Bu video, Türkçedeki deyimler ve atasözleri konusunu ele almaktadır.
Ana Noktalar: Deyimler: Atasözleri: Deyimler ve Atasözleri Arasındaki Fark: Atasözleri öğüt verir ve tam bir cümle niteliğindedir. Deyimler ise öğüt vermez, bir durumu tasvir eder ve cümle içinde çekimlenebilir.
Tanım ve Özellikleri: Anlatımı çekici kılmak için gerçek anlamı dışında kullanılan, en az iki sözcükten oluşan ve kalıplaşmış söz öbekleridir. Cümle içinde çekimlenebilir.
Mecaz Anlam: Deyimlerin çoğu mecaz anlamlıdır. <example> "Gözden düşmek" (değerini yitirmek) veya "göz gezdirmek" (derinlemesine incelemeden okumak) gibi. </example>
Gerçek Anlam: Bazı deyimler gerçek anlamlıdır. <example> "Kimin kimsesi olmamak" (yalnız olmak). </example>
Hem Gerçek Hem Mecaz Anlam: Bazı deyimler hem gerçek hem mecaz anlam taşıyabilir. "Yüzü kızarmak" (hem gerçekten yüzün kızarması hem de utanmak).
Eş Anlamlı Deyimler: Aynı anlama gelen birden fazla deyim bulunabilir. <example> "Pot kırmak", "çam devirmek", "baltayı taşa vurmak" (yersiz söz söylemek). </example>
Zıt Anlamlı Deyimler: Birbirinin zıttı anlama gelen deyimler de vardır. <example> "Ayağa alışmak" (sürekli gitmek) ve "ayağını kesmek" (gitmemek). </example>
Öğüt Vermezler: Deyimler genellikle bir durumu veya kavramı anlatır, öğüt verme amacı taşımaz. <tip> "Burnu tütmek" sadece "çok özlemek" durumunu ifade eder, bir öğüt vermez. </tip>
Tanım ve Özellikleri: Uzun deneyim ve gözlemlere dayanarak söylenmiş, kalıplaşmış ve yargı bildiren sözlerdir. Söyleyeni belli değildir ve öğüt veya nasihat içerir.
Kalıplaşmış Yapı: Atasözleri kalıplaşmıştır, kelimeleri değiştirilemez. <common-mistake> Örneğin, "Damlaya damlaya göl olur" ifadesindeki "göl" kelimesi "kuyu" veya "deniz" ile değiştirilemez. </common-mistake>
Genellikle Mecaz Anlamlı: Atasözlerinin çoğu mecaz anlamlıdır. <example> "Ağaç yaşken eğilir" (İnsanlar küçük yaşta eğitilir). </example>
Gerçek Anlamlı: Bazı atasözleri gerçek anlamlıdır. <example> "Bugün işini yarına bırakma" (işleri zamanında yap). </example>
Hem Gerçek Hem Mecaz Anlamlı: "Damlaya damlaya göl olur" gibi atasözleri hem gerçek (suyun damla damla birikmesi) hem de mecaz (küçük birikimlerle büyük hedeflere ulaşmak) anlam taşıyabilir.
Eş veya Yakın Anlamlı: Benzer anlamları ifade eden atasözleri bulunabilir. <example> "Terzi kendi söküğünü dikemez" ve "Mum dibine ışık vermez" (kişinin başkalarına yaptığı faydayı kendine sağlayamaması). </example>
Zıt Anlamlı Atasözleri: Zıt anlamlar taşıyan atasözleri de mevcuttur. <example> "Akıl adama sermayedir" (aklı över) ve "Akıllı köprüyü arayıncaya dek deli suyu geçer" (aklı ikinci plana atar, eyleme geçmeyi vurgular). </example>
Önyargı Bildirme: Bazı atasözleri önyargı içerebilir. <example> "Kişi arkadaşından bellidir" (arkadaş seçiminin kişiliği yansıttığına dair). </example>
Türkçenin zenginliğini ve anlatım gücünü artıran "deyimler" ve "atasözleri" günlük hayatta sıkça kullandığımız, kalıplaşmış ve genellikle mecaz anlam taşıyan söz gruplarıdır. Bu ifadeler, kültürel birikimimizi ve deneyimlerimizi kısa ve öz bir şekilde aktarmamızı sağlar.
