8. sınıf tarihi 1. dönem yazılı provası, LGS konularını da kapsayarak Milli Eğitim Bakanlığı senaryolarına uygun bir şekilde hazırlandı.
Uyanan Avrupa ve Sarsılan Osmanlı Osmanlı'yı Kurtarma Fikir Akımları Osmanlı'da Anayasal Gelişmeler Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı ve Etkilendiği Alanlar I. Dünya Savaşı Mondros Ateşkes Antlaşması ve Tepkiler Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik
Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform, Aydınlanma Çağı ve Sanayi İnkılabı Avrupa'yı ekonomik ve kültürel olarak güçlendirirken, Osmanlı Devleti gerilemiştir. Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımı çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanlara ve dağılmalara yol açmıştır.
<example>Coğrafi Keşifler yeni ticaret yollarını ortaya çıkararak Osmanlı'nın İpek ve Baharat Yolu üzerindeki kontrolünü zayıflatmıştır.</example>
Osmanlı'nın dağılmasını önlemek amacıyla Osmanlıcılık (tüm vatandaşlar), İslamcılık (tüm Müslümanlar) gibi fikir akımları geliştirilse de başarısız olmuşlardır. Mustafa Kemal ise Türkçülük ve Batıcılık akımlarını benimsemiştir.
<common-mistake>Osmanlıcılık fikri, Balkan Savaşları'nda farklı milletlerin ayrılmasıyla etkisiz kalmıştır.</common-mistake>
Fransız İhtilali'nin etkisiyle Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve Meşrutiyet gibi anayasal ve yasal düzenlemeler yapılarak halkın yönetime katılımı artırılmaya çalışılmıştır. Meşrutiyet, padişahın yanında halkın seçtiği Mebusan Meclisi'nin de bulunduğu bir yönetim biçimidir.
<tip>Meşrutiyet, tek kişilik (monarşi) yönetimden halk egemenliğine (cumhuriyet) geçiş sürecinde önemli bir adımdır.</tip>
Selanik: Doğduğu şehir olan Selanik'in çok uluslu ve kozmopolit yapısı (liman kenti, farklı din ve kültürler), Mustafa Kemal'in farklı düşüncelere açık, demokratik ve milliyetçi bir kişilik kazanmasında etkili olmuştur.
Eğitim Hayatı: Askerlik mesleğine olan ilgisiyle Askeri Rüştiye'ye gitmesi ve "Kemal" adını alması önemlidir. Dönemdeki eğitim birliğinin olmayışı (geleneksel, modern, askeri, azınlık okulları) ileride eğitim reformları yapmasına zemin hazırlamıştır.
Etkilendiği Fikirler ve Olaylar: Fransız İhtilali'nin getirdiği milliyetçilik ve cumhuriyet fikirleri, Sanayi İnkılabı'nın sömürgecilik yönü ve Osmanlı'nın içinde bulunduğu zor durum Mustafa Kemal'i vatansever olmaya ve çözüm arayışlarına itmiştir. Ziya Gökalp, Namık Kemal ve Jean Jacques Rousseau gibi yerli ve yabancı düşünürler fikir dünyasını şekillendirmiştir.
Askeri Görevleri ve Kişilik Özellikleri: Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurması teşkilatçılığını, 31 Mart Olayı'nda Hareket Ordusu Kurmay Başkanlığı yapması liderlik ve yenilikçiliğini, Picardie Manevraları'nda uçakların önemini görmesi ileri görüşlülüğünü göstermiştir. Mustafa Kemal, ordunun siyasetten ayrılması gerektiğini savunmuştur.
Genel Nedenleri: Sömürgecilik yarışı, milliyetçilik akımı, silahlanma ve bloklaşmalar savaşın temel nedenleridir.
Osmanlı'nın Savaşa Girmesi: Siyasi yalnızlıktan kurtulma, kaybedilen toprakları geri alma ve kapitülasyonlardan kurtulma amacıyla Almanya'nın yanında savaşa girmiştir.
Cepheler:
Taarruz (Saldırı) Cepheleri: Kafkas (Sarıkamış faciası, Tehcir Kanunu) ve Kanal (Mısır'ı geri alma, İngiliz sömürge yollarını kesme) cepheleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Savunma Cepheleri: Çanakkale (tek büyük zafer, Mustafa Kemal'in tanınması), Irak (Kut'ül Amare zaferi), Suriye-Filistin ve Hicaz-Yemen cepheleridir.
Yardım Cepheleri: Galiçya, Romanya, Makedonya'da müttefiklere yardım edilmiştir.
Sonuçları: İtilaf Devletleri kazanmış, çok uluslu imparatorluklar (Osmanlı, Almanya, Avusturya-Macaristan) yıkılmış, Avrupa haritası değişmiş ve Milletler Cemiyeti kurulmuştur. ABD'nin savaşa girmesi ve Wilson İlkeleri savaşın seyrini etkilemiştir.
