7. Sınıf Türkçe 1. Dönem Tekrar Notu
Bu not, 7. sınıf Türkçe 1. dönemin önemli konularını detaylı bir şekilde tekrar etmen, bilgilerini pekiştirmen ve sınavlara hazırlanman için hazırlanmıştır. Notu okuduktan sonra bu konularla ilgili herhangi bir eksikliğin kalmayacak.
1. Fiiller
Fiiller; iş, oluş, hareket veya durum bildiren sözcüklerdir. Bir eylemi zaman ve kişi belirterek anlatırlar.
- Evimizin duvarları boyandı. (boyanma işi)
- Uyuya kaldığı için otobüsü kaçtı. (kaçma durumu)
- Tüm dersi dikkatle dinledi. (dinleme eylemi)
- Ankara'ya üç saatte varmış. (varma eylemi)
- Kedisi kayboldu. (kaybolma oluşu)
Fiil Kipleri
Fiiller, işin, oluşun, hareketin ne zaman yapıldığını veya nasıl tasarlandığını bildiren eklere "kip eki" denir. Fiil kipleri iki ana başlıkta incelenir: Haber Kipleri ve Dilek Kipleri.
A. Haber (Bildirme) Kipleri
Zaman anlamı taşıyan kiplerdir. Eylemin ne zaman yapıldığını bildirirler.
1. Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman (-dı, -di, -du, -dü / -tı, -ti, -tu, -tü): Eylemin konuşan kişi tarafından görüldüğünü, tanık olunduğunu gösterir.
- Dersi dinledi.
- Ödevini yaptı.
2. Duyulan (Öğrenilen) Geçmiş Zaman (-mış, -miş, -muş, -müş): Eylemin başkasından duyulduğunu veya sonradan fark edildiğini gösterir.
- Bana hediye almış.
- Dün çok çalışmış.
3. Şimdiki Zaman (-yor / -mekte, -makta): Eylemin konuşma anında gerçekleştiğini belirtir.
- Şu an ders çalışıyorum.
- Beni izliyorsunuz.
4. Gelecek Zaman (-acak, -ecek): Eylemin konuşma anından sonra gerçekleşeceğini bildirir.
- Sınava iyi hazırlanacağız.
- Yarın pikniğe gidecekler.
5. Geniş Zaman (-r / -ar, -er / -ır, -ir, -ur, -ür): Eylemin her zaman yapıldığını, alışkanlıkları, genellemeleri ifade eder.
- Sabahları erken kalkarım.
- Faydalı bilgiler içerir.
B. Dilek (Tasarlama) Kipleri
Zaman anlamı taşımazlar. Eylemin gerçekleşmesini bir arzuya, şarta, gerekliliğe bağlar veya emir şeklinde ifade eder.
1. Gereklilik Kipi (-malı, -meli): Eylemin yapılması gerektiğini ifade eder.
- Derslerimize düzenli çalışmalıyız.
- Sözlerini düşünerek söylemeliydin.
2. Şart Kipi (-sa, -se): Eylemin gerçekleşmesini bir koşula bağlar.
- Erken kalksan otobüsü kaçırmazdın.
- Soruyu anlasan çözebilirsin.
3. İstek Kipi (-a, -e): Bir dilek veya isteği ifade eder.
- Bu kitabı da okuyalım.
- Sen de bizimle gelesin.
