Video içeriği, 7. sınıf Fen Bilimleri 1. dönem 1. yazılı sorularının ve çözümlerinin açık uçlu formatını kapsamaktadır. Ana konular ve açıklamaları aşağıdadır:
1. Uzay Kirliliğinin Önlenmesi: 2. Uzay Bilimine Katkı Sağlayan Bilim İnsanları: 3. Uzay Araçları ve Görevleri: 4. Rasathane (Gözlemevi) Kurulum Şartları: 5. Yıldızların Özellikleri: 6. Hücre Zarı ve Hücre Çeperi Farkları: 7. Mitokondri ve Kloroplast İlişkisi: 8. Mitoz Bölünme Süreci:
Uzay kirliliğini gidermeye yönelik araştırmalar yapmak.
İşlevi biten uyduların kontrollü bir şekilde dünyaya düşmesini sağlamak.
Uzaydaki kirliliği önleyen yeni araçlar geliştirmek.
Yuri Gagarin: Uzaya çıkan ilk bilim insanı.
<common-mistake> Yuri Gagarin ile aya ilk ayak basan Neil Armstrong karıştırılmamalıdır. Gagarin uzaya çıkan ilk insan iken, Armstrong aya ayak basan ilk insandır. </common-mistate>
Ali Kuşçu: Ay'ın haritasını ilk oluşturan Türk bilim insanı.
Hans Lippershey: Astronomide kullanılan teleskobu icat eden Hollandalı bilim insanı.
Uzay Sondası: Bilimsel veri toplamak amacıyla uzaya gönderilen insansız robotik araçlar (örn: gezegenlerden kaya/numune toplama).
Uzay Mekiği: Uzay seyahatleri için birden fazla kez kullanılabilen, uçaklar gibi manevra yeteneğine sahip ulaşım araçları.
Uzay İstasyonu: Astronotların uzayda uzun süreli bilimsel çalışmalarını yürüttüğü yaşam alanları.
Astronom (Gök Bilimci): Gök bilimleriyle uğraşan, dünyadan gözlem ve araştırma yapan bilim insanı.
Astronot: Uzay araçlarıyla dünya dışına seyahat eden bilim insanı.
<common-mistake> "Astronom" gök bilimiyle dünyadan ilgilenirken, "astronot" bizzat uzaya seyahat eder. Bu iki kavramın farklılıkları önemlidir. </common-mistake>
Deprem kuşaklarından uzak olmalı.
Şehir ışıklarından uzak olmalı (gece gözlemi engellenmemeli).
Sanayi tesislerinden ve televizyon/radyo yayınlarından uzak olmalı.
Ortamın nem oranı düşük, yıl içinde yağmurlu/sisli gün sayısı az olmalı.
Güneşli gün sayısı çok ve yükseltisi fazla olmalı.
<tip> Şehir ışıkları yapay bir parlaklık yaratarak rasathanelerin gökyüzünü net görmesini engeller, bu nedenle gözlemevleri genellikle şehir dışı yüksek bölgelere kurulur. </tip>
Isı ve ışık kaynağıdırlar.
Küresel yapıdadırlar.
Çok sıcak ve yeni doğmuş yıldızlar beyaz-mavi renkte, daha soğuk ve yaşlı yıldızlar ise kırmızı-turuncu renktedir.
Büyük yıldızlar öldüklerinde kara delik, orta/küçük boyutlu yıldızlar ise beyaz cüce veya nötron yıldızı oluşturur.
Hücre Zarı: Canlı, seçici geçirgen ve yağ, protein gibi organik maddelerden yapılmıştır.
Hücre Çeperi: Cansız, tam geçirgen ve selülozdan yapılmıştır.
<example> Hücre zarı, hücrenin içine giren ve çıkan maddeleri kontrol ederken, hücre çeperi bitki hücrelerine sağlam bir dış destek sağlar. </example>
Mitokondri enerji üretirken karbondioksit ve su açığa çıkarır.
