Genel Değerlendirme
Öğrenci, dersin başında konuya ilgili ve öğrenmeye istekli bir tutum sergilemiştir. Dersin temel kavramlarını anladığını belirtse de, açık uçlu ve yorum gerektiren sorularda zorlandığı gözlemlenmiştir. Öğrencinin bilgisi daha çok ezbere dayalı ve yüzeysel görünmektedir; olayların neden-sonuç ilişkilerini kurma ve çok yönlü düşünme becerilerinde eksiklikleri bulunmaktadır.
Güçlü Yönler
- Temel Bilgi Düzeyi: Öğrenci, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Osmanlı ordusunu savunmasız bırakan maddesiyle ilgili çoktan seçmeli soruyu doğru yanıtlamıştır. Bu, antlaşmanın temel ve net hükümleri hakkında bilgi sahibi olduğunu göstermektedir.
- Spesifik Olay Bilgisi: İstanbul'un işgali sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması gibi somut bir olaylar zincirini doğru bir şekilde açıklamıştır. Bu, kronolojik olarak birbirini takip eden önemli olayları bildiğini göstermektedir.
Geliştirilmesi Gereken Yönler
- Analiz ve Yorumlama Becerisi: Öğrenci, olayların arkasındaki anlamı ve etkileri yorumlamakta zorlanmıştır.
- Mustafa Kemal'in "Geldikleri gibi giderler!" sözünün sadece "kararlılık" özelliğini yansıttığını düşünmesi, bu sözün arkasındaki çok boyutlu anlamı (cesaret, liderlik, ileri görüşlülük, bağımsızlık inancı) kavrayamadığını göstermektedir.
- İzmir'in işgalinin Milli Mücadele'ye etkisini sadece "Hasan Tahsin" ismiyle açıklamaya çalışması, bu olayın Türk milletinde yarattığı ulusal bilinç ve direniş ruhu gibi daha geniş etkilerini analiz edemediğini ortaya koymuştur.
- Konu Bütünlüğünü Kavrama: Öğrencinin "İşgale karşı Anadolu'daki direniş nasıl organize edildi?" diye sorması, işgaller ve bu işgallere karşı gelişen tepkiler arasındaki organik bağı tam olarak kuramadığını göstermektedir. Konunun en temel dinamiklerinden birini kendisinin sorması, bu alanda bilgi eksiği olduğunu belirtmektedir.
Sonuç
Öğrencinin "İşgaller" alt konusunda temel olaylara hakim olduğu ancak bu olayların Milli Mücadele'nin ruhuna ve gelişimine olan etkilerini anlama ve yorumlama konusunda ciddi eksiklikleri olduğu tespit edilmiştir. Olayları sadece tek bir kişi veya kavramla açıklama eğilimi, konunun bütününü kavramasını engellemektedir.