4. Emir Kipi: Eylemin yapılmasını kesin bir dille buyurur. Kip eki yoktur, sadece şahıs ekleriyle çekimlenir.
- Masayı topla. (Sen)
- Sınava çalışsınlar. (Onlar)
Fiillerde Şahıs Ekleri
Fiil kiplerine eklenen şahıs ekleri, eylemi kimin yaptığını gösterir. Şahıs ekleri 6 farklı kişiyi belirtir:
- Ben (1. tekil şahıs): seviyorum
- Sen (2. tekil şahıs): seviyorsun
- O (3. tekil şahıs): seviyor
- Biz (1. çoğul şahıs): seviyoruz
- Siz (2. çoğul şahıs): seviyorsunuz
- Onlar (3. çoğul şahıs): seviyorlar
- Çalışıyorum (Ben) – 1. tekil şahıs
- Çalışacaksın (Sen) – 2. tekil şahıs
- Çalıştık (Biz) – 1. çoğul şahıs
- Çalışmalıyız (Biz) – 1. çoğul şahıs
- Çalış (Sen) – 2. tekil şahıs (Emir kipi)
Olumsuzluk ve Soru Hali
Fiillerin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru halleri bulunabilir:
- Başladı. (Olumlu)
- Başladı mı? (Soru)
- Başlamadı. (Olumsuz)
- Başlamadı mı? (Olumsuz Soru)
Anlam (Kip) Kayması
Fiilin çekimlendiği kipin, cümlede başka bir kipin anlamını taşımasıdır. Bu durum Türkçenin anlatım zenginliğidir.
- Öğrenciler her gün çalışıyor. (Fiil şimdiki zamanla çekimli, fakat "her gün" ifadesi eylemin geniş zamanda yapıldığını gösteriyor. Burada şimdiki zaman kipi yerine geniş zaman kipi (çalışır) kullanılmalıydı. Anlam kayması vardır.)
- Bu hafta sonu dayımlar bize gelir. (Fiil geniş zamanla çekimli, fakat "bu hafta sonu" ifadesi eylemin gelecek zamanda gerçekleşeceğini gösteriyor. Geniş zaman kipi yerine gelecek zaman kipi (gelecek) kullanılmalıydı.)
- Fatih Sultan Mehmet 1453'te İstanbul'u fetheder. (Fiil geniş zamanla çekimli, fakat "1453'te" ifadesi eylemin geçmiş zamanda gerçekleştiğini gösteriyor. Geniş zaman kipi yerine duyulan geçmiş zaman (fethetmiş) kullanılmalıydı.)
Anlam kaymasını anlamak için fiile ve cümlede zamanı bildiren diğer kelimelere dikkat etmek gerekir. Fiilin çekimlendiği kip ile cümledeki zaman kelimesi uyuşmuyorsa anlam kayması var demektir.
Anlamlarına Göre Fiiller
Fiiller, cümlede bildirdikleri anlama göre üçe ayrılır:
1. Kılış Fiilleri: Bir işi, bir oluşu nesne alarak yapan fiillerdir. Başına "onu" kelimesi getirilebilen fiiller kılış fiilleridir.
- Onu dinledi.
- Onu tanıdı.
- Onu sevdi.
- Onu yazdı.
- Onu bekledi.
2. Durum Fiilleri: Nesne almayan fiillerdir. Başına "onu" kelimesi getirilemez. Eylemin öznenin iç dünyasındaki bir durumu veya bir halini bildirir.
- Onu durdu (olmaz).
- Onu uyuyor (olmaz).
- Onu gülüyor (olmaz).
- Onu gitmiş (olmaz).
3. Oluş Fiilleri: Öznenin iradesi dışında kendiliğinden gerçekleşen, zamanda belirli bir süreci kapsayan fiillerdir. Bir değişim veya gelişme bildirirler.
- Ekmek küflendi.
- Boyu çok uzadı.
- Yüzü kızardı.
- Meyveler çürüyor.
2. Fiillerde Yapı
Fiiller, yapılarına göre üç çeşide ayrılır: Basit, Türemiş ve Birleşik Fiiller.
A. Basit Fiiller
Hiçbir yapım eki almamış, sadece çekim eki almış (kip ve şahıs ekleri) fiillerdir. Fiilin kök halinde olması gerekir.