Kloroplastlar (bitki hücrelerinde) bu karbondioksit ve suyu güneş enerjisi kullanarak besin ve oksijene dönüştürür.
Bu besin ve oksijen, mitokondri tarafından tekrar enerji üretiminde kullanılır, böylece canlılar arasında bir döngü oluşur.
DNA'nın eşlenmesi.
Çekirdek zarının erimesi.
Kromozom kollarının ayrılması.
Çekirdeğin bölünmesi.
Sitoplazmanın bölünmesi.
İki yeni hücrenin oluşması.
Bu not, 7. sınıf Fen Bilimleri dersinin 1. dönem 1. yazılı konularını detaylı bir şekilde kapsar. Konuları anlamak ve pekiştirmek için önemli bilgiler, yaygın hatalar ve ipuçları içerir.
---
Uzay Kirliliği Nedir?
Uzay kirliliği, insanoğlunun uzaya gönderdiği ve işlevi bitmiş olan uydular, roket parçaları ve diğer yapay atıklardan oluşur. Bu atıklar, yörüngede kontrolsüz bir şekilde dolaşarak mevcut uydular ve uzay araçları için risk oluşturur, ayrıca yeni uzay görevlerini de olumsuz etkiler.
Uzay Kirliliğini Önlemek İçin Alınması Gereken Tedbirler:
Araştırma ve Geliştirme: Uzaydaki kirliliğin giderilmesi ve önlenmesi üzerine bilimsel araştırmalar yapmak ve yeni teknolojiler geliştirmek.
Kontrollü Dönüş: İşlevi biten uyduların ve uzay araçlarının kontrolü bir şekilde Dünya atmosferine sokularak yanmasını veya güvenli bir bölgeye düşmesini sağlamak. Bu, özellikle Dünya'ya kontrollü düşüşün, can ve mal kaybına yol açmaması için planlı olması gerektiği anlamına gelir.
Önleyici Araçlar Geliştirmek: Uzayda kirliliği daha oluşmadan önleyebilecek veya oluşan kirliliği toplayabilecek özel araçlar tasarlamak ve bunları kullanıma sunmak.
---
Uzay araştırmaları, farklı alanlardan birçok bilim insanının katkılarıyla bugünlere gelmiştir.
Uzaya İlk Çıkan İnsan: Yuri Gagarin
<common-mistake> Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insandır. Genellikle aya ilk ayak basan Neil Armstrong ile karıştırılır. Gagarin yörüngeye çıkan ilk kozmonottur, Armstrong ise Apollo 11 göreviyle Ay'a ilk inen insandır. Bu iki önemli isim arasındaki farka dikkat etmek gerekir. </common-mistake>
Ay'ın Haritasını İlk Oluşturan Bilim İnsanı: Ali Kuşçu (Türk İslam Bilgini)
Astronomide Kullanılan Teleskobu İcat Eden Bilim İnsanı: Hans Lippershey (Hollandalı)
Çeşitli Uzay Terimleri:
Uzay Sondaları: Bilimsel veriler toplamak amacıyla uzaya gönderilen insansız robotik uzay araçlarıdır. Bu sondalar genellikle gezegenlerin yüzeylerine iner veya yakın geçişler yaparak kaya, toprak örnekleri veya atmosferik veriler toplarlar.
<example> Mars'a gönderilen "Curiosity" veya "Perseverance" gezginleri (rover) birer uzay sondası örneğidir. </example>
Uzay Mekikleri: Uzaya seyahat için birden fazla kez kullanılabilecek şekilde tasarlanmış, uçaklar gibi manevra yapabilme yeteneğine sahip ulaşım araçlarıdır. Uzay istasyonlarına malzeme ve astronot taşımak için kullanılırlar.
Uzay İstasyonu: Astronotların uzayda uzun süreli bilimsel çalışmalarını sürdürdüğü, yaşayabildiği ve deneyler yapabildiği yaşam alanlarıdır.
