Hap Bilgi Oturumu

Oturum Bilgileri

Ders
Türkçe
Soru
Merhaba, ben bazı konularda anlamadığımı söylemek istiyorum. Türkçe 7. sınıf sözlükte anlam, fiilde kipkişi, fiilde anlam özellikleri, fiilde yapı, ek fiilde işlevleri, basit ve birleşik zaman çekimleri, söz olayları, sanatları, cümlede anlam, paragrafta anlam, görsel yorumlama, fiilde zaman, anlam kayması, noktalama işaretleri ve yazım kuralları ile alakalı bir not tutacağım ve senden yardım almak istiyorum. Not olacak şekilde yazar mısın? Teşekkür ederim, sınavıma çalışıyorum.
Başlangıç
04 December 2025, 19:47
Mesaj Sayısı
7

💬 Sohbet

19:50:15
AI Öğretmen
Merhaba, bana Türkçe ile ilgili ne sormak istersin?
19:50:15
Öğrenci
Merhaba, ben bazı konularda anlamadığımı söylemek istiyorum. Türkçe 7. sınıf sözlükte anlam, fiilde kipkişi, fiilde anlam özellikleri, fiilde yapı, ek fiilde işlevleri, basit ve birleşik zaman çekimleri, söz olayları, sanatları, cümlede anlam, paragrafta anlam, görsel yorumlama, fiilde zaman, anlam kayması, noktalama işaretleri ve yazım kuralları ile alakalı bir not tutacağım ve senden yardım almak istiyorum. Not olacak şekilde yazar mısın? Teşekkür ederim, sınavıma çalışıyorum.
19:51:27
AI Öğretmen
Aşağıda 7. sınıf düzeyine uygun, sınav çalışırken kullanabileceğin kısa ve düzenli notlar hazırladım. Her konu başlığında açıklama, örnek ve faydalı ipuçları/uyarılar var.

1) Sözlükte anlam
- Sözlükte bir sözcüğün birden çok anlamı olabilir: temel (sözlük) anlam ve yan/çağrışım (duygu, mecaz) anlamı.
- Sözlük maddelerinde genelde: sözcüğün yazılışı, kökeni, türü (isim, sıfat, fiil vb.), anlamları ve örnek cümleler bulunur.
Örnek:
“Yüz”: 1) İnsan veya hayvanın ön kısmı (vücut) 2) Sayı olarak 100

İpucu:
Sözlükte ilk anlam her zaman senin cümlendeki anlam değildir; cümle içinde bağlama bak.

Yaygın Hata:
Sözlüğün ilk anlamını otomatik doğru saymak — bağlamı kontrol etmeden karar vermek yanlış olur.


2) Fiilde kip ve kişi
- Kip: fiilin konuşma durumunu (haber, dilek-şart, gereklilik, emir vb.) gösterir. Örnek kip ekleri: -di (geçmiş haber), -iyor (şimdiki), -ecek (gelecek), -se/-sa (şart), -meli (gereklilik), (emir) kök veya - (sen) ekiyle.
- Kişi ekleri: fiilin kim tarafından yapıldığını belirtir (ben, sen, o, biz, siz, onlar). Örnek: geliyorum (ben), geliyorsun (sen), geliyor (o).
Örnek:
Geleceğim = gelecek (kip) + -im (1. tekil kişi)

İpucu:
Önce kipi, sonra kişi ekini düşün: kök + kip eki + kişi eki şeklinde çekimlenir.


3) Fiilin anlam özellikleri
- Fiiller “iş”, “oluş” veya “durum” bildirir. Ayrıca geçişli (nesne alır) ya da geçimsiz (nesne almaz) olabilir.
- Çatı (etken, edilgen, dönüşlü, işe yaramazlık): kim ya da ne tarafından yapıldığıyla ilgilidir.
Örnek:
Yıkamak (geçişli—nesne: arabayı yıkadım). Koşmak (geçimsiz—nesne yok: koştu).

Yaygın Hata:
Geçişli fiile nesne koymadan edilgen ya da etken karar vermek — cümlenin tamamına bak.