İçeriği: Osmanlı Devleti'nin fiilen sona ermesi anlamına gelen bu anlaşmanın 7. ve 24. maddeleri, İtilaf Devletleri'ne her yeri işgal etme ve Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurma bahanesi yaratmıştır.
Tepkiler: İstanbul Hükümeti teslimiyetçi bir tutum sergilemişken, Türk halkı cemiyetler ve Kuvay-i Milliye ile direnişe geçmiştir. Mustafa Kemal ise "Geldikleri gibi giderler" diyerek tam bağımsızlık kararlılığını ifade etmiştir.
<example>Amiral Bristol Raporu, İzmir'in işgalinin haksızlığını ve Türklerin haklılığını ortaya koyan ilk uluslararası belgedir.</example>
Milli Bağımsızlık: Ülkenin her alanda özgür ve başka devletlerin kontrolü altında olmamasıdır (Kuvay-i Milliye, manda ve himayenin reddi).
Milli Egemenlik: Yönetimde halkın söz sahibi olmasıdır (Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Cumhuriyet'in ilanı, seçimler).
<common-mistake>Bir ülkede milli bağımsızlık sağlansa bile, yöneticilerin seçimle gelmemesi durumunda milli egemenlikten bahsedilemez. Örneğin, Osmanlı'da bağımsızlık varken, padişahlık sistemi nedeniyle milli egemenlik yoktu.</common-mistake>
Bu not, 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin 1. dönem 1. yazılı konularını detaylı bir şekilde kapsar. Yazılıda çıkması muhtemel tüm önemli noktaları ve LGS için de faydalı bilgileri içerir.
18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başlarında Avrupa'da yaşanan büyük değişimler, Osmanlı Devleti üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır.
Coğrafi Keşifler: Avrupalı devletler bu keşiflerle yeni ticaret yolları ve zenginlik kaynakları buldu. Bu durum Avrupa'yı ekonomik olarak güçlendirirken, Osmanlı Devleti mevcut ticaret yollarının önemini yitirmesiyle ekonomik olarak gerilemeye başladı.
Rönesans ve Reform: Rönesans Avrupa'da sanatsal ve bilimsel gelişmeleri beraberinde getirirken, Reform hareketleri Kilise'nin baskısından kurtuluşu sağladı. Bu gelişmeler Avrupa'yı fikri ve kültürel açıdan ileriye taşıdı.
Aydınlanma Çağı: Akılcı düşüncenin ön plana çıktığı bu çağda, bilim ve teknoloji Avrupa'da hızla ilerledi. Osmanlı Devleti ise bu gelişmeleri takip edemediği için Avrupa'nın gerisinde kaldı.
Sanayi İnkılabı: Makineleşmenin ve seri üretimin başladığı bu dönemde Avrupa devletleri büyük fabrikalar kurarak çok hızlı ve ucuz üretim yapmaya başladı.
<common-mistake> Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı'ya etkisi genelde olumlu zannedilebilir. Ancak Osmanlı için bu durum oldukça olumsuzdu. Osmanlı Sanayi İnkılabı'na ayak uyduramadı, el tezgahları ve zanaatkarlar rekabet edemez duruma geldi. Avrupa devletleri Osmanlı'yı hammadde kaynağı ve pazar olarak görmeye başladı, bu da ekonomik bağımlılığı artırdı. </common-mistale>
Fransız İhtilali: Eşitlik, adalet, özgürlük gibi fikirlerin yanı sıra milliyetçilik akımını dünyaya yaydı.
Olumsuz Etkileri: Milliyetçilik akımı, çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti'nde yaşayan farklı milletlerin (Rumlar, Sırplar, Bulgarlar, Ermeniler vb.) kendi ulus devletlerini kurmak amacıyla isyan etmelerine ve Osmanlı'dan ayrılma isteklerinin artmasına yol açtı. Bu durum, Osmanlı'nın dağılma sürecini hızlandırdı ve Balkan Savaşları gibi büyük toprak kayıplarına neden oldu.
Olumlu Etkileri: Fransız İhtilali'nin getirdiği demokrasi, anayasacılık ve halk egemenliği gibi fikirler, Osmanlı aydınlarını etkileyerek Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve Meşrutiyet gibi anayasal ve demokratikleşme hareketlerinin başlamasına zemin hazırladı.
Osmanlı aydınları, Fransız İhtilali'nin etkisiyle ortaya çıkan isyanları durdurmak ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla çeşitli fikir akımları geliştirdi.
1. Osmanlıcılık:
Temel Fikir: Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yaşayan tüm toplulukları (Türk, Rum, Ermeni, Bulgar, Sırp vb.) dil, din ve ırk farkı gözetmeksizin eşit kabul ederek ortak bir Osmanlı kimliği altında birleştirmeyi amaçlamıştır. "Hepimiz Osmanlıyız, dağılmayalım" düşüncesini savunmuşlardır.