- Seviyor. (Sevmek fiil kökü + -iyor şimdiki zaman kipi)
- Okudu. (Okumak fiil kökü + -du görülen geçmiş zaman kipi)
- Tanımış. (Tanımak fiil kökü + -mış duyulan geçmiş zaman kipi)
- Yedi. (Yemek fiil kökü + -di görülen geçmiş zaman kipi)
B. Türemiş Fiiller
Fiil kök veya gövdesine yapım eki getirilerek türetilmiş fiillerdir. Yapım eki, kelimenin anlamını veya türünü değiştirir.
- Sevmekten sevdiriyor. (sevmek başka, sevdirmek başka bir anlam)
- Okumaktan okundu. (okumak başka, okunmak başka bir anlam)
- Tanımaktan tanıştı. (tanımak başka, tanışmak başka bir anlam)
- Yemekten yedirdi. (yemek başka, yedirmek başka bir anlam)
C. Birleşik Fiiller
Birden fazla sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan fiillerdir. Üç çeşidi vardır:
1. Kurallı Birleşik Fiiller: Belirli kurallara göre iki fiilin birleşmesiyle oluşan ve daima bitişik yazılan fiillerdir.
- Yeterlilik Birleşik Fiili (-ebilmek): Yapabilme gücü veya olasılık anlamı katar.
- Bu soruyu çözebilirim. ("çözmeye gücüm yeter" veya "çözmem mümkün")
- Tezlik Birleşik Fiili (-ıvermek): Çabukluk, tezlik veya birdenbire olma anlamı katar.
- Kapıyı açıverdi. ("hemen açtı")
- Sürerlik Birleşik Fiili (-edurmak, -ekalmak, -egelmek): Eylemin devam ettiğini, sürdüğünü bildirir.
- Siz yazıya dura durun ben geliyorum. ("yazmaya devam edin")
- Yaklaşma Birleşik Fiili (-eyazmak): Eylemin neredeyse gerçekleştiğini, ramak kaldığını ifade eder.
- Merdivenlerden düşeyazdı. ("neredeyse düşüyordu")
2. Yardımcı Eylemle Kurulan Birleşik Fiiller: İsim soylu bir sözcük ile "etmek, olmak, eylemek, kılmak" yardımcı eylemlerinden birinin birleşmesiyle oluşur.
Birleşik fiil oluşurken isim soylu sözcükte herhangi bir ses olayı (ses düşmesi, ses türemesi) meydana gelirse fiil bitişik yazılır. Ses olayı yoksa ayrı yazılır.
- Ses olayı olanlar (Bitişik yazılır):
- His + etmek = hissetti (s türemesi)
- Af + etmek = affetti (f türemesi)
- Zan + etmek = zannetti (n türemesi)
- Devir + etmek = devretti (i düşmesi)
- Ses olayı olmayanlar (Ayrı yazılır):
- terk etmek
- hak etmek
- fark etmek
- arz etmek
- mutlu olmak
3. Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller: Genellikle deyimler ve bazı kalıplaşmış söz öbekleri bu gruba girer. Kelimeler gerçek anlamlarından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanır.
- Bu teklife burun kıvırdı.
- Yeni elbisem göze geldi.
3. Zarflar (Belirteçler)
Zarflar, fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendi türünden kelimeleri durum, zaman, yer-yön, miktar, soru gibi çeşitli yönlerden belirten sözcüklerdir.
Zarf Çeşitleri
1. Durum (Hal) Zarfları: Fiilin veya fiilimsinin nasıl yapıldığını, hangi durumda olduğunu bildirir. Fiile "Nasıl?" sorusu sorularak bulunur.
- Hızlı koşuyor. (Nasıl koşuyor?)
- Dersi dikkatli dinledi. (Nasıl dinledi?)
- Soruyu güzelce çözdü. (Nasıl çözdü?)
2. Zaman Zarfları: Fiilin veya fiilimsinin ne zaman yapıldığını bildirir. Fiile "Ne zaman?" sorusu sorularak bulunur.
- Şu an ders çalışıyorum. (Ne zaman çalışıyorum?)
- Yarın gelecekmiş. (Ne zaman gelecekmiş?)
- Evi akşam temizledik. (Ne zaman temizledik?)