4) Fiilde yapı (kök, gövde, yapım eki, çekim eki)
- Kök: sözcüğün en temel kısmı. Gövde: köke yapım eki gelmiş hali. Yapım eki: yeni kelime türetir. Çekim eki: zaman, kip, kişi vb. bilgileri verir.
Örnek:
Sevinmiyorum: sevin (kök) + -me (olumsuzluk) + -iyor (şimdiki zaman) + -um (1. tekil)

İpucu:
Bir kelimeyi parçalarken önce en temel kökü bul, sonra ekleri sırayla ayır.


5) Ek-fiilin işlevleri
- Ek-fiil (imek) isim ve sıfat soylu sözcüklere eklenerek zaman/kip/kişiyi bildirir. Türkçede şimdiki zaman çoğunlukla sıfır ekli (“öğretmen” = “öğretmendir”), geçmiş/haber kipi için ek-fiil kullanılır: “öğretmendi”.
- Ayrıca -dır eki genellikle kesin bilgi, genelleme veya bilinen gerçek bildirir: “Su 0°C’de donar.”
Örnek:
O mutlu. (şimdiki, sıfır ekli) — O mutluydu. (geçmiş: -du ek-fiili)


6) Basit ve birleşik zaman çekimleri
- Basit zamanlar: tek bir çekim ekiyle kurulan zamanlar (günlük ifadelerde sık): şimdiki (-iyor), geçmiş (-di), geniş (-r), gelecek (-ecek).
- Birleşik zamanlar: birden fazla kip eki ya da yardımcı fiille oluşturulan zamanlar: örn. -miş'li geçmiş (rivayet, duyulan geçmiş: gelmiş), geçmişte devam eden eylem için “-iyor” + “-du” gibi kombinasyonlar.
Örnek:
Geldi. (basit geçmiş) / Gelmiş. (duyulan/geçmiş -müş) / Geliyordu. (geçmişte devam eden)

İpucu:
Soru: eylemin ‘ne zaman’ ve ‘nasıl’ olduğu belirlenirse, hangi zaman kullanacağını seçmen kolaylaşır.


7) Söz sanatları (söz sanatları / edebi sanatlar)
- Bazı temel söz sanatları:
- Benzetme (teşbih): “O, aslan gibi cesurdu.” (gibi/kaçın)
- İstiare (mecaz): “Kalbim bir kuş gibi uçtu.” (özneye ait olmayan özellik aktarımı)
- Kişileştirme (tenasüp/teşhis): cansızlara insan özelliği verme: “Rüzgâr fısıldadı.”
- Abartma (mübalağa): “Binlerce kez denedim.” (gerçekte çok fazla)
- Tezat: karşıtlık kurma: “Yaşam kısa, sanat uzun.”
Örnek:
“Gözleri çiçek gibi açıldı.” (benzetme)

Yaygın Hata:
Her mecazı teşbih sanmak — benzetme “gibi” sözcüğüyle belirgindir; istiare ise doğrudan aktarır.


8) Cümlede anlam
- Cümlelerin anlamı: bildirilen bilgi (yüklem) + onu destekleyen öğeler (özne, nesne, zarf tümleçleri).
- Açık anlam: doğrudan anlatılan. Örtük/yan anlam: çağrışım, ima edilen. Bağlaçlar cümleler arası ilişkileri (neden-sonuç, zıtlık vb.) belirtir.
Örnek:
“Ali koştu.” → açık anlam: Ali koşma eylemini yaptı. “Ali yine koştu.” → “yine” yan anlamla alışkanlık veya şaşkınlık katabilir.

İpucu:
Vurgu ve kelime sırası cümlede anlamı değiştirebilir: “Sadece Ahmet geldi.” / “Ahmet sadece geldi.” farklı vurgu verir.


9) Paragrafta anlam
- Paragrafın yapısı: konu (ne hakkında), ana fikir (yazarın söylemek istediği temel düşünce), yardımcı fikirler (ana fikri destekleyen cümleler), sonuç cümlesi (özet veya sonuç).
- Paragraf türleri: anlatıcı, betimleyici, açıklayıcı, ikna edici.
Örnek:
Bir paragrafta ilk cümle genelde konu cümlesi olabilir: “Güneş enerjisi geleceğin temiz enerjisidir.” (ana fikir)

İpucu:
Paragraf okurken önce konu cümlesini bul; ana fikri bunun etrafında aramak işini kolaylaştırır.

Yaygın Hata:
Her yardımcı cümleyi ana fikir sanmak: yardımcılar ana fikri destekler, ana fikir tek ve belirgindir.