Uygulama Alanı: Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve Kanun-i Esasi'nin ilanında etkili olmuştur.
Başarısızlığı: Bu fikir akımı, özellikle Balkanlarda çıkan milliyetçi isyanlar ve Panslavizm politikaları nedeniyle başarısız olmuştur (Balkan Savaşları en açık göstergesidir). Balkan ulusları kendi bağımsızlıklarını kazanmak için Osmanlı'dan ayrılmışlardır.
2. İslamcılık (Panislamizm):
Temel Fikir: Tüm Müslümanları Halife'nin etrafında birleştirerek Osmanlı Devleti'nin dağılmasını engellemeyi amaçlar. "Hepimiz Müslümanız, Arap'ı, Türk'ü hep beraber yaşayabiliriz" düşüncesi.
Başarısızlığı: I. Dünya Savaşı sırasında Arapların İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı'ya karşı savaşmasıyla bu fikir akımı da geçerliliğini yitirmiştir.
3. Türkçülük:
Temel Fikir: Dünyadaki bütün Türkleri ortak bir devlet çatısı altında birleştirmeyi veya Anadolu'daki Türkleri bir arada tutmayı amaçlar.
Önemi: Özellikle Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının başarısız olmasının ardından, Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Atatürk tarafından benimsenerek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin temelini oluşturmuştur.
4. Batıcılık:
Temel Fikir: Batı'daki bilim ve teknolojiyi, yönetim anlayışını örnek alarak Osmanlı Devleti'ni çağdaşlaştırmayı hedefler. Batılılaşmanın sadece giyim kuşam veya altyapı değil, aynı zamanda bilim ve fen alanında da olması gerektiğini savunur.
Önemi: Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte bu fikri de benimsemiş ve inkılapları yaparak Batı'nın ilim ve fenninden faydalanmayı amaçlamıştır.
Fransız İhtilali'nin etkisiyle Osmanlı Devleti'nde halkın yönetime katılımını sağlama ve devleti kurtarma çabaları ortaya çıktı.
Tanzimat Fermanı (1839): Padişahın yetkileri ilk kez kanunlarla sınırlandırıldı ve Kanun üstünlüğü ilkesi benimsendi. Vergi, askerlik, yargı gibi konularda eşitlik getirildi (Gülhane Hatt-ı Hümayunu). Amacı, azınlıkların devlete bağlılığını artırmaktı.
Islahat Fermanı (1856): Azınlıklara (gayrimüslimlere) daha geniş haklar tanındı (devlet memuru olabilme, okul açabilme, banka kurabilme, şahitlik, onlara yönelik hakaretlerin yasaklanması gibi). Amacı, Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmasını engellemekti.
<common-mistake> "Gayrimüslim" kelimesi genellikle yanlış anlaşılabilir. Gayrimüslim, Müslüman olmayan demektir (Hristiyanlar, Museviler vb.). </common-mistake>
Meşrutiyet: Osmanlı'da monarşiden (tek padişah yönetimi) cumhuriyete (tam halk egemenliği) geçiş sürecinde bir ara yönetim şeklidir.
Tanım: Padişahın yetkilerinin anayasa (Kanun-i Esasi) ve halkın seçtiği bir meclis (Mebusan Meclisi) tarafından sınırlandırıldığı yönetim biçimidir.
Yapısı: %50 Padişah (kontrolünde Ayan Meclisi) + %50 Halk (Mebusan Meclisi) = Meşrutiyet.
Önemi: İlk anayasa olan Kanun-i Esasi ilan edildi. Halk ilk kez padişahın yanında yönetime katıldı. Bu durum Fransız İhtilali'nin getirdiği isyanları sakinleştirmeye yönelik bir çabaydı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün kişiliği ve fikirleri, doğduğu ortam, eğitim hayatı ve etkilendiği olaylar ve aydınlar sayesinde şekillenmiştir.
Doğduğu Şehir Selanik:
Konum: Batıya açılan bir kapı ve önemli bir liman şehriydi, bu yüzden ekonomik ve kültürel olarak gelişmişti.
Sosyal Yapı: Türkler, Rumlar, Sırplar, Bulgarlar, Yahudiler gibi farklı etnik köken ve inançlara sahip topluluklar bir arada yaşıyordu. Bu çok uluslu yapı, onun hoşgörülü, farklı düşünce ve inançlara saygılı ve demokratik bir kişilik kazanmasına katkı sağlamıştır.
Eğitim ve Kültür: Farklı dillerde dergi ve gazeteler çıkması onun fikir dünyasını zenginleştirmiştir.
Eğitim Hayatı:
Mahalle Mektebi (Geleneksel): Annesinin isteğiyle başladı.
Şemsi Efendi Okulu (Modern): Babasının isteğiyle devam etti.
Mülkiye Rüşdiyesi (Sivil Ortaokul): Annesinin isteği.
