Bu, yerleşik hayatın yalnızca “evde yaşamak ve tarım yapmak”tan ibaret olmadığını; şehirleşme, mimari planlama ve toplumsal ilişkilerin de bu sürecin sonucu olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla doğru cevap, tarımın şehirlerin doğuşunu, planlı yapılaşmayı ve sosyal yaşamın biçimlenmesini sağlamasıdır.