3. Yer Yön Zarfları: Fiilin veya fiilimsinin yönünü bildirir. "Nere?" sorusu sorularak bulunur. Sekiz tanedir: içeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri, öte, beri.
Yer yön zarfları çekim eki (hal ekleri -e, -de, -den vb.) almazlar. Çekim eki alırlarsa isimleşirler.
- Eymen yukarı çıktı. (Nereye çıktı?)
- Topu geri attı. (Nereye attı?)
"İçeriye girme." cümlesindeki "içeriye" kelimesi "-e" yönelme hal eki aldığı için yer yön zarfı değil, isimdir. Zarflar ek almaz.
4. Miktar (Azlık-Çokluk) Zarfları: Fiilin, fiilimsinin, sıfatın veya başka bir zarfın miktarını (ne kadar olduğunu) bildirir. "Ne kadar?" sorusu sorularak bulunur.
- Sınavlarına çok çalışıyor. (Ne kadar çalışıyor?)
- Yemeği az yedi. (Ne kadar yedi?)
- Bizi epey bekletti. (Ne kadar bekletti?)
5. Soru Zarfları: Fiilleri, fiilimsileri soru yoluyla belirten zarflardır. "Nasıl?", "Ne zaman?", "Nereye?", "Ne kadar?", "Niçin?", "Neden?" gibi sözcüklerdir.
- Bu soruyu nasıl çözdün?
- Buraya ne zaman geldin?
- neden aramadınız?
Zarf ve Sıfat Farkı
Zarflar ve sıfatlar birbirine karıştırılabilir ancak temel fark, niteledikleri sözcük türündedir.
- Zarflar: Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya başka zarfları niteler. Fiile sorulan "Nasıl?", "Ne zaman?", "Ne kadar?", "Nereye?" sorularına cevap verir.
- Sıfatlar: İsimleri niteler. İsme sorulan "Nasıl?", "Hangi?", "Kaç?" sorularına cevap verir.
Aynı kelime, nitelediği türe göre zarf veya sıfat olabilir.
- Hızlı koşuyor. (Koşuyor: fiil, hızlı: zarf)
- Hızlı araba. (Araba: isim, hızlı: sıfat)
- Çok uyudu. (Uyudu: fiil, çok: zarf)
- Çok kitap. (Kitap: isim, çok: sıfat)
- Büyük bir çardak. (Çardak: isim, büyük: sıfat)
Bir kelimenin sıfat mı yoksa zarf mı olduğunu anlamak için, o kelimenin nitelediği (belirttiği) sözcüğün türüne bakın. Eğer bir fiili ya da fiilimsiyi niteliyorsa zarf, bir ismi niteliyorsa sıfattır.
4. Sözcükte Anlam
Kelimelerin anlam özelliklerini inceleyen bölümdür.
Gerçek Anlam
Bir sözcüğün söylendiğinde akla gelen ilk (temel) anlamıdır. Sözlüğe baktığımızda ilk sırada yer alan anlam genellikle gerçek anlamdır.
- Pencereden soğuk hava geliyor. (Düşük sıcaklık)
- Etleri çiğ olarak yiyorlardı. (Pişmemiş)
Mecaz Anlam
Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle soyut bir durumu ifade eder.
- Son günlerde bize soğuk davranıyor. (İlgisiz, sevgisiz)
- İnuitlerin oldukça renkli hayatları var. (Canlı, farklı, ilginç)
Terim Anlam
Bir bilim, sanat, spor dalı veya meslek alanına özgü özel anlamı olan sözcüklerdir.
- Şiirdeki kafiye türlerini bu yıl öğreneceğiz. (Edebiyat terimi)
- Matematikte üçgen, müzikte nota terim anlamlı sözcüklerdir.
Zıt (Karşıt) Anlamlı Kelimeler
Anlamca birbirinin tamamen karşıtı olan kelimelerdir.