Askeri Rüştiye (Askeri Ortaokul): Kendi isteğiyle girdi. Asker olma idealine sahipti, vatanseverdi. Burada matematik öğretmeni ona "Kemal" ismini verdi.
Manastır Askeri İdadisi (Askeri Lise): Edebiyata ve tarihe ilgi duydu, milliyetçi yönü gelişti.
İstanbul Harp Okulu ve Harp Akademisi: Başkentte eğitim gördü, Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldu. İlk görev yeri Şam 5. Ordu oldu.
<tip> Mustafa Kemal'in okuduğu dönemde Osmanlı eğitim sisteminde eğitim birliği yoktu. Farklı türde (geleneksel, modern, azınlık, askeri, yabancı) okullar bir arada bulunuyordu ve her okul kendi amaçları doğrultusunda eğitim veriyordu. Bu durum, ileride Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile düzeltilmek üzere Mustafa Kemal tarafından gözlemlenmiştir. </tip>
Onu Etkileyen Olaylar ve Durumlar:
Fransız İhtilali: Yaydığı milliyetçilik ve cumhuriyetçilik fikirleriyle Mustafa Kemal'in milliyetçi ve bağımsızlık yanlısı düşüncelerini besledi. Padişahlığın sona erip cumhuriyetin gelmesi gerektiğini savunmasına ilham oldu.
Sanayi İnkılabı: Sonrasında ortaya çıkan sömürgecilik yarışı, Mustafa Kemal'in yerli ve milli sanayinin önemini anlamasını sağladı.
Osmanlı'nın İçler Acısı Durumu: Devleti kurtarma vatanseverliğiyle Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı'na katıldı.
Onu Etkileyen Yerli ve Yabancı Aydınlar:
Yerli: Ziya Gökalp (milliyetçilik), Namık Kemal (vatanseverlik), Mehmet Emin Yurdakul (milliyetçilik), Tevfik Fikret (batıcılık).
Yabancı: Jean Jacques Rousseau, Montesquieu, Voltaire (demokrasi, milli egemenlik, halkın yönetime katılması).
Askerlik ve Liderlik Hayatı:
Şam 5. Ordu (İlk Görev Yeri): Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurması onun teşkilatçılık özelliğini gösterir.
31 Mart Olayı (1909): Meşrutiyet yönetimine karşı çıkan isyanı bastırmak için Hareket Ordusu'nda kurmay başkanlığı yaptı. Bu durum onun liderlik, vatanseverlik, teşkilatçılık ve yenilikçi (meşrutiyeti savunması) olduğunu gösterir. Halk egemenliğini destekleyen bir yapıya sahipti.
Picardie Manevraları (Fransa): Tatbikatları izlerken uçakların gelecekteki savaşlardaki önemini görmesi, onun ileri görüşlülüğünü kanıtlar.
Trablusgarp Savaşı (1911-1912): Osmanlı'nın ilk askeri başarısı. Gönüllü subay olarak katıldı (vatanseverlik), yerel halkı örgütledi (teşkilatçılık).
Balkan Savaşları: Gelibolu ve Bolayır'da görev yaptı. Düşmanın nereden çıkaracağını önceden tahmin etmesi ileri görüşlülüğünü göstermiştir.
Sofya Ataşemiliterliği (1913-1914): Diplomatik görevlerde bulundu, Türklerin sorunlarıyla ilgilenmesi milliyetçi yönünü ortaya koyar.
<tip> Mustafa Kemal'in askerlik hayatındaki bu görevleri, onun farklı alanlardaki yeteneklerini (liderlik, teşkilatçılık, ileri görüşlülük, vatanseverlik) gözler önüne serer ve Milli Mücadele'deki başarısının temelini oluşturur. </tip>
Genel Nedenler:
Sömürgecilik (Hammadde ve Pazar Arayışı): Sanayi İnkılabı ile hızlanan üretim, devletleri daha fazla hammadde ve üretilen mallar için yeni pazarlar aramaya itti. Bu durum devletler arasında büyük bir sömürgecilik yarışını başlattı ve çatışmaları körükledi.
<example> Almanya'nın İngiltere'nin sömürgelerine göz dikmesi bu rekabete örnektir. </example>
Milliyetçilik: Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımı, çok uluslu imparatorlukların dağılmasına yol açarken, ulus devletler arasında da rekabet ve gerilimi artırdı.
<example> Balkanlardaki Sırpların, Bulgarların kendi devletlerini kurma istekleri. </example>
Silahlanma Yarışı: Devletler olası bir savaşa hazırlık olarak askeri harcamaları artırıp ordularını güçlendirdi.
Devletler Arası Bloklaşma (Gruplaşma): Avrupa devletleri çıkarları doğrultusunda birbirlerine yakınlaşarak iki büyük blok oluşturdu:
İtilaf Devletleri (Üçlü İtilaf): İngiltere, Fransa, Rusya (Savaş içinde İtalya, ABD gibi devletler de katıldı).