10) Görsel yorumlama (resim/afiş/karikatür okuma)
- Görselde ne görüldüğünü hızlıca say: kişiler, nesneler, renkler, ortam.
- Görselin konusu, vermek istediği mesaj, hedef kitlesi ve kullanılan semboller/benzetmeler incelenir.
Örnek:
Bir afişte kırmızı renk aciliyet/dikkati çağrıştırabilir; bir kaplumbağa yavaşlığı simgeler.

İpucu:
Görseldeki küçük detaylar (yazılar, semboller) mesajı açıklar — görselin tamamına bak.


11) Fiilde zaman (kısaca tekrar)
- Zamanlar ve ekleri:
- Geniş zaman: -r (yapar)
- Şimdiki zaman: -iyor (yapıyor)
- Geçmiş zaman: -di (yaptı)
- Duyulan geçmiş: -miş (yapmış)
- Gelecek: -ecek (yapacak)
- Zaman eki + kişi eki ile çekim yapılır.
Örnek:
Yapacağım = yap + acak (gelecek) + -ım (1. tekil)


12) Anlam kayması (sözcüklerin anlam değişimi)
- Anlam daralması: bir sözcüğün anlamı zamanla daha daralabilir. Örnek: “çanak” eskiden daha geniş anlamlı olabilir.
- Anlam genişlemesi: sözcük yeni durumlar için de kullanılabilir (metaforlar, teknolojiyle birlikte).
Örnek:
“Fare”: önce yalnızca hayvan, sonra bilgisayar aracı için de kullanıldı (anlam genişlemesi).

İpucu:
Bir kelimenin cümledeki anlamını anlamak için yakınındaki sözcüklerle kurduğu ilişkiye bak.


13) Noktalama işaretleri ve yazım kuralları (temel kurallar)
- Nokta (.) : cümle sonlarında.
- Virgül (,) : eş görevli sözcükleri ayırma, ara sözleri ayırma.
- Soru işareti (?): soru cümlesi sonunda.
- Ünlem (!): duygulu cümlelerde.
- İki nokta (:): açıklama veya örnekten önce.
- Üç nokta (...): eksiltili anlatım.
- Kesme işareti (’): özel isimlere gelen ekleri ayırır: Ankara’ya, Ali’nin. (kısaltmalarda da: TBMM’nin)
- Tırnak (“ ”): söz veya alıntı gösterir.
Yazım kuralları (temel):
- Cümle başı ve özel isimler büyük harfle başlar: İstanbul, Türkiye, Atatürk.
- Ekler genel olarak sözcüğe bitişik yazılır; özel adlara gelen çekim ekleri kesme ile ayrılır.
İpucu:
“de/da” bağlacı ile “-de/-da” hal ekini karıştırma: bağlaç ayrı yazılır (Ben de geldim), hal eki bitişik yazılır (evdeyim).

Yaygın Hata:
“mi” soru edatı bitişik yazılmaz: “Geldi mi?” doğru, “Geldimi?” yanlış.


Kapanış ipuçları
- Bol bol örnek cümle kurup çekimleri pratik et. Fiilin kökünü bulup üzerine kip ve kişi ekleri ekleyerek alıştır.
- Paragraf okurken önce konu cümlesini, sonra ana fikri bul; görsel yorumlarken görsel unsurları not et.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Fiil çekimlerini hızlı tanımak için günlük hayatta nasıl pratik yapabilirim?
  • Paragrafta ana fikri bulurken hangi ipuçları en çok işe yarar?
19:52:43
Öğrenci
Bir de şeyde karıştırıyorum anlam kayması yani bununla alakalı biraz çok yaz yani çok yazlı değil böyle bir kısa tır yaz. Bir de şey var basitleşmiş birleşik bunlar da çok güveniyorum. Bir de şey basitleşmiş birleşik kuralları birleşim kuralları bir de hani şu rivayet sikip işte rivayet sikip falan onları da anlatabilir misin?
19:53:32
AI Öğretmen
Tamam — kısa ve anlaşılır notlar halinde yazıyorum. Her bölüm kısa, örnekli ve faydalı ipuçlu olacak.

Anlam kayması (kısa)
- Anlam kayması: bir kelimenin zaman içinde veya farklı bağlamlarda anlamının değişmesi.
- Temel türler:
- Anlam genişlemesi: kelime eskiden dar bir anlamdayken yeni kullanım alanları kazanır.
Örnek:
“Fare” — önce sadece hayvan, sonra bilgisayar aracı için de kullanıldı.

