Bazen bir sözcüğün anlamı, onu hangi cümlede kullandığımıza göre değişebilir. Bazı cümlelerde sözcük tam olarak sözlükteki gibi, ilk akla gelen ve herkesin bildiği net anlamını korur. Bu durumda sözcüğün gerçek anlamda kullanıldığını söyleriz. Eğer sözcük, alışılmış, somut ve temel anlamdan uzaklaşıp farklı bir anlamda kullanılırsa, buna da mecaz anlam denir. Örneğin “okumak” kelimesine bakalım. “Zilin üstünde yazan ismi güçlükle okudum.” derken, gerçekten yazılı olan bir şeyi gözümüzle harf harf okuyup anlamak, yani gerçek anlamda kullanmak vardır. Ama “Heyecanlı olduğunu yüzünden mi okudun?” dediğimizde, burada kimse gerçekten harf ile bir şey okumuyor, yani mecaz bir anlamda kullanıyoruz. Burada, karşımızdakinin yüzünden bazı ipuçları alıp, bir şey hissettiğimizi anlıyoruz. Bu örnekler bize, bir kelimenin hangi anlamı taşıyacağının bağlı olduğu en önemli şeyin cümledeki kullanımı yani bağlamı olduğunu gösteriyor. Bir kelime, aynı kalmasına rağmen bağlama göre hem gerçek hem de mecaz anlam taşıyabiliyor.