İttifak Devletleri (Üçlü İttifak): Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya (Savaş başında İtalya İtilaf'a geçti, yerine Osmanlı ve Bulgaristan katıldı).
Özel Nedenler:
Alsas-Loren Sorunu: Almanya ile Fransa arasında kömür yatakları açısından zengin bu bölge üzerinde rekabet.
Panslavizm: Rusya'nın Balkanlardaki Slavları kendi hakimiyeti altında birleştirme politikası (Avusturya-Macaristan ile çatışma nedeni).
İngiltere-Almanya Rekabeti: Almanya'nın güçlenmesi İngiltere'nin dünya üzerindeki ekonomik ve siyasi üstünlüğünü tehdit etmesi.
Savaşın Başlaması: Avusturya-Macaristan Veliahtı'nın Saraybosna'da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine, Avusturya-Macaristan Sırbistan'a savaş açtı. Bu durum domino etkisiyle diğer devletlerin de savaşa girmesine yol açtı.
Osmanlı Devleti savaş başladığında tarafsızlığını ilan etse de, I. Dünya Savaşı'nın dışında kalmanın imkansız olduğunu biliyordu.
İtilaf Devletleri'ne Yaklaşma Çabası: İlk olarak İngiltere'ye ittifak teklif etti ancak reddedildi. İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarını (özellikle boğazlar ve sıcak denizler üzerindeki Rusya'nın çıkarları nedeniyle) kendi aralarında paylaşmıştı.
Almanya Yanında Savaşa Girme Nedenleri:
Siyasi Yalnızlıktan Kurtulma: Avrupa'da kendisine müttefik bulamaması.
Kaybedilen Toprakları Geri Alma: Balkan Savaşları ve Trablusgarp Savaşı'nda kaybedilen toprakları geri alma ümidi.
Kapitülasyonlardan Kurtulma: Yabancı devletlere verilen ekonomik ayrıcalıklardan (kapitülasyonlar) kurtulma isteği.
Ekonomik Bağımlılıktan Kurtulma: İngiltere ve Fransa'dan alınan dış borçların yarattığı ekonomik yükten kurtulma.
Almanya'nın Savaşı Kazanacağına İnanma: Alman hayranlığı ve Almanya'nın hızla savaşı kazanacağı düşüncesi.
Stratejik Konum: Osmanlı topraklarının jeopolitik konumu (boğazlar, petroller) savaşa girmesini kaçınılmaz hale getiriyordu.
Sava'a Girişi: Akdeniz'de İngiliz donanmasından kaçan Goben ve Breslav adlı iki Alman gemisinin Çanakkale Boğazı'ndan geçip Osmanlı'ya sığınması ve Osmanlı tarafından parasının ödendiği söylenerek satın alınması (Yavuz ve Midilli adını almaları) ile gerçekleşti. Bu gemiler Rus limanlarını bombalayınca Rusya Osmanlı'ya savaş açtı ve Osmanlı I. Dünya Savaşı'na resmen katıldı.
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda çeşitli cephelerde savaşmıştır.
1. Taarruz Cepheleri (Saldırı Cepheleri) - "K-K" (Kafkas-Kanal):
Kafkas Cephesi: Enver Paşa komutasında Rusya'ya karşı açıldı. Amacı: Orta Asya'daki Türklerle birleşmek (Pantürkizm), Bakü petrollerini ele geçirmek.
Sarıkamış Harekatı (1914): Ağır kış şartları ve salgın hastalıklar nedeniyle Osmanlı ordusu büyük kayıplar verdi, binlerce askerimiz donarak şehit oldu. Harekat başarısız oldu.
Tehcir Kanunu (Zorunlu Göç Kanunu) (1915): Bu cephede Ruslarla işbirliği yapan ve Osmanlı ordusuna saldıran Ermeniler, savaş bölgesinden daha güvenli olan Suriye bölgesine zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Bu göç sırasında zorlu koşullar yaşansa da, bu bir soykırım değil, savaş şartlarının getirdiği bir önlemdi.
Kanal Cephesi: İngiltere'ye karşı açıldı. Amacı: Süveyş Kanalı'nı ele geçirerek İngiltere'nin sömürgeleriyle (Hindistan, Avustralya) olan bağlantısını kesmek ve Mısır'ı geri almak.
İki kez saldırı yapılmasına rağmen başarısız olundu ve geri çekilmek zorunda kalındı.
2. Savunma Cepheleri:
Çanakkale Cephesi (1915): İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa) tarafından açıldı. Amacı: İstanbul'u ele geçirmek, Osmanlı'yı saf dışı bırakmak, Rusya'ya deniz yoluyla yardım ulaştırmak.