- Anlam daralması: kelime eskiden çok anlamlıyken daralır; örneğin yalnızca belirli bir anlamda kullanılır.
Örnek:
“Hazine” eskiden daha geniş anlamlıyken bugün genelde para/servet anlamında kullanılır.

- Mecazlaşma (mecaz anlam): kelime gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme/metaforla kullanılır.
Örnek:
“Kalp” — “cesaret” için mecaz: “Onun kalbi çok büyük.”

İpucu:
Anlamı belirlemek için cümledeki bağlama ve yakın sözcüklere bak; sözlük ilk anlamı her zaman geçerli değildir.

Yaygın Hata:
Sözlükteki ilk anlamı otomatik cümledeki anlam sanmak — bağlamı kontrol etmeden karar vermek yanlış olur.


Basit ve birleşik zamanlar (kısa ve net)
- Basit zaman: tek bir çekim ekiyle kurulan zamanlar (tek yapı). Örnekler:
- Geniş zaman: gelir
- Şimdiki zaman: geliyor
- Geçmiş zaman (haber): geldi
- Birleşik zaman: birden fazla kip/ek’in bir araya gelmesiyle oluşur; bazen yardımcı/ek-fiil kullanılır. Örnekler:
- Duyulan geçmiş (rivayet): gelmiş
- Geçmişte devam eden: geliyordu (şimdiki + geçmişin birleşimi)
- -miş + -di gibi birleşimler: gelmişti (rivayet + geçmiş)
Örnek:
“Ali geldi.” (haber, basit geçmiş) — “Ali gelmiş.” (duyulan/rivayet) — “Ali geliyordu.” (geçmişte devam eden, birleşik)

İpucu:
Bir eylemin “görülüp görülmediğini” sorgula: gördüysen -di, duyduysan/öğrendiysen -miş kullanılır.

Yaygın Hata:
-di ve -miş’i karıştırmak: “geldi” değil “geldi”; “geldi” ile “gelmiş” farklı bilgi kaynaklarını gösterir (gördün mü yoksa duydun mu?).


Birleşim kuralları (eklerin düzeni ve önemli kurallar)
1. Ek sıralaması: kök → yapım eki(ler) → çekim eki(ler) (kip + kişi).
Örnek:
Sevinmiyorum = sevin (kök) + -me (yapım/olumsuz) + -iyor (kip) + -um (kişi)

2. Ünlü uyumu (basit kural): eki seçerken kelimenin son ünlüsüne göre ünlü uyumuna dikkat et: a/ı/o/u veya e/i/ö/ü grubuna göre değişir.
Örnek:
yaz + -ıyor → yazıyor; gel + -iyor → geliyor

3. Ünsüz değişimleri (sertlik/yumuşama): sonu p,ç,t,k ile biten bazı kelimeler ünlüyle ek aldığında yumuşar: p→b, ç→c, t→d, k→ğ veya g gibi.
Örnek:
kitap + -ı → kitabı; ağaç + -ı → ağacı

4. Kişi eki her zaman en son gelir: kök + kip + kişi.
İpucu:
Ekleri ayırırken önce kökü bul, sonra soldan sağa ekleri çıkar; kişi eki en sonda olur.

Yaygın Hata:
Ekleri karıştırıp kişi ekini ortada sanmak — kişi eki cümlenin en sonunda yer alır.


Rivayet (duyulan geçmiş) - “-miş” ekinin kullanımı
- “-miş” eylemi doğrudan görmediğimiz, duyduğumuz veya sonradan öğrendiğimiz durumlar için kullanılır. Ayrıca geçmişte edinilmiş bir deneyimi ya da sonucu da bildirebilir.
- Karşılaştırma:
- Ali geldi. → Konuşan geldiğini görmüş veya tanık olmuş.
- Ali gelmiş. → Konuşan duydu, bilgi aldı veya işaretlerden çıkardı.
- Birleşik kullanımlar: -miş + -ti (gelmişti) → duyulan geçmişin geçmişi; -miş + -im (gelmişim) → konuşanın sonradan öğrendiği veya kendi deneyimi.
Örnek:
“Öğretmen gelmiş.” (duyduğumu bildiriyorum) — “Öğretmen gelmişti.” (duyulan bilgi geçmiş zamanda)

İpucu:
Haber kaynağına dikkat et: eğer “duydum/öğrendim” hissi varsa -miş uygundur; doğrudan gözlem varsa -di kullan.