- az - çok
- büyük - küçük
- ağlamak - gülmek
- temiz - kirli
Eş (Anlamdaş) Anlamlı Kelimeler
Yazılışları ve okunuşları farklı, ancak anlamları aynı olan kelimelerdir.
- düş - rüya
- okul - mektep
- öğrenci - talebe
- ev - konut
Sesteş (Eş Sesli) Kelimeler
Yazılışları ve okunuşları aynı, ancak anlamları birbirinden farklı olan kelimelerdir.
- Çay: İçtiğimiz çay / akarsu
- Yüz: İnsan yüzü / yüzmek eylemi / sayı
- Gül: Çiçek olan gül / gülmek eylemi
5. Cümlede Anlam
Cümlelerin ifade ettiği anlam özelliklerini inceler.
Öznel ve Nesnel Cümleler
- Öznel Cümleler: Kişisel duygu, düşünce veya yoruma dayalı, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanmayacak, kişiden kişiye değişen cümlelerdir. Genellikle yargının başına "Bence" getirilebilir.
- Türkiye'nin en güzel şehri Denizli'dir. (Kişiye göre değişir.)
- Bu ders, tüm derslerin en zorudur.
- Nesnel Cümleler: Kişisel duygu, düşünce veya yorum içermeyen, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilir, herkesçe kabul gören yargılar bildiren cümlelerdir.
- Pamukkale Denizli'dedir. (Kanıtlanabilir bilgi.)
- Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.
Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç Cümleleri
- Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri: Bir eylemin veya durumun hangi sebeple gerçekleştiğini bildiren cümlelerdir. "Niçin?", "Neden?" sorularına cevap verir.
- Yağmur yağdığından araçlar yavaşladı. (Araçların yavaşlamasının nedeni yağmur yağması.)
- Çok yorulduğu için erkenden uyudu. (Uyumasının nedeni yorulması.)
- Amaç-Sonuç Cümleleri: Bir eylemin hangi amaca yönelik olduğunu ifade eden cümlelerdir. Cümledeki "için" kelimesinin yerine "amacıyla" sözcüğü getirilebiliyorsa, o cümle amaç-sonuç cümlesidir.
- Arkadaşıyla görüşmek için evden çıktı. (Görüşmek amacıyla evden çıktı.)
- Sınavı geçmek üzere çok çalıştı. (Sınavı geçmek amacıyla çok çalıştı.)
Neden ile amacın farkı şu şekildedir: Neden gerçekleşmiş bir durumu anlatır, amaç ise henüz gerçekleşmemiş, tasarlanan bir eylemi.
Koşul-Sonuç Cümleleri
Bir eylemin gerçekleşmesinin, başka bir eylemin veya durumun gerçekleşmesine bağlı olduğunu bildiren cümlelerdir. Genellikle "-sa, -se" şart kipi kullanılır.
- Derslerine çalışırsan dışarı çıkabilirsin. (Dışarı çıkmanın koşulu: derslerine çalışmak.)
- Okuldan geç gelirsen yemeğe yetişemezsin.
Karşılaştırma Cümleleri
İki veya daha fazla varlık, kavram veya olayın benzer ya da farklı yönlerini ortaya koyan cümlelerdir. Genellikle "en", "daha", "kadar", "ise", "aynı", "gibi", "farklı" gibi sözcükler kullanılır.
- Sınıfta onun kadar uzun boylusu yoktu. (Diğerleriyle boy uzunluğu karşılaştırılmış.)
- Bu şehir diğerlerinden daha kalabalık.
- O, daha çalışkan.
Duygu Belirten Cümleler
Cümleler; azımsama, küçümseme, özlem, şaşırma, sitem, yakınma, pişmanlık, ön yargı, varsayım, olasılık, tavsiye gibi çeşitli duyguları veya yargıları ifade edebilir.
- Azımsama: Bir şeyin miktar olarak yetersiz veya az bulunduğunu belirtme (genellikle ölçülebilir şeyler için).
- Bu yemek on kişiye asla yetmez.