Sonuç: Çanakkale Geçilmez! Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda tek kazandığı cephedir. Mustafa Kemal'in "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emriyle kahramanlıkları ve Anzakları durdurmadaki başarısı, onun Anafartalar Kahramanı olarak tanınmasını sağladı. Bu zafer, Mustafa Kemal'in Milli Mücadele'de lider olmasının en önemli adımıdır. Savaşın süresini uzattı ve Rusya'ya yardım gitmediği için Rusya'da Bolşevik İhtilali çıktı.
Suriye-Filistin Cephesi: İngilizlere karşı açıldı. Kanal Cephesi'nden çekilen Osmanlı ordusunun İngiliz ilerleyişini durdurmaya çalıştığı cephedir. Mustafa Kemal, bu cephede Liman von Sanders'in yerine 7. Ordu Komutanlığı'na getirilmiş ve ordunun büyük zarar görmesini engelleyerek İngilizleri Halep önlerinde durdurmayı başarmıştır.
Irak Cephesi: İngilizlerin Musul petrollerini ele geçirmek ve Rusya'ya karadan yardım ulaştırmak amacıyla açtığı cephe.
Kut'ül Amare Kuşatması: Halil Kut Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, İngilizleri burada mağlup ederek İngiliz subaylarını son kez esir almıştır. Bu, Osmanlı'nın bu cephede kazandığı önemli bir zaferdir.
Hicaz-Yemen Cephesi: İngilizlerin desteğindeki Arapların saldırılarına karşı açıldı. Fahrettin Paşa, Medine'yi kutsal yerleri düşmana teslim etmemek için aylarca savunmuştur.
3. Yardım Cepheleri (Sınırlarımız Dışındaki Cepheler):
Galiçya, Romanya, Makedonya: Osmanlı Devleti, müttefiklerine (Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan) yardım göndermek amacıyla bu cephelerde Rusya ve Fransa'ya karşı savaşmıştır.
İtilaf Devletleri savaşı kazandı (ABD'nin savaşa girmesi ile).
Çok uluslu imparatorluklar (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Alman, Rus çarlığı) yıkıldı, yerine ulus devletler kuruldu.
Avrupa'nın siyasi haritası değişti.
Dünya barışını korumak amacıyla Milletler Cemiyeti kuruldu (ancak başarılı olamadığı için II. Dünya Savaşı çıktı).
Sömürgecilik yeni isimler altında (manda ve himaye) devam etti.
Atom bombası, tank, uçak gibi yeni silahlar kullanıldı.
ABD'nin savaşa girmesi, İtilaf Devletleri'nin savaşı kazanmasında etkili oldu. ABD Başkanı Wilson, savaş sonrası barışın sağlanması için bazı ilkeler yayınladı.
Olumlu Yönleri (Osmanlı için):
Yenen devletler, yenilen devletlerden toprak veya savaş tazminatı almayacak. (İtilaf Devletleri bunu manda ve himaye olarak değiştirdi.)
Türk nüfusunun çoğunlukta olduğu bölgelerde Türkler kesin egemenliğe sahip olacak. (Bu madde, Osmanlı'nın savaşı bitirmek istemesinde etkili oldu.)
Olumsuz Yönleri (Osmanlı için):
Osmanlı egemenliğinde yaşayan diğer uluslara (azınlıklara) kendi geleceklerini belirleme hakkı tanınacak. (Azınlık isyanlarını teşvik etti).
Çanakkale Boğazı ve İstanbul tüm devletlere açık olacak. (Boğazlar üzerindeki Türk egemenliğini tehdit etti.)
Osmanlı Devleti, Wilson İlkeleri'ne güvenerek I. Dünya Savaşı'ndan çekildi ve Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzaladı. Ancak bu anlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen sona erdi.
Önemli Maddeler:
Madde 7: "İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacaktır."
Amaç: İtilaf Devletleri'nin Anadolu'daki tüm işgallerine hukuki bir zemin hazırlamak, işgallere bahane bulmak. "7/24 işgale açık" hale getirildik.
Madde 24: "Doğu Anadolu'daki altı vilayette (Vilayet-i Sitte: Erzurum, Van, Harput (Elazığ), Sivas, Diyarbakır, Bitlis) herhangi bir karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri buraları işgal edebileceklerdir."
Amaç: Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurmaya zemin hazırlamak.
Diğer Maddeler: Osmanlı ordusu terhis edildi, silah ve cephanelerine el konuldu. Tüneller, demiryolları, haberleşme ve ulaşım araçları İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakıldı. Bu maddeler, Osmanlı'nın savunma gücünü ortadan kaldırarak işgalleri kolaylaştırmayı amaçlıyordu.
<tip> Mondros'a verilen tepkiler, LGS ve yazılılarda sıkça sorulan önemli bir konudur. </tip>
İstanbul Hükümeti (Damat Ferit Paşa Başkanlığındaki Hükümet):
Tutum: Teslimiyetçi, uzlaşmacı, kaderci bir tutum sergiledi. İşgallere direnmenin mümkün olmadığını, bunların geçici olduğunu savundu. Halkı sakinleştirmek amacıyla "Nasihat Heyetleri" gönderdi. Devleti küçük bir toprak parçası olarak da olsa kurtarmayı hedefledi.
