Fatih Sultan Mehmet döneminde “gaza” ve “cihat” anlayışı hem devletin meşruiyetini güçlendirmek hem de yeni fetihleri teşvik etmek için kullanıldı. Aşağıda bu anlayış doğrultusundaki başlıca faaliyet örneklerini ve kısa açıklamalarını bulabilirsin.
- İstanbul’un fethi (1453): En belirgin örnek. Fetih “gaza” ruhuyla yorumlandı; fetih sonrası Ayasofya’nın camiye çevrilmesi, fetih kutlamaları ve padişahın “Fatih” (fetheden) unvanını alması İslami meşruiyeti vurguladı.
Örnek:
İstanbul’un fethi sonrasında Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi ve fetih hutbelerinde padişahın adı anılması gazayı sembolik ve resmî hale getirdi.
- Balkan ve Anadolu seferleri (örnek: Bosna 1463, Sırp topraklarının tamamen ele geçirilmesi 1459’a doğru, Mora’nın kısmi fethi 1460): Bu seferler İslam yayma/gaza söylemiyle meşrulaştırıldı; fetheden askerler “gazi” olarak anıldı.
- Trabzon’un fethi (1461): Karadeniz’de Bizans bağlantılı Trabzon Rum İmparatorluğu’nun ortadan kaldırılması da fetih/cihat söylemi içinde ele alındı.
- Venedik ile deniz ve kara çatışmaları; Girit ve Ege’deki faaliyetler (1470’lerdeki dönemde): Denizlerde güçlenme ve adaların ele geçirilmesi de fetih politikasının parçası oldu.
- Kırım ve Karadeniz politikası (1475’te Ceneviz şehirleri ve Kırım’da etkinlikler): Akdeniz-Karadeniz hattında Osmanlı hâkimiyetini artırma amaçlı askeri adımlar.
- Askerî ve kurumsal düzenlemeler: Gazilerin özendirilmesi, gazilere timar/ödev verilmesi, gazilere fetih sonrası ganimet dağıtımı; devşirme ve yeni askerî teşkilatların güçlendirilmesi fetih gücünü arttırdı.
- Dini-kültürel uygulamalarla meşruiyet sağlama: Fetih sonrası cami, medrese, imaret, külliye, tekke gibi eserler inşa edilip vakıflar kuruldu; fetih hutbelerinde padişahın adı okunması ve kılıç kuşanma törenleri gazayı güçlendirdi.
İpucu:
Fetih sonrası yapılan büyük külliyeler ve vakıflar hem toplum hizmeti hem de fetihleri İslami görev olarak gösterme amacını taşıyordu.
- Propaganda ve semboller: Padişahın “gazi” sıfatını ön plana çıkarması, fetihleri dinî görev şeklinde sunan yazılı kaynak ve vakıf kayıtları bu anlayışı yaydı.
Yaygın Hata:
Birçok kişinin yaptığı yanlış: Fatih’in tüm faaliyetlerini yalnızca “dini bir cihat” olarak görmek. Gerçekte fetihler hem stratejik-politik ve ekonomik hedefler taşıyordu hem de dinî-meşruiyet söylemiyle destekleniyordu. Yani hem motive edici ideoloji hem de çıkarlar bir arada çalıştı.
Özetle, Fatih döneminde gazaya uygun faaliyetler hem meydanlarda (fetih seferleri, savaşlar) hem de fetih sonrası idarî ve kültürel uygulamalarla (camii dönüşümleri, vakıflar, gazilere mali haklar, hutbelerde padişahın anılması) sürdürüldü. Bunlar fetihleri hem pratik hem de sembolik olarak “cihat/gaza” ekseninde meşrulaştırdı.
🤔 İlgili Sorular:- Bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
- Fatih Sultan Mehmet dönemindeki fetihlerin siyasi ve ekonomik sebepleri nelerdi?
- Fetih sonrası kurulan vakıflar ve külliyelerin toplum üzerindeki etkileri nelerdir?