---
Deyimler, bir kavramı veya durumu daha etkili, canlı ve çekici bir şekilde ifade etmek amacıyla gerçek anlamlarından sıyrılarak mecazlaşmış söz öbekleridir. Genellikle bir durumu özetler, öğüt verme amacı taşımazlar.
#### Deyimlerin Genel Özellikleri:
Anlatımı Çekici Kılar: Deyimler, sıradan ifadelerin yerine geçerek anlatıma güç ve güzellik katar.
<example> "Çok acıktım" yerine "Karnım zil çalıyor" demek, durumu daha canlı anlatır. </example>
Kalıplaşmıştır: Deyimleri oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemez, aralarına başka sözcükler giremez ve eş anlamlılarıyla bile değiştirilemezler. Bu durum, deyimlerin dilimizdeki özgünlüğünü korur.
<common-mistake> "Bağrına kaya basmak" yanlıştır, doğrusu "Bağrına taş basmak" olmalıdır. Taş yerine kaya kullanmak deyimin kalıplaşmış yapısını bozar. </common-mistake>
Genellikle En Az İki Sözcükten Oluşur: Çoğu deyim birden fazla kelimenin birleşimiyle oluşur. Ancak "atı alan Üsküdar'ı geçti" gibi daha uzun deyimler de bulunur.
Öğüt Vermez, Durum Bildirir: Deyimler, bir olayı, durumu veya duyguyu anlatmak için kullanılır; genel geçer bir yargı ya da öğüt içermezler.
<example> "Burnunu çekmek" deyimi, bir kişiyi çok özlemek durumunu ifade eder, bir öğüt vermez. </example>
#### Deyimlerde Anlam Çeşitliliği:
1. Mecaz Anlamlı Deyimler: Deyimlerin büyük çoğunluğu mecaz anlam taşır; yani kelimeler gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak yeni bir anlam kazanır.
Gözden düşmek: Değerini yitirmek, önemini kaybetmek.
Göz boyamak: Kandırmak, yanıltmak.
Bağrına taş basmak: Büyük bir acıya veya üzüntüye katlanmak.
Atı alan Üsküdar'ı geçti: Bir fırsatın kaçtığını, iş işten geçtiğini ifade eder.
Göz gezdirmek: Bir metni derinlemesine okumadan, hızlıca incelemek.
Burnu büyümek: Şımarmak, kibirlenmek, kendini beğenmek.
Renkten renge girmek: Utanç, korku veya heyecan gibi duygularla yüzünün renginin sürekli değişmesi.
Eli ayağına dolaşmak: Şaşırmak, telaşlanmak, ne yapacağını bilememek.
<tip> Bir deyimin mecaz anlamlı olup olmadığını anlamak için sözcüklerin tek tek gerçek anlamlarını düşünün. Eğer bir bütün olarak farklı bir anlam ifade ediyorsa, mecaz anlamlıdır. Örneğin "göz gezdirmek" deyiminde gözün fiziksel olarak gezdiğini düşünmek mantıksızdır, bu yüzden mecazdır. </tip>
2. Gerçek Anlamlı Deyimler: Bazı deyimler, anlamlarını oluşturan kelimelerin gerçek anlamlarıyla örtüşür.
Kimin kimsesi olmamak: Gerçekten de yalnız olmak, hiç akraba ya da arkadaşı bulunmamak.
İyi gün dostu olmak: Sadece zor zamanlarda değil, iyi zamanlarda arkadaşlık eden kişi.
3. Hem Gerçek Hem Mecaz Anlamlı Deyimler: Bazı deyimler ise hem gerçek anlamda düşünülebilir hem de mecaz bir anlam taşır.
Yüzü kızarmak: Hem utanmak (mecaz) hem de gerçekten yüzün kan akışından dolayı kızarması (gerçek) durumu.
#### Deyimlerin Anlam İlişkileri:
Eş Anlamlı Deyimler: Anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan deyimlerdir.
Pot kırmak / Çam devirmek / Baltayı taşa vurmak: Hepsi de yersiz, uygunsuz veya karşısındakini incitecek sözler söylemek anlamına gelir.
