yaygın Hata:
Bazı kaynaklar Asakir-i Mansure’yi doğrudan Tanzimat (1839 ve sonrası) ile ilişkilendirir; oysa bu ordu 1826’da, yani II. Mahmud döneminde kuruldu; Tanzimat resmi olarak daha sonra ilan edildi.


🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Vaka-i Hayriye (Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması) Osmanlı yönetimini nasıl etkiledi?
  • Asakir-i Mansure nasıl eğitildi ve Avrupa askerî sisteminden hangi özellikleri aldı?
14:48:28
Öğrenci
Çiçek aşısını hangi padişah yaptı?
14:48:54
AI Öğretmen
Soruyu tam açık cevaplamak için önce küçük bir ayrım yapmak iyi: “çiçek aşısı” deyince iki farklı şey kastedilebilir — eski yöntem olan variolasyon (kasık yoluyla hastalıklı kızamık maddesi verme) ve Edward Jenner’in 1796’da geliştirdiği modern aşı (inekçiçeği/kovaksinasyon). Osmanlı’da her ikisinin de tarihi farklıdır.

- Osmanlı toplumunda variolasyon (hastadan alınan materyal ile “aşı” yapma) çok daha eskiye dayanıyor; bu uygulama 18. yüzyılda İstanbul’da yaygındı ve Lady Mary Wortley Montagu gibi yabancılarca gözlemlenip Avrupa’ya tanıtıldı.
Örnek:
Örnek: 1717–1718 yıllarında İstanbul’da variolasyon uygulandığını gören Lady Mary Wortley Montagu, bunu İngiltere’de tanıtarak Avrupa’da bu yöntemin yayılmasına katkıda bulundu.


- Modern anlamda Jenner’in yöntemi (inekçiçeği virüsü kullanılarak yapılan aşı) ve devlet düzeyinde yaygın aşılama uygulamaları ise 19. yüzyılda Osmanlı’da benimsenip örgütlendi. Bu süreçte II. Mahmud tıp ve sağlık kurumlarını modernize etmeye başladı; ancak modern aşı uygulamalarının resmi olarak desteklenip yaygınlaştırılması daha çok Sultan Abdülmecid dönemi (1839–1861) ile ilişkilendirilir.
İpucu:
Genelde tarih kitaplarında “Osmanlı’da çiçek aşısı” derken önce halk uygulaması (variolasyon), sonra devletin modern aşıyı kabulü ve yaygınlaştırması olarak iki aşama akılda tutulur.


Yaygın Hata:
Çok yaygın bir hata, tüm “çiçek aşısı” uygulamalarını tek bir tarihe veya tek bir padişaha bağlamaktır. Gerçekte variolasyon halk içinde uzun süredir vardı; modern Jenner aşısının devlet düzeyinde örgütlenmesi ise 19. yüzyıl reformlarıyla (II. Mahmud ve özellikle Abdülmecid dönemi) ilişkilidir.


Kısa cevap: Halk içinde eski usul variolasyon uzun süredir uygulanıyordu; modern çiçek aşısının devletçe benimsenip yaygınlaştırılmasında en belirgin dönem Sultan Abdülmecid dönemidir (II. Mahmud da tıp reformlarını başlatmıştır).

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Variolasyon ile Jenner’in inekçiçeği aşısı arasındaki fark nedir?
  • Osmanlı’da aşı uygulamalarının yaygınlaşması sağlık ve toplum üzerinde nasıl etkiler yaptı?
14:49:08
Öğrenci
Osmanlı'nın 18. ve 19. yüzyılında ilk kez çiçek aşısını uygulayan padişah kimdir?
14:49:32
AI Öğretmen
Kısa cevap: Tek bir padişahı “ilk çiçek aşısını uygulayan” diye kesin olarak göstermek zordur. Çünkü 18. yüzyılda Osmanlı’da halk ve sarayda variolasyon (eski usul çiçek hastalığı aşılaması) zaten yaygınlaştırılmıştı; 19. yüzyılda ise Jenner’in inekçiçiği aşısı (modern aşı) devlet düzeyinde benimsenip yaygınlaştırılmaya başlandı. Bu modern aşı uygulamalarının örgütlenmesinde II. Mahmud tıp ve sağlık kurumlarını modernize eden, Abdülmecid ise reform döneminde uygulamayı destekleyip yaygınlaştıran padişahlar olarak öne çıkar.