Yaygın Hata:
Rivayet kipini tanıklık sanmak — “geldi” demek için görmüş olman gerekir; “gelmiş” dediğinde genelde doğrudan görmeme durumu vardır.


Küçük özet ve pratik önerisi
- Anlam kaymasını bağlamla çöz; kelimeyi cümledeki göreviyle değerlendir.
- Zamanları ayırt etmek için “bunu gördüm mü, duyup öğrendim mi, şimdi mi oldu, geçmişte mi devam ediyordu?” sorularını kafanda çalıştır.
- Ek sırasını ve ünlü uyumunu öğrendikten sonra çekimleri kolayca ayırırsın.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Örneklerle -di ve -miş farkını kısa bir alıştırma yapmadan nasıl hemen anlayabilirim?
  • Ünlü uyumunu pratik etmek için hangi tür kelime çiftlerine bakmalıyım?
19:53:48
Öğrenci
Rivayet vardı bir de iki tane daha vardı onları da anlatır mısın?
19:54:11
AI Öğretmen
Tamam — rivayet (-miş) dışında sık karıştırılan iki geçmiş türünü kısa ve net şekilde anlatıyorum: belirli/geçmiş zaman (-di) ve geçmişte devam eden zaman (-iyordu). Her biri ne zaman kullanılır, örnek ve dikkat edilmesi gereken hata ile birlikte.

1) Belirli/geçmiş zaman (-di)
- Ne zaman kullanılır: Eylemin kesinlikle gerçekleştiği, konuşan tarafından görüldüğü veya yaşandığı durumlarda. Yapılan iş tamamlanmıştır.
- Ek: -di (yazdı, geldi, oynadı)
Örnek:
“Ali dün okula geldi.” → Konuşan Ali’nin gelmesini görmüş veya bildiğini kesin söylüyor.

İpucu:
Eğer olayı sen bizzat gördüysen veya kesin biliyorsan -di kullan.

Yaygın Hata:
-di’yi duyduğun bilgide kullanmak — duyduysan -miş kullanmalısın.


2) Duyulan geçmiş / Rivayet (-miş)
- Ne zaman kullanılır: Olayı doğrudan görmediğin, başkasından duyduğun veya sonradan öğrendiğin durumlarda; bazen çıkarım yaparken de kullanılır.
- Ek: -miş (gelmiş, gitmiş, yapmış)
Örnek:
“Ali gelmiş.” → Sen görmedin; biri söyledi veya işaretlerden böyle sonucuna vardın.

İpucu:
“Duydum/öğrendim/işaretlerden anladım” hissi varsa -miş uygundur.

Yaygın Hata:
Rivayet kipini görme durumunda kullanmak — görürsen “geldi” dersin, “gelmiş” dersen görmediğin anlaşılır.


3) Geçmişte devam eden zaman (-iyordu)
- Ne zaman kullanılır: Geçmişte belli bir süre devam eden veya aniden kesilen eylemleri anlatırken kullanılır; arka planda olan eylemler için uygundur.
- Ek: -iyordu (geliyordu, oynuyordu, çalışıyordu)
Örnek:
“Ders çalışıyordu ki telefon çaldı.” → Çalışma eylemi geçmişte devam ediyordu, sonra telefon kesintiye uğrattı.

İpucu:
Hareketin sürekliliğini veya arka plan olayını belirtmek istiyorsan -iyordu kullan.

Yaygın Hata:
-iyordu ile -di’yi karıştırmak; devam eden eylemi bitmiş gibi anlatma.


Kısa karşılaştırma (hızlı karar kılavuzu)
- Gördüm/yaşadım → -di (Ali geldi.)
- Duydum/öğrendim/çıkardım → -miş (Ali gelmiş.)
- Geçmişte devam eden/arkaplan eylem → -iyordu (Ali geliyordu.)

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Cümle içinde -di ve -iyordu’yu hemen ayırt etmenin pratik bir yöntemi nedir?
  • “Gelmişti” gibi birleşik formlar ne zaman kullanılır ve nasıl anlam değiştirir?