- Küçümseme: Bir kişiyi veya durumu değersiz, önemsiz görme (ölçülemeyen, manevi değerler için).
- Sen kim, bu soruları çözmek kim!
- Özlem: Geçmişte kalan veya uzakta olan birine ya da bir şeye duyulan hasret, gidip görme veya kavuşma isteği.
- Nerede bayram sevincinin aylarca paylaşıldığı güzel günler?
- Şaşırma: Beklenmedik bir durum karşısında hayret etme.
- Aaa, sen de mi buradasın?
- Okullar yarın kardan dolayı tatil mi olmuş!
- Sitem: Bir kişinin, yaptığı hoşlanılmayan bir davranıştan dolayı kırıldığını, gücendiğini doğrudan o kişiye ifade etme.
- Beni yemeğe bir sen çağırmadın demek.
- Yakınma: Bir durumdan veya kişiden genel olarak şikayet etme, dert yanma (genellikle şikayet edilen kişi orada değildir, başkasına anlatılır).
- Şu çocuğun odası her zaman dağınıktır.
- Pişmanlık: Yapılan bir iş veya davranıştan dolayı duyulan üzüntü.
- Keşke şemsiyemi alsaydım.
- Ön Yargı: Bir durum veya kişi hakkında önceden, yeterli bilgiye sahip olmadan edinilen olumlu ya da olumsuz yargı.
- Yarınki sınav eminim ki çok kolay olacak. (Olumlu ön yargı)
- Bu çocuk kesin yine bir şeyler karıştırıyordur. (Olumsuz ön yargı)
- Varsayım: Olmayan bir şeyi bir an için olmuş gibi kabul etme. "Tut ki", "diyelim ki", "varsayalım ki" gibi ifadelerle belirtilir.
- Tut ki sen de son otobüsü kaçırdın, şimdi ne yapacaksın?
- Olasılık: Bir durumun gerçekleşme ihtimali. "Belki", "olabilir", "çıkabilir" gibi ifadelerle belirtilir.
- Sınavda bu konudan soru çıkabilir.
Varsayım ile olasılık arasındaki fark şudur: Varsayımda "olmayan bir şeyi olmuş gibi kabul etme" durumu varken, olasılıkta "bir şeyin gerçekleşme ihtimali" vardır.
- Tavsiye: Herhangi bir konuda birine yol gösterme, öneride bulunma.
- Yağlı yiyeceklerden bir süre uzak durmalısın.
6. Parçada Anlam
Bir metni anlama ve yorumlama becerileriyle ilgili konulardır.
Başlık
Metnin konusuyla ilgili, metni en iyi ve en kısa şekilde özetleyen ifadedir. Anahtar kelimelerden ve metnin tamamından yararlanılarak belirlenir.
Konu
Yazarın metinde üzerinde durduğu, hakkında bilgi verdiği temel durum veya kavramdır. "Yazar metinde neyden bahsediyor?" sorusunun cevabıdır. Genellikle metnin ilk cümlesinde ipuçları bulunur ve sık tekrar eden kelimeler dikkate alınır.
Anahtar Kelimeler
Metnin konusunu ve ana fikrini özetleyen, metin içinde en sık geçen, önemli kelimelerdir. Başlık ve konu belirlemede yol göstericidir.
Ana Düşünce (Ana Fikir)
Parçanın okuyucuya vermek istediği asıl mesaj veya derstir. Yazının yazılış amacıdır.
Ana düşünceyi bulurken genellikle "kısacası", "özetle", "sonuç olarak", "bu yüzden", "demek ki" gibi ifadelere dikkat edilmelidir. Bu ifadelerden sonra genellikle ana düşünce gelir. Bazen de metnin ilk veya son cümlesinde bulunabilir. "Ama", "oysa", "ne var ki" gibi bağlaçlarla girişilen cümleler de ana düşünceyi taşıyabilir.