Örnek:
Örnek: 18. yüzyılda İstanbul’da variolasyon uygulanıyordu; Lady Mary Wortley Montagu 1717–18’de bunu gözlemleyip İngiltere’ye götürmüştü. 19. yüzyılda ise II. Mahmud tıp okulları ve sağlık reformlarıyla zemini hazırladı; modern aşıların devlet tarafından benimsenmesi ve yaygınlaştırılması özellikle Abdülmecid dönemiyle ilişkilendirilir.


İpucu:
“Çiçek aşısı” derken önce hangi yöntemin kastedildiğini ayırt et: variolasyon (hastalının materyaliyle yapılan eski yöntem) ya da Jenner’in inekçiçiği aşısı (modern aşı). Bu ayrım sorunun cevabını netleştirir.


Yaygın Hata:
Çok yaygın bir hata, bütün çiçek aşısı uygulamalarını tek bir yıl veya tek bir padişaha bağlamaktır. Osmanlı’da 18. yüzyıl uygulamaları halk ve saray içinde vardı; modern aşıların resmi yayılması ise 19. yüzyıldaki reform süreçlerine dayanmaktadır.


Özetle: 18. yüzyılda saray ve halk arasında variolasyon zaten vardı (tek bir padişahla başlatıldığı söylenemez). 19. yüzyılda modern çiçek aşısının devlet destekli yaygınlaştırılmasında II. Mahmud’un reformları ve özellikle Abdülmecid’in dönemindeki uygulamalar belirleyicidir.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Variolasyon ile Jenner’in inekçiçiği aşısı arasındaki farklar nelerdir?
  • Osmanlı’da modern tıbbi uygulamaların (aşı gibi) yaygınlaşması toplumu ve devlet yönetimini nasıl etkiledi?
15:32:22
Öğrenci
nizamı cedid ordusu neye örnek alınarak yapılmıştır
15:32:41
AI Öğretmen
Nizam-ı Cedid ordusu, II. Selim (Selim III) tarafından 18. yüzyıl sonu — 19. yüzyıl başlarında kurulmaya çalışılan “yeni düzen” ordusudur. Bu ordu temelde Avrupa ordularının modern düzenine örnek alınarak oluşturulmuştur.

Neye göre örnek alındı, kısaca:
- Avrupa askerî örgütlenmesi: birliklerin düzeni, disiplin, eğitim ve komuta yapısı Avrupa ordularına benzetildi.
- Özellikle Fransız ve Prusya modellerinden etkilenildi: düzenli piyade, topçu ve süvari birlikleri, batı usulü talim (dizilim ve eğitim) ve harp teknikleri örnek alındı.
- Modern eğitime ve subay yetiştirmeye ağırlık verildi; yabancı öğretmenler ve modern talim yöntemleri getirildi.
- Askerî teçhizat, üniforma, düzenli maaş ve lojistik sistemi Avrupa ordularındaki uygulamalara göre yenilendi.

Amaç neydi? Osmanlı ordusunu çağdaş bir kuvvet haline getirip Yeniçeri Ocağı gibi eski ve disipline aykırı güçlerin yerine merkezi, disiplinli ve modern bir ordu kurmaktı. Bu reformlar Yeniçeriler ve bazı çevrelerin direnişiyle karşılaştı; sonuçta Selim III 1807’de tahttan indirildi ve Nizam-ı Cedid uygulamaları zorlandı.

Örnek:
Örnek: Selim III döneminde yeni askerlerin eğitimi batılı talim yöntemlerine göre yapıldı; düzenli maaş ve standart üniforma getirilmeye çalışıldı, tıpkı Fransız ve Prusya ordularındaki gibi.


İpucu:
Nizam-ı Cedid’i düşünürken “yeni”in aslında Avrupa’daki düzenli ordu modeline uyum demek olduğunu hatırla; yani sadece isimde değil örgütlenme ve eğitimde yenilik amaçlanmıştı.


Yaygın Hata:
Çok sık yapılan hata: Nizam-ı Cedid’i yalnızca bir askeri birlik sanmak. O aslında geniş bir askerî ve idari reform hareketiydi; askerî düzenlemeler, eğitim, maliye ve lojistik yenilikleri kapsıyordu.


🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Nizam-ı Cedid’in kurulması Osmanlı toplumunu ve yönetimini nasıl etkiledi?
  • II. Selim’in Nizam-ı Cedid reformları neden Yeniçeriler tarafından tepkiyle karşılandı?