<example> Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), birçok ülkenin ortak çalışmasıyla inşa edilmiş büyük bir uzay istasyonudur. </example>
Astronom (Gök Bilimci): Gök cisimleri, Evrenin yapısı, kökeni ve gelişimi ile uğraşan bilim insanıdır. Genellikle teleskoplar ve diğer gözlem araçları kullanarak Dünya'dan gök cisimlerini incelerler.
<common-mistake> Astronom ile astronot kavramları sıklıkla birbirine karıştırılır. Astronom, gök cisimlerini dünyadan gözlemleyip inceleyen bilim insanıyken, astronot doğrudan uzaya seyahat eden kişidir. </common-mistake>
Astronot: Dünya dışına, yani uzaya seyahat eden, uzay araçları ile araştırma ve deneyler yapan bilim insanlarıdır.
---
Rasathaneler, gök cisimlerini gözlemlemek ve incelemek amacıyla kurulan tesislerdir. Gözlemlerin net ve verimli olabilmesi için belirli şartlara sahip yerlere inşa edilmeleri gerekir.
Deprem Kuşaklarından Uzak Olmalı: Hassas ekipmanların zarar görmemesi ve gözlem doğruluğunun etkilenmemesi için sismik aktivitenin az olduğu bölgeler tercih edilir.
Şehir Işıklarından Uzak Olmalı: Şehirlerin yapay ışıkları, gece gökyüzünün gözlemlenmesini engeller. Bu ışık kirliliği, zayıf gök cisimlerinin görülmesini zorlaştırır.
<tip> Bir şehir merkezinde yıldızları saymak zorken, şehir dışı veya daha kırsal bir alanda çok daha fazla yıldız görebilirsiniz. Bunun temel nedeni, şehir ışıklarının yaydığı ışık kirliliğidir. Rasathaneler de bu nedenle ışık kirliliğinden uzak yerlerde inşa edilir. </tip>
Sanayi Tesislerinden Uzak Olmalı: Sanayi tesislerinden yayılan ısı, toz ve gazlar atmosferi etkileyerek gözlem kalitesini düşürebilir.
Televizyon ve Radyo Yayınlarından Uzak Olmalı: Elektromanyetik dalgalar, özellikle radyo teleskoplarla yapılan gözlemleri olumsuz etkileyebilir.
Ortamın Nem Oranı Düşük Olmalı: Yüksek nem, atmosferik bulanıklığa neden olarak görüntü kalitesini kötüleştirir ve teleskop lenslerinde buğulanmaya yol açabilir.
Yağmur, Sis Gibi Doğa Olaylarının Gerçekleştiği Gün Sayısı Az Olmalı: Açık ve bulutsuz gökyüzü, kesintisiz gözlem için esastır. Yağışlı ve sisli hava koşulları gözlemleri engeller.
Güneşli Gün Sayısı Çok Olmalı: Özellikle güneş gözlemi yapan rasathaneler veya genel olarak enerji ihtiyacı için güneş paneli kullanılan tesisler için güneşli gün sayısı önemlidir.
Yükselti Fazla Olmalı: Yüksek rakımlı yerler, atmosferin daha ince ve daha az türbülanslı olduğu bölgelerdir. Bu, daha net ve kararlı görüntüler elde edilmesini sağlar.
---
Yıldızlar, uzayın temel yapı taşlarından olup, kendilerine özgü birçok özelliğe sahiptirler.
Isı ve Işık Kaynağı Olmaları: Yıldızlar, termonükleer tepkimeler sonucu kendi enerjilerini üreterek hem ısı hem de ışık yayarlar. Bu özellikleri onları Güneş gibi gezegenleri ısıtabilen ve aydınlatabilen devasa fırınlar haline getirir.