Yardımcı Düşünce
Ana düşünceyi destekleyen, açıklayan veya geliştiren yan fikirlerdir. Bir metinde birden fazla yardımcı düşünce bulunabilir.
"Hangi yargıya ulaşılamaz?" veya "Hangisi söylenemez?" gibi sorularda şıklarda yer alan "hiç", "asla", "yalnızca", "daima", "kesinlikle", "bütünüyle" gibi iddialı veya genelleyici ifadelere dikkat edin. Bu tür ifadeler genellikle metinde geçmeyen veya abartılı yorumları içerir.
7. Hikaye Unsurları
Bir hikayeyi oluşturan temel ögelerdir.
- Olay: Hikayede kişilerin başına gelen, onları etkileyen durum veya durumlardır.
- Yer (Mekan): Olayların geçtiği çevre, ortam veya mekandır (ev, okul, park vb.).
- Zaman: Olayların yaşandığı zaman dilimi (sabah, akşam, yaz, kış, 1990 yılı, iki gün sonra vb.).
- Şahıslar (Kişiler) ve Varlıklar: Hikayede yer alan insan, hayvan veya olağanüstü varlıklardır.
- Anlatıcı: Olayları okuyucuya aktaran bakış açısıdır.
- 1. Kişi Anlatım (Kahraman Anlatıcı): Olayları yaşayan ve anlatan kişi aynıdır. Fiiller "ben" veya "biz" şahıslarıyla çekimlenir ("geldim", "yaptık").
- 3. Kişi Anlatım (Gözlemci veya Tanrısal Anlatıcı): Olayları dışarıdan gözlemleyen veya her şeyi bilen bir anlatıcıdır. Fiiller "o" veya "onlar" şahıslarıyla çekimlenir ("geldi", "yaptılar").
8. Söz Sanatları
Anlatımı daha etkili ve çekici kılmak için kullanılan edebi ifadelerdir.
- Tezat (Zıtlık): Anlamca birbirine karşıt (zıt) olan iki kavramın bir arada kullanılmasıdır.
- Gerek ağladık gerek güldük senin. (Ağlamak ve gülmek zıttır.)
- Zor geçeceğini düşündüğümüz maçı kolay kazandık.
- Mübalağa (Abartma): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya küçük, çok daha az veya çok göstermektir.
- Maçın son yarım saatini nefes almadan izledik. (Yarım saat nefes almadan durmak abartmadır.)
- Seni dünyalar kadar seviyorum.
- Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışı canlı veya cansız varlıklara insanlara ait özelliklerin verilmesidir.
- Milli sporcularımızın oyununa parkeler bile hayran kaldı. (Hayran kalmak insana özgü bir özelliktir.)
- Her vahşi çiçekte gurur vardır. (Gurur duymak insana özgüdür.)
- İntak (Konuşturma): İnsan dışı varlıkları konuşturma sanatıdır. İntak sanatı olan her yerde teşhis sanatı da vardır.
- Basketbol topu "Yeter artık beni elden ele dolaştırma!" dedi. (Topun konuşması.)
- Teşbih (Benzetme): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak benzerlik kurmaktır. Genellikle "gibi", "kadar" edatları kullanılır.
- Annemin dişleri inci gibiydi. (Dişler inciye benzetiliyor.)
- Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de. (Ömür, yarım kalan bir şiire benzetiliyor.)
9. Yazım Kuralları
Türkçede kelimelerin ve cümlelerin doğru yazılması için uyulması gereken kurallardır.
A. Büyük Harflerin Yazımı
- Cümleler büyük harfle başlar.
- Özel isimler büyük harfle başlar (Ahmet, Tekir, İslamiyet, Türk Dil Kurumu, Almanca, Kuzey Kıbrıs).
- Yer adları (Galata Kulesi, Taksim Meydanı, Rusya, Venüs). Ancak il, ilçe, köy, kasaba gibi genel isimler küçük yazılır (Beşiktaş ilçesi, Avrupa kıtası).
- Yön adları özel isimden önce gