Hap Bilgi Oturumu

Oturum Bilgileri

Ders
Türkçe
Soru
bana fiiler zarflar kipler yani fiiler konusunu anlatır mısın çekimli eylem dilek ve emir kipi vb en ince ayrınıtısına kadar önemli noktalar olsun
Başlangıç
20 November 2025, 18:47
Mesaj Sayısı
9

💬 Sohbet

19:00:54
AI Öğretmen
Merhaba, bana Türkçe ile ilgili ne sormak istersin?
19:00:54
Öğrenci
bana fiiler zarflar kipler yani fiiler konusunu anlatır mısın çekimli eylem dilek ve emir kipi vb en ince ayrınıtısına kadar önemli noktalar olsun
19:02:15
AI Öğretmen
Elbette — fiiller, kipler ve zarflar konusunu ayrıntılı, anlaşılır ve örneklerle anlatayım. Önemli noktaları, sık yapılan hataları ve hatırlatma ipuçlarını da ekleyeceğim.

1) Fiil nedir? Temel tanım
- Fiil (eylem): Bir iş, oluş veya durumu bildiren sözcüktür. Türkçede genellikle -mek / -mak mastarıyla gösterilir: "gelmek", "okumak", "yazmak".
Örnek:
gelmek (hareket), gülmek (eylem/duygu), yağmur yağmak (oluş)


İpucu:
Fiili bulmak için cümlede “neyi/ne oldu?” değil “ne yapıyor/ne oldu?” sorusu sorulur.


2) Çekimli eylem ile çekimsiz eylem
- Çekimli eylem: Kişi, zaman, kip veya olumsuzluk eki almış fiildir. Örnek: "geldim", "geliyorlar", "gelmeyeceksin".
- Çekimsiz eylem: Mastar (gelmek), fiilimsiler (gelince, gelen, gelerek) gibi çekim eki almayan ya da kişi eki taşımayan biçimler.

Örnek:
Çekimli: "Ali geldi." Çekimsiz: "Gelmek güzel şey." veya zarf-fiil: "Gelince haber ver."


3) Kişi ve sayı ekleri (temel çekim)
- Türkçede kişi ekleri genelde şunlardır (şimdiki/di'li vs geniş fark etmez):
- 1. tekil: -im / -ım / -um / -üm (çoğunlukla yazı dilinde), konuşma dilinde çoğunlukla kişi eki düşebilir: "geliyorum" vs "geliyorum" (1. kişi)
- 2. tekil: -sin / -sın
- 3. tekil: (çoğunlukla ek yok) "geliyor"
- 1. çoğul: -iz / -ız
- 2. çoğul: -siniz / -sınız
- 3. çoğul: -ler / -lar (şimdiki gibi bazı kiplerde yok, ama geçmişte "-ler" kişi eki gibi algılanır)

Yaygın Hata:
Konuşmada kişi eki düşüyor diye yazıda da atlamak sık hata; özellikle resmi yazılarda tam çekim kullan.


4) Kipler (mood) — geniş görünüm ve örnekleri
Kipler genelde iki ana grupta anlatılır: Haber kipleri (gerçek bildirme zamanları) ve dilek kipleri (istek, şart, gereklilik, emir vb.). Yaygın kipler ve ekleri:

A) Haber kipleri (zaman bildirir)
- Geniş zaman (aorist): -r / -ar / -er
- Örnek: "Gelir", "Gideriz" — alışkanlık, genel doğrular.
- Şimdiki zaman: -(i)yor
- Örnek: "Geliyor", "Okuyoruz" — şu an devam eden eylem veya plan.
- Geçmiş zaman (di'li): -di / -dı / -du / -dü (ve ses uyumlu biçimler)
- Örnek: "Geldi", "Okudum" — bildiğimiz geçmiş.
- Öğrenilen geçmiş (miş'li): -miş / -mış / -muş / -müş
- Örnek: "Gelmiş", "Okumuş" — duyulan ya da sonradan öğrenilen geçmiş.
- Gelecek zaman: -(y)acak / -(y)ecek
- Örnek: "Gelecek", "Okuyacağız"

İpucu:
Geniş zaman her zaman sürekli eylem göstermez; alışkanlık ve genel gerçekler için kullanılır: "Güneş doğar."