Türk Halkı:
Tutum: Vatansever, direnişçi, mücadeleci ve kararlı bir tutum sergiledi.
Faaliyetler: Protesto mitingleri düzenledi (Sultanahmet Mitingleri), bölgesel savunma amacıyla Kuvay-i Milliye birliklerini kurdu ve zararlı cemiyetlere karşı Yararlı (Milli) Cemiyetler kurarak işgallere karşı direnişe geçti.
Mustafa Kemal Atatürk:
Tutum: Vatansever, mücadeleci, azimli, kararlı ve bağımsızlık yanlısı bir duruş sergiledi.
Sözü: İstanbul'a geldiğinde işgal kuvvetlerinin gemilerini görerek "Geldikleri gibi giderler!" sözünü söyledi ve Milli Mücadele'deki kararlılığını ortaya koydu. "Ya istiklal ya ölüm!" anlayışını benimsedi.
Faaliyetler: Kuvay-i Milliye'yi daha sonra düzenli orduya dönüştürdü, yararlı cemiyetleri birleştirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne dönüştürdü.
I. Dünya Savaşı'nın ardından yenilen devletlerle yapılacak barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek amacıyla düzenlendi.
Önemli Kararlar:
İzmir ve çevresi (Türk nüfusunun çoğunlukta olmasına rağmen) İtalya'ya vaat edilmişken, İngiltere'nin de baskısıyla Yunanistan'a verildi. Bu durum İtilaf Devletleri arasındaki anlaşmazlıkları ortaya koydu.
İzmir'in Yunanlılarca işgali, Türk halkının direnişini daha da artırdı. Gazeteci Hasan Tahsin, işgalcilere karşı ilk kurşunu attı.
Amiral Bristol Raporu: Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in işgalini haklı çıkarmak isteyen İtilaf Devletleri (özellikle Yunanistan), bölgedeki Yunanların çoğunlukta olduğunu ve Türklerin Rumlara zulmettiğini iddia etti. Ancak Amerikalı Amiral Bristol'ün hazırladığı rapor bu iddiaları çürüttü.
<example> Amiral Bristol Raporu'na göre:
1. İzmir ve çevresinde Rumlar değil, Türkler çoğunluktadır.
2. Bölgede Yunanlılar Türklere zulmetmekte ve katliam yapmaktadır.
3. Yunan işgali bölgenin güvenliğini bozmaktadır.
Bu rapor, Milli Mücadele'nin gerekçesini ve haklılığını ortaya koyan ilk uluslararası belgedir. </example>
Bu iki kavram Milli Mücadele dönemi ve Cumhuriyetin kuruluşu açısından temel öneme sahiptir.
Milli Bağımsızlık: Bir ülkenin her alanda (siyasi, ekonomik, kültürel, askeri vb.) tamamen özgür, başka devletlerin kontrolü veya egemenliği altında olmaması durumudur.
Örnekler: Cemiyetlerin kurulması, Kuvay-i Milliye'nin oluşturulması, manda ve himayenin reddedilmesi, düşmanlarla yapılan savaşlar, bayrağımız, sınırlarımız, ordumuz.
<common-mistake> Manda ve Himaye: Büyük bir devletin himayesi veya koruyuculuğu altına girerek iç işlerinde serbest, ancak dış işlerinde ona bağımlı olmak demektir. Mustafa Kemal, manda ve himayeyi "Ya istiklal ya ölüm" diyerek kesinlikle reddetmiştir. Bu, tam bağımsızlık ilkesinin temelidir. </common-mistake>
Milli Egemenlik: Ülkeyi yönetme yetkisinin ve siyasi gücün kayıtsız şartsız millete ait olması, yani halkın kendi kendini yönetmesi durumudur.
Örnekler: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, cumhuriyetin ilan edilmesi, seçimler, halkın seçtiği milletvekilleri, referandumlar.
<example> Amasya Genelgesi'nde "Milletin bağımsızlığını, milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ifadesindeki "milletin kararı" ibaresi, milli egemenliği vurgular. </example>
<tip>
Osmanlı Devleti'nde: Milli bağımsızlık vardı (kendi bayrağı, ordusu vardı), ancak Milli Egemenlik yoktu (yönetim babadan oğula geçen padişahtaydı).
Suudi Arabistan gibi krallıklarda: Milli bağımsızlık vardır, ancak Milli Egemenlik yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti'nde: Hem Milli Bağımsızlık hem de Milli Egemenlik (seçimler, TBMM) bir aradadır.