<common-mistake> Ay'ın parlaklığı ile yıldızların parlaklığı karıştırılabilir. Ay kendiliğinden ışık yaymaz; Güneş'ten aldığı ışığı yansıtır. Yıldızlar ise tıpkı Güneş gibi kendi iç enerjileriyle ışık ve ısı üretirler. </common-mistata>
Küresel Şekilli Olmaları: Kendi kütle çekimleri nedeniyle gaz ve plazma halindeki maddeleri küresel bir yapıda tutarlar.
Renklerinin Sıcaklık ve Yaşlarına Göre Değişmesi:
Çok Sıcak ve Yeni Doğmuş Yıldızlar: Beyaz veya mavi renkte görünürler. Bu renkler, yüksek yüzey sıcaklıklarına işaret eder.
Daha Soğuk ve Yaşlı Yıldızlar: Kırmızı veya turuncu renkte görünürler. Bu renkler, yıldızın yaşam evresinin sonlarına yaklaştığını ve yüzey sıcaklığının daha düşük olduğunu gösterir.
Ölüm Süreçleri ve Sonuçları: Yıldızların kütleleri, yaşam süreleri ve sonunda neye dönüşeceklerini belirler.
Büyük Yıldızlar: Yaşamlarının sonunda süpernova patlaması geçirerek kara delik oluşturabilirler. Kara delikler, ışık dahil hiçbir şeyin kaçamadığı aşırı yoğun kütle çekim alanlarına sahip uzay bölgeleridir.
Orta ve Küçük Boyuttaki Yıldızlar: Öldüklerinde beyaz cüce veya nötron yıldızı gibi kalıntılar oluştururlar. Beyaz cüceler, yakıtını tüketmiş yıldız çekirdekleridir; nötron yıldızları ise süpernova sonrası kalan, son derece yoğun ve küçük çekirdeklerdir.
---
Hücreler, dış ortamdan ayrılmalarını ve iç yapılarını korumalarını sağlayan yapılara sahiptir. Bitki ve hayvan hücreleri arasında bu yapılarda farklar bulunur.
| Özellik | Hücre Zarı | Hücre Çeperi |
| :------------- | :------------------------------------- | :--------------------------------------------- |
| Canlılık | Canlıdır. | Cansızdır. |
| Yapısı | Yağ, protein gibi organik maddelerden yapılmıştır. | Selülozdan yapılmıştır (bitkilerde). |
| Geçirgenlik | Seçici Geçirgendir (madde geçişini kontrol eder). | Tam Geçirgendir (her türlü maddenin geçişine izin verir). |
| Konumu | Tüm hücrelerde (hayvan, bitki, bakteri vb.) bulunur, hücrenin en dış katıdır (hücre çeperi olanlarda çeperin altında). | Sadece bitki, mantar ve bakteri gibi bazı organizma hücrelerinde bulunur, hücre zarının dışındadır. Organel olarak sadece bitki hücrelerinde bulunur. |
| Görevi | Hücreye şekil verir, korur, madde alışverişini düzenler. | Hücreye destek ve dayanıklılık sağlar, dış etkilere karşı korur. |
<common-mistake> Hücre zarının selülozdan yapıldığı veya hücre çeperinin seçici geçirgen olduğu bilgisi sıklıkla yanlış verilir. Hücre zarı yağ ve protein gibi organik maddelerden oluşur ve seçici geçirgendir. Hücre çeperi ise selülozdan yapılmıştır ve cansız olduğu için tam geçirgendir. Bu iki yapının maddesel bileşenlerini ve geçirgenlik özelliklerini doğru eşleştirmek önemlidir. </common-mistake>
---
Mitokondri ve kloroplast, hücrelerde enerji ve besin üretimiyle ilgili önemli organellerdir. Özellikle bitki hücrelerinde bu iki organel arasında tamamlayıcı bir ilişki bulunur.
Mitokondri (Enerji Santrali):
Görevi: Hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretmektir. Bu enerji, besin monomerlerinin (örneğin glikozun) oksijenle yakılması (solunum) sonucu elde edilir.