B) Dilek kipleri (istek, şart, gereklilik, emir)
- İstek kipi: -(y)e / -(y)a (daha çok "istemek" anlamı verir: "gelsin mi?" değil) ve eklenmiş hâlde "-e" daha çok üçüncü tekil istek: "Gelsin." Ayrıca "-eyim/-ayım" 1. kişi istek: "Gideyim."
- Örnek: "Gideyim." (benim isteğim/niyetim)
- Şart kipi: -se / -sa
- Örnek: "Gelirse, gideriz." Koşul bildirir.
- Gereklilik kipi: -meli / -malı
- Örnek: "Gitmeliyim." (zorunluluk, gereklilik)
- Emir kipi: (2. tekil genelde köke direkt ek: "gel!"; 2. çoğul: "-in/-ın" ya da kibar: "-in"/"-ın"/"-iniz")
- Örnek: "Git!", "Gelin!" (üst perdeden kibar veya çoğul)

Yaygın Hata:
İstek kipiyle emir kipi karıştırılabilir: "Gideyim." istek/niyet; "Git!" emirdir. Anlam farkını gözlemle.


5) Olumsuzluk ve soru yapıları
- Olumsuzluk eki: -ma / -me. Örnek: "Gelmedi", "Gelmemeli".
- Soru eki: genelde cümlenin sonuna gelen soru eki -mı / -mi / -mu / -mü veya olumlu kiplerde tonlama. Örnek: "Geldi mi?", "Gelecek misin?"
İpucu:
Olumsuz soru yaparken hem olumsuzluk hem soru eki kullanılır: "Gelmedi mi?" (gelmediği halde gelmediğini doğrulama)


6) Fiil çatısı / yapı (etken, edilgen, dönüşlü, ettirgen)
- Etken (aktif): Özne işi yapar. "Ali kitabı okudu."
- Edilgen (passive / edilgen): -il / -in veya -n kullanımı: "Kitap okundu." (özneden bağımsız ya da edilgen yapı)
- Ettirgen (causative - yaptırma): -dir, -tir, -t, -ir ekleriyle: "Oku" -> "okut" (okutmak: başkasına okuttu). "Kapat" -> "kapattırmak".
- Dönüşlü (kendi üzerine): -in / -n; "yıka" -> "yıkanmak" (kendi kendine)
Örnek:
"Pencere açıldı." (edilgen) "Öğretmen soruyu çözdürdü." (ettirgen)


Yaygın Hata:
Edilgen ve dönüşlü ekleri karıştırmak: "yazıldı" genelde edilgendir; "yazın" farklı anlamlar oluşturur.


7) Fiilimsiler (fiilden türeyen sözcük türleri)
- İsim-fiil (mastarı): -mek / -mak -> "yazmak", "okumak" (isim gibi cümlede nesne olabilir).
- Sıfat-fiil (participle): -en / -an / -miş / -ecek -> "yazan kitap" (nitelik belirtir).
- Zarf-fiil (gerund): -ince / -dikçe / -erek / -ip / -meden -> "Gelince haber ver", "Yaparken dikkat et"
İpucu:
Zarf-fiiller cümlede bağımlı daha kısa eylem bağları kurar; dikkat et: zarf-fiil öznenin aynı olması gerekir. Aksi halde anlam kayması olur.


Yaygın Hata:
Zarf-fiil kullanan cümlede özne farklıysa anlam bozulur: "Ayşe ders çalışırken Ali çıktı." (burada kimin çıktığı belirsiz — doğru kullanım dikkat ister.)


8) Zarflar (adverbler) — tanım ve türleri
- Zarf: Fiilin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını belirten sözcük.
Ana türleri:
- Zaman zarfları: bugün, dün, şimdi, sonra
Örnek:
“Yarın geliyorum.”

- Yer zarfları: burada, orada, aşağı, yukarı
Örnek:
“Çocuk bahçede oynuyor.”

- Durum (hal) zarfları: nasıl? (iyi, usulca, hızlıca)
Örnek:
“Koşarak geldi.”

- Miktar/derece zarfları: çok, biraz, tamamen, fazla
Örnek:
“Çok çalıştı.”

- Soru zarfları: ne zaman, nerede, nasıl, niçin
Örnek:
“Niçin geldin?”


İpucu:
Zarflar genelde fiillerle birlikte kullanılır ama sıfatları da belirtebilir: "çok güzel" (derece zarfı + sıfat).


Yaygın Hata:
Zarflarla zarf-fiilleri (fiilimsiler) karıştırmak: "Koşarak" zarf-fiildir; "hızlıca" ise zarftır. İşlevlerine bakın: biri fiilden türemiş yapıdır, diğeri bağımsız zarf.


9) Örneklerle kiplerin ve çekimlerin gösterimi (bir fiille)
Fiil: "gelmek"
- Haber kipleri:
- Geniş: "Gelir" / "Gelirler."
- Şimdiki: "Geliyor" / "Geliyoruz."
- Geçmiş (di): "Geldi" / "Geldim."
- Öğrenilen geçmiş: "Gelmiş" / "Gelmişler."
- Gelecek: "Gelecek" / "Geleceksin."
- Dilek kipleri:
- İstek: "Geleyim." (ben) / "Gelsin." (o)
- Şart: "Gelirse, konuşuruz."
- Gereklilik: "Gelmelisin."
- Emir: "Gel!" / "Gelin!"

10) Anlam ve bağlam notları (önemli noktalar)
- Kip eki ile zaman eki aynı şey değildir; kipler cümlenin modal anlamını (gerçeklik, olasılık, istek) bildirir.
- Fiil çatısı (etken/edilgen/ettirgen) cümlenin özne-yüklem ilişkisini değiştirir.
- Zarf ve zarf-fiil farkı: zarf bağımsız bir sözcük türü; zarf-fiil fiilden türetilmiş ve farklı sözdizimsel kuralları vardır (özne uyumu gibi).
İpucu:
Kısa cümlelerle alıştırma yap: her zamanda “gel-” fiilini çekimleyip anlam farklarını not et; farkları zihinde oturtur.


11) Sık yapılan hatalar (özet)
- Kişi ekini atlamak (özellikle yazıda).
- Zarf-fiil kullanırken öznenin aynı olmaması (anlam bozukluğu).
- İstek ve emir kiplerini karıştırmak.
- Edilgen/dönüşlü/ettirgen eklerini yanlış yerde kullanmak.
Yaygın Hata:
“Kitap okunuyor” mu yoksa “Kitap okundu” mu cümlenin zamana ve özneye göre doğru seçilmeli; pasif kullanırken fail bazen gizlenir.


Kısa tekrar (özet):
- Fiil = iş/oluş/durum bildirir. Çekimli = kişi/zaman/kip almış.
- Kipler: Haber (zaman bildiren) ve Dilek (istek, şart, gereklilik, emir).
- Zarflar fiili/sıfatı niteler; zarf-fiiller fiilden türeyip bağlayıcı görev yapar.
- Edilgen/ettirgen/dönüşlü çatılar farklı anlamlar üretir.

Örnek:
Örnek cümlelerle toparlama:
- "Ali okula gidiyor." (şimdiki, etken)
- "Okuldan ayrılmamalısın." (gereklilik)
- "Gelince bana haber ver." (zarf-fiil)
- "Sessizce konuştu." (zarf + fiil)


İstersen dilbilgisinde belirli zamanların ayrıntılı çekim tablolarını veya fiil çekim alıştırmalarıyla daha fazla örnek veririm.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Fiil kiplerini cümlede nasıl hızlıca tanırım?
  • Zarfları ve zarf-fiilleri ayırt etmenin kolay yolu nedir?
19:16:22
Öğrenci
iş oluş kılış fiileri nedir
19:17:29
AI Öğretmen
Kısaca ve net: Türkçede fiiller anlamlarına göre üç ana gruba ayrılır: iş, oluş ve kılış fiilleri. Her birinin ne anlama geldiğini, nasıl ayırt edileceğini, örneklerini ve sık yapılan hataları aşağıda anlatıyorum.

İş fiilleri (etkinlik fiilleri)
- Ne bildirir: Bilinçli, amaçlı bir hareketi, bir eylemi gösterir. Öznenin “bir işi yapması” vardır.
- Özellikleri: Çoğunlukla geçişli olabilir (nesne alır), fail yani yapan bellidir; ettirgen (yaptırma) ve edilgen (yapılma) biçimleri kolayca oluşturulabilir.
- Örnekler: yazmak, okumak, kesmek, taşımak, öğretmek, koşmak, oynamak.
Örnek:
“Ahmet kitabı okuyor.” — burada Ahmet bilinçli olarak okuma eylemini yapıyor; iş fiilidir.

İpucu:
Bir fiile “birisi bunu başka birine yaptırabilir mi?” diye bak; yaptırılabiliyorsa genelde iş fiilidir (ör. okutmak = okut(tur)mak).