<example> Arkadaşının önünde kıyafetine kötü yorum yapmak "pot kırmak" demektir. </example>
Zıt Anlamlı Deyimler: Anlamları birbirine karşıt olan deyimlerdir.
Ayağı alışmak: Bir yere sürekli gitmek, sık sık ziyaret etmek.
Ayağını kesmek: Bir yere gitmeyi bırakmak, uğramaz olmak.
---
Atasözleri, uzun deneyim ve gözlemler sonucunda ortaya çıkmış, atalarımızdan öğüt, ahlak dersi veya genel bir yargı bildiren kalıplaşmış sözlerdir. Deyimlerden farklı olarak, genellikle bir yargı bildirir ve ders verme amacı güderler.
#### Atasözlerinin Genel Özellikleri:
Öğüt ve Ders Verir: Atasözlerinin temel amacı, insanlara yol göstermek, deneyimlerden çıkarılmış dersleri aktarmaktır.
<example> "Damlaya damlaya göl olur" atasözü, küçük birikimlerin zamanla büyük değerlere ulaşabileceği öğüdünü verir. </example>
Kalıplaşmıştır: Deyimlerde olduğu gibi, atasözlerini oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemez, aralarına ekleme yapılamaz.
<common-mistake> "Damlaya damlaya deniz olur" veya "Damlaya damlaya kuyu olur" ifadeleri yanlıştır, doğrusu "Damlaya damlaya göl olur" şeklindedir. </common-mistake>
Anonimdir: Atasözlerinin kim tarafından ne zaman söylendiği belli değildir. Halkın ortak malı olarak kabul edilir. Bu yönüyle özdeyişlerden (söyleyeni belli olan vecizeler) ayrılır.
Tam Bir Cümledir: Genellikle yargı bildiren, bitmiş bir cümle niteliğindedirler.
Evrensel Gerçekleri İçerir: Çoğu atasözü, insan doğası, toplum ilişkileri, yaşamın gerçekleri hakkında genellemeler yapar.
#### Atasözlerinde Anlam Çeşitliliği:
1. Mecaz Anlamlı Atasözleri: Çoğu atasözü mecaz anlam taşır, yani kelimeler gerçek anlamlarından farklı bir anlamı karşılar.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer: Bir olaydan dolayı ders alan kişinin, benzer durumlarda daha dikkatli davranacağını ifade eder.
Ağaç yaşken eğilir: Çocukların küçük yaşta kolayca eğitilebileceğini, belli bir yaştan sonra bu durumun zorlaşacağını anlatır.
Yuvarlanan taş yosun tutmaz: Sürekli iş veya yer değiştiren kimsenin belirli bir alanda başarı elde edemeyeceğini, deneyim ve birikim kazanamayacağını ifade eder. Bu atasözü, bazen "işleyen demir ışıldar" ile karıştırılabilir, ancak anlamları farklıdır. "İşleyen demir ışıldar" çalışkanlığın faydalarına vurgu yaparken, "yuvarlanan taş yosun tutmaz" istikrarsızlığın olumsuz sonuçlarına işaret eder.
<tip> "Yuvarlanan taş yosun tutmaz" atasözünü, bir meslekte istikrarlı olmanın gerekliliğini hatırlamak için kullanabilirsiniz. Sürekli iş değiştiren bir kişi, o alanda derinlemesine bilgi ve tecrübe kazanamaz. </tip>
2. Gerçek Anlamlı Atasözleri: Nadiren de olsa bazı atasözleri gerçek anlam taşır.
Bugün işini yarına bırakma: Yapılması gereken bir işi zamanında yapmanın önemini vurgular, ertelenmemesi gerektiğini söyler. Burada sözcükler mecazlaşmamıştır.
3. Hem Gerçek Hem Mecaz Anlamlı Atasözleri: Bazı atasözleri hem gerçek anlamıyla anlaşılabilir hem de mecaz bir anlam taşır.
Damlaya damlaya göl olur: Gerçekten de su damlaları binlerce yıl sonra birikerek göl oluşturabilir. Mecazen ise küçük birikimlerin zamanla büyük servetlere veya başarılara dönüşebileceğini anlatır.
