Bu cevabın doğru olmasının sebebi, hem düşünürlerin felsefesini (sevgi, hoşgörü, birlik) hem de Ramazan ve bayram pratiklerini (iftar, ziyaretler) somut şekilde ilişkilendirmesidir. Muhtemel yanlış anlama, “insanları bir araya getirmek” demenin tek başına yeterli olduğunu sanmak; oysa soruda bu bir araya gelişin, Yunus Emre ve Mevlana’nın öğretileri sayesinde nasıl daha derin ve anlamlı hale geldiği isteniyor.