Oluş fiilleri (oluş/oluşum bildirən fiiller)
- Ne bildirir: Bir şeyin kendiliğinden oluştuğunu, değiştiğini veya bir hâle geldiğini gösterir. Genelde dış etken olmadan gerçekleşen süreçlerdir.
- Özellikleri: Çoğunlukla geçişli değildir (nesne almaz), ettirgen/edilgen yapı oluşturmak zor veya anlamsız olabilir; süre ve değişim vurgu vardır.
- Örnekler: doğmak, ölmek, büyümek, erimek, kızarmak, kurumak, bitmek, donmak.
Örnek:
“Buz eridi.” — erime oluş fiilidir; dışarıdan kasıtlı bir “yapma” yoktur, durum değişti.

İpucu:
Fiilin “kendiliğinden mi gerçekleşti?” sorusuna evetse oluş fiili olma ihtimali yüksektir.


Kılış (durum) fiilleri
- Ne bildirir: Bir durum, hâl, süreklilik, duyu, his, düşünce veya sahiplik halini gösterir. Genelde “olma/kalma” gibi bir sabitlik vardır.
- Özellikleri: Nesne alabilir veya almayabilir; eylemden çok “hal” bildirir; genellikle ettirgen/edilgen yapmak anlamsızdır; statik (süreklilik) vurgusu öndedir.
- Örnekler: bilmek, sevmek, istemek, durmak, oturmak (sürekli hâl anlamında), sahip olmak, inanmak.
Örnek:
“Elma ağacının altında duruyor.” — burada durmak bir hâl/kılış bildirir; “oturuyor” da aynı şekilde süreklilik gösterir.

İpucu:
Fiilin “yapma” mı yoksa “bulunma/hissetme” mi olduğunu ayır: his ve düşünce bildiren fiiller genelde kılış fiilidir (ör. “biliyorum”, “sevmiyorum”).


Ayırt etme yolları (pratik testler)
- Nesne alıyor mu? (Evet → iş fiili olma ihtimali yüksek.)
- Eylem bilerek, kasıtlı mı? (Evet → iş fiili olma ihtimi yüksek.)
- Kendiliğinden mi oluyor, bir değişim mi var? (Evet → oluş fiili.)
- Süreklilik, durum, his, bilinç hâli mi bildiriyor? (Evet → kılış fiili.)
- Ettirgen/edilgen biçim kurulabiliyor mu? (Çoğu iş fiili için evet; oluş ve kılışta zor veya anlamsız olabilir.)

Önemli notlar ve istisnalar
- Aynı fiil farklı kullanımlarda farklı sınıfa girebilir. Örneğin “oturmak”: “Sandalye üzerine oturdu” (iş — oturma eylemi), “Saatlerdir oturuyor” (kılış — hâl/süreklilik). Bu yüzden cümledeki anlam önemlidir.
Yaygın Hata:
Fiilin sadece sözlüğe bakıp sınıflandırılması sık hatadır; cümledeki anlamına göre sınıflandırılmalıdır.

- Bazı oluş fiilleri mecazi kullanıldığında ettirgen/edilgen alabilir: ör. “kapı açıldı” (dokunma sonucu açılma) ama “kapı açtı” dediğinizde fail beklersiniz; bağlam belirler.

Kısa örneklerle özet
- İş: “Ali mektubu yazdı.” (yapan belli, nesne var)
- Oluş: “Kar eridi.” (kendiliğinden olan değişim)
- Kılış: “Ayşe ağlıyor.” veya “Ayşe onu seviyor.” (duygu/durum/süreklilik)

Yaygın Hata:
“Sevmek” gibi nesne alabilen kılış fiilleri, otomatik olarak iş fiili sanılabilir; fakat anlam olarak durum/duyguyu bildirirler — bu farkı gözden kaçırma.


Son öneri
- Cümlede fiili bul, sonra yukarıdaki testleri sırayla uygulayarak sınıflandır. Bağlam değişince fiilin türü de değişebilir; örnekleri farklı cümlelerde dene.

🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • İş, oluş ve kılış fiillerini cümlede nasıl hızlıca ayırt ederim?
  • Aynı fiil farklı cümlelerde nasıl farklı türlere girebilir, örneklerle gösterir misin?
19:17:50
Öğrenci
yani kısaca özetleyerek açıklar mısın
19:18:02
AI Öğretmen
Kısaca özet:

- İş fiilleri: Bilinçli, amaçlı yapılan eylemler. Genelde nesne alır.
Örnek:
yazmak, kesmek — "Ali mektubu yazdı."