Ürettiği Atıklar: Enerji üretimi sırasında karbondioksit (CO2) ve su (H2O) açığa çıkar. Bu maddeler, canlılar tarafından dışarıya verilir.
Kloroplast (Besin Fabrikası - Sadece Bitkilerde):
Görevi: Güneş enerjisini kullanarak su ve karbondioksitten besin (glikoz) ve oksijen üretmektir. Bu sürece fotosentez denir. Kloroplastlar bitkilere yeşil rengini veren klorofil pigmentini içerir.
Kullandığı Maddeler: Mitokondri tarafından üretilen karbondioksit ve su ile güneş enerjisini kullanır.
Ürettiği Maddeler: Besin (glikoz) ve oksijen (O2).
Mitokondri ve Kloroplast Arasındaki Döngüsel İlişki:
Bu iki organel, ekosistemdeki enerji ve madde döngüsünde kritik rol oynar:
1. Mitokondri: Besin ve oksijeni kullanarak enerji üretir, karbondioksit ve su açığa çıkarır.
2. Kloroplast (Bitkilerde): Ortamdaki karbondioksit ve suyu (mitokondri atığı) güneş enerjisiyle besin ve oksijene dönüştürür.
3. Bu besin ve oksijen, tekrar mitokondrinin enerji üretimi için kullanılır. Bu döngü sürekli devam eder.
<example> Bitkiler gündüzleri kloroplastları sayesinde fotosentez yaparak karbondioksiti tüketir ve oksijen üretirler. Hem gündüz hem de gece mitokondrileri ile solunum yaparak oksijeni tüketir ve karbondioksit üretirler (hayvanlar gibi). Ancak gündüz fotosentez hızı solunum hızından daha yüksek olduğu için net olarak oksijen verirler. </example>
---
Mitoz bölünme, tek hücreli canlılarda üremeyi, çok hücreli canlılarda ise büyüme, gelişme ve yaraların onarımını sağlayan bir hücre bölünmesi çeşididir. Bir hücreden genetik olarak aynı iki yeni hücre oluşur.
Mitoz sırasında meydana gelen olayların sırası şöyledir:
1. DNA'nın Eşlenmesi: Hücre bölünmeden önce genetik materyalinin (DNA) miktarını iki katına çıkarır. Bu, yeni hücrelere eşit miktarda genetik bilgi aktarmak için çok önemlidir.
2. Çekirdek Zarının Erimesi: Çekirdeğin etrafını saran zar eriyerek, kromozomların sitoplazmaya dağılmasını ve bölünme düzlemine yerleşmesini sağlar.
3. Kromozom Kollarının Ayrılması: Eşlenmiş kromozomların (kardeş kromatitler) her biri, sentromerlerinden ayrılarak hücrenin zıt kutuplarına doğru çekilir.
4. Çekirdeğin Bölünmesi: Hücrenin her iki kutbunda da yeni bir çekirdek oluşur ve böylece genetik materyal ikiye bölünmüş olur.
5. Sitoplazma Bölünmesi: Çekirdek bölünmesinin ardından, hücre zarı içe doğru bükülerek (hayvan hücrelerinde) veya ara lamel oluşturarak (bitki hücrelerinde) sitoplazmayı ikiye böler.
6. İki Yeni Hücre Oluşması: Sonuç olarak, genetik olarak birbiriyle ve ana hücreyle aynı olan iki tamamen yeni hücre meydana gelir.
<tip> Mitoz bölünme olaylarını hatırlamak için bir sıralama mantığı kurabilirsiniz: Önce genetik bilginin kopyalanması (DNA eşlenmesi), sonra bu bilginin korunması gereken yapının (çekirdek zarı) geçici olarak kaybolması, bilginin kendisinin ayrılması (kromozom kollarının ayrılması), bilginin yeni paketlere konulması (çekirdek bölünmesi), hücrenin geri kalanının ayrılması (sitoplazma bölünmesi) ve sonuç olarak yeni hücrelerin oluşması. </tip>