#### Atasözlerinin Anlam İlişkileri:
Eş veya Yakın Anlamlı Atasözleri: Anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan atasözleridir.
Terzi kendi söküğünü dikemez / Mum dibine ışık vermez: Her iki atasözü de insanın başkalarına yaptığı hizmetleri kendisi için yapamaması veya en yakınındaki kişilere faydalı olamaması durumunu ifade eder.
<example> Bir öğretmen, başkalarına ders anlatırken kendi çocuğunun ders çalışması konusunda zorlanıyorsa, bu durumu "Terzi kendi söküğünü dikemez" atasözüyle açıklayabiliriz. </example>
Zıt Anlamlı Atasözleri: Anlamları birbirine zıt olan veya farklı bakış açılarını ifade eden atasözleridir.
Akıl adama sermayedir: Aklın ve zekanın insan için ne kadar değerli bir kaynak olduğunu vurgular, aklı över.
Akıllı köprüyü arayıncaya dek deli suyu geçer: Aşırı temkinli ve düşünceli davranan akıllı birinin fırsatları kaçırabileceğini, cesur ve gözü kara birinin ise daha çabuk sonuca ulaşabileceğini ima eder. Burada "akıl" ikinci plana atılır, cesaret ön plana çıkar.
Önyargı Bildiren Atasözleri: Bazı atasözleri, bir durum veya kişi hakkında genellemeler yaparak önyargılı bir bakış açısı sunabilir.
Kişi arkadaşından bellidir / Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim: Bir kişinin karakterinin ve kişiliğinin arkadaşlarından anlaşılabileceği, arkadaş çevresinin bir insan hakkında fikir vereceği varsayımı üzerine kuruludur.
---
| Özellik | Deyimler | Atasözleri |
| :------------- | :----------------------------------------- | :---------------------------------------- |
| Amacı | Bir durumu, kavramı etkili anlatmak | Öğüt vermek, yargı bildirmek, ders vermek |
| Yargı | Genellikle yargı bildirmez, bir durumu özetler | Genellikle yargı bildirir, genel geçer bir öğüt içerir |
| Söyleyeni | Belli değildir (Anonim) | Belli değildir (Anonim) |
| Yapısı | Genellikle söz öbeği şeklindedir | Genellikle tam bir cümle şeklindedir |
| Anlam | Çoğu mecaz anlamlıdır | Çoğu mecaz anlamlıdır |
| Kalıplaşma | Kalıplaşmıştır, değiştirilemez | Kalıplaşmıştır, değiştirilemez |
| Çekimleme | Fiiller çekimlenebilir (örn: karnım zil çaldı) | Genellikle çekimlenmez (örn: damlaya damlaya göl olur) |
---
1. Aşağıdaki metinde bulunan deyimi ve metne kattığı anlamı yazınız:
"Geçen gün okul çıkışında arkadaşlarımla sohbet ediyorduk. Konu arkadaşlarımızdan birinin yeni aldığı gözlüğe geldi. Ben farkında olmadan o gözlük ona pek yakışmamış dedim. Arkadaşlarım birden sustu. Çünkü arkadaşımız aramızdaymış. Büyük bir pot kırmıştım. Çok utandım."
Deyim: Pot kırmak
Anlamı: Yersiz, uygunsuz veya karşısındakini incitecek sözler söylemek. (Veya: Karşısındaki insana dokunacak sözler söylemek, yersiz konuşmak.)
2. Aşağıdaki numaralanmış deyimlerden hangisinin anlamı yanlış verilmiştir?
I. Ağzı var dili yok: Pek sessiz, kendi halinde.
II. Başa çıkmak: Bir şeye gücü yetmek.
III. Kaşla göz arasında: Kimsenin sezmesine imkan vermeyecek kadar kısa bir zaman içinde, çok çabuk.
IV. Baltayı taşa vurmak: Sabrını taşıran tutum ve davranış.
Doğru Cevap: IV.
Açıklama: "Baltayı taşa vurmak" deyimi "pot kırmak" veya "çam devirmek" gibi yersiz konuşmak, uygunsuz bir söz söylemek anlamına gelir. "Sabrını taşıran tutum ve davranış" anlamı yanlıştır.