- Oluş fiilleri: Kendiliğinden ya da bir değişimle olan olaylar; çoğunlukla nesne almaz.
Örnek:
erimek, doğmak — "Buz eridi."


- Kılış (durum) fiilleri: His, düşünce, durum veya süreklilik bildirir.
Örnek:
sevmek, oturmak — "Ayşe onu seviyor."


Hızlı ayırt etme testi:
- Nesne alıyorsa → büyük olasılıkla iş fiili.
- Kendiliğinden oluyorsa → oluş fiili.
- His/durum/süreklilik bildiriyorsa → kılış fiili.

İpucu:
Kelimeye değil cümlenin anlamına bak: aynı fiil farklı cümlelerde farklı türde olabilir.


Yaygın Hata:
Nesne aldığı için her zaman iş fiili sanmak (ör. "sevmek" nesne alır ama kılış fiilidir).


🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • İş, oluş ve kılış fiillerini cümlede nasıl hızlıca ayırt ederim?
  • Aynı fiilin farklı anlamlarda örneklerini verebilir misin?
19:23:02
Öğrenci
oturmak neden kılış fiili oluyor?
19:23:35
AI Öğretmen
Kısa cevap: Çünkü "oturmak" çoğunlukla bir "durum" veya "hal" bildirir — yani bir kişinin bir yerde bulunma, oturur halde olma durumunu anlatır. Bu yüzden kılış (durum) fiilleri grubuna girer.

Ayrıntılı açıklama:
- Kılış (durum) fiilleri ne yapar? Bir kişinin, nesnenin ya da şeyin bir durumda olduğunu, bir hâl ya da duygu içinde bulunduğunu bildirir. Süreklilik, bulunma veya his bildirirler. Örneğin "sevmek", "bilmek", "oturmak".
- "Oturmak"ın temel anlamı oturur halde bulunmaktır: "Ben burada oturuyorum." — bu cümlede bir eylemden çok, kişinin bulunduğu hal (süreklilik) anlatılır; dolayısıyla kılış fiili.
Örnek:
"Sınıfta Ayşe oturuyor." — Ayşe'nin bulunduğu durum: oturma hâli.


Neden iş fiili değil?
- İş fiilleri bilinçli, amaçlı ve genellikle nesne alabilen eylemleri (yapma, gerçekleştirme) gösterir: "yazmak", "kesmek", "taşımak". "Oturmak" genelde nesne almaz ve biri başka bir şey yapıyor anlamı taşımaz; daha çok "bir hâl içinde olma" bildirir.

Geçiş durumları / istisna:
- Bazı cümlelerde "oturmak" hareketi de anlatabilir: "Sandalyeye oturdu." Burada kişinin oturma hareketini (oturma eyleminin gerçekleştiği anı) vurguluyoruz — bu kullanım geçişlidir, yani bir hareketin tamamlanmasını gösterir. Yine de geleneksel sınıflamada "oturmak"ın temel türü kılış olarak kabul edilir; hareket yönlü kullanım, fiilin cümledeki anlamından kaynaklanır.
Örnek:
"Çocuk sandalyeye oturdu." — burada oturma eyleminin gerçekleşmesi (geçiş) vurgulanır; ama "Çocuk saatlerce oturdu." ise tamamen durum/süreklilik bildirir.


Ayırt etme ipuçları (pratik test):
- Nesne alıyor mu? (Eğer alıyorsa iş fiili olma ihtimali artar.)
- Fiil bir duyu/his/durum mu bildiriyor yoksa bir işi yapma mı? (Durum/his → kılış.)
- Süreklilik/kalma mı yoksa tek seferlik hareket mi vurgulanıyor? (Süreklilik → kılış; tek hareket → hareket yönlü kullanım olabilir.)

İpucu:
"Oturmak" çoğunlukla 'orada bulunma' demektir; eğer cümlede 'oturmaya geçme' anı vurgulanıyorsa hareket yönlü kullanımdır ama bu temel sınıflandırmayı değiştirmez.


Yaygın Hata:
Fiziksel hareket içerdiği için her zaman iş fiili sanmak. Oysa birçok hareket içeren kelime durum bildirebilir (ör. "uzanmak", "oturmak") — cümledeki anlam belirleyicidir.


🤔 İlgili Sorular:
  • Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
  • Oturmak gibi fiillerin hangi cümlelerde kılış, hangi cümlelerde hareket (iş) olduğunu örneklerle gösterir misin?
  • Kılış fiilleriyle edilgen veya ettirgen yapılar kurulabilir mi, örnekleri nelerdir?