</tip>
1. Fransız İhtilali Osmanlı Devleti'ndeki toplumsal yapıyı nasıl etkilemiştir?
Cevap: Fransız İhtilali sonrasında yayılan milliyetçilik fikriyle Osmanlı bünyesindeki azınlık milletler (Rum, Sırp, Bulgar, Ermeni vb.) kendi milli devletlerini kurmak istemiş ve isyanlar çıkarmışlardır. Bu durum, Osmanlı'nın toplumsal bütünlüğünü bozmuş ve dağılmasını hızlandırmıştır.
2. Sanayi Devrimi, Osmanlı Devleti'nin dış politikasını nasıl etkilemiştir?
Cevap: Sanayi Devrimi sonrası Avrupa devletlerinin hammadde ve pazar arayışına girmesiyle birlikte Osmanlı toprakları hedef haline gelmiştir. Bu durum, Avrupa'nın Osmanlı üzerindeki siyasi ve ekonomik baskısını artırmış, Osmanlı Devleti dış borçlar almak zorunda kalarak giderek ekonomik bağımlılık içine düşmüştür.
3. Fransız İhtilali, Mustafa Kemal'i hangi konularda etkilemiştir?
Cevap: Fransız İhtilali, Mustafa Kemal'i Türk milliyetçiliği, bağımsızlık duygusu, özgür olma ve vatanseverlik konularında derinden etkilemiştir. Azınlıkların kendi devletlerini kurma çabalarını gözlemleyen Mustafa Kemal, Türk milletinin de kendi bağımsız devletini kurması gerektiği fikrini benimsemiştir.
4. Mustafa Kemal'in 31 Mart Olayı'nda ordunun yönetiminde bulunması ve meşrutiyet rejimini savunması, onun hangi kişilik özelliklerini ön plana çıkarmaktadır?
Cevap: Bu durum Mustafa Kemal'in liderlik, teşkilatçılık, vatanseverlik, yenilikçilik ve milli egemenlik taraftarı olduğunu gösterir. Olayı bastırması liderliğini; orduyu sevk ve idare etmesi teşkilatçılığını; meşrutiyeti yani halk egemenliğini savunması yenilikçi ve milli egemenlik yanlısı olduğunu ortaya koyar.
5. Mustafa Kemal'in "Ordu mensupları cemiyet içinde kaldıkça hem parti kuramayacağız hem de ordumuz olmayacaktır." sözüyle savunduğu düşünce nedir?
Cevap: Mustafa Kemal bu sözüyle ordu ve siyasetin birbirinden ayrılması gerektiğini savunmuştur. Askerlerin siyasi partilerde görev almaması, ordunun siyaset dışında kalması gerektiğini belirtmiştir.
6. I. Dünya Savaşı'nın genel nedenlerini yazınız.
Cevap: Sömürgecilik (hammadde ve pazar arayışı), milliyetçilik isyanları, silahlanma yarışı ve devletler arası bloklaşma (gruplaşma).
7. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda ittifak arayışına girmesinin sebebi ne olabilir?
Cevap: Osmanlı Devleti'nin siyasi yalnızlıktan kurtulmak ve kaybettiği toprakları geri almak istemesi.
8. I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheleri yazınız.
Cevap:
Taarruz Cepheleri: Kafkas Cephesi, Kanal Cephesi.
Savunma Cepheleri: Çanakkale Cephesi, Irak Cephesi, Suriye-Filistin Cephesi, Hicaz-Yemen Cephesi.
Yardım Cepheleri: Galiçya, Makedonya, Romanya Cepheleri.
9. Osmanlı Devleti'nin Kanal Cephesi'ni açma nedenleri nedir?
Cevap: İngilizlerin sömürge bağlantılarını kesmek ve Mısır'ı geri almak istemesi.
10. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi, Osmanlı Devleti'nin geleceği açısından hangi tehlikeyi ortaya çıkarmıştır?
Cevap: İtilaf Devletleri'ne her yeri işgal etme bahanesi sunarak, Osmanlı topraklarının tamamının işgal edilme tehlikesini ortaya çıkarmıştır.
11. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesi, İtilaf Devletleri'nin hangi amacına hizmet etmiştir?
Cevap: Doğu Anadolu'da karışıklık çıkararak işgallere zemin hazırlama ve burada bir Ermeni devleti kurma amacı gütmüştür.
12. 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı eğitim sistemi ile ilgili hangi husus vurgulanmaktadır?
Cevap: Osmanlı eğitim sisteminde eğitim birliği yoktur. Farklı türde (azınlık, yabancı, askeri, geleneksel) okulların kendi amaçları doğrultusunda eğitim vermesi, eğitimde birliğin olmadığını göstermektedir.
13. Selanik'in çok uluslu yapısı Mustafa Kemal'in hangi kişilik özelliklerinin gelişmesine katkı sağlamıştır?
Cevap: Farklı düşünce ve inançlara saygılı olması, demokratik bir kişilik kazanması ve milliyetçilik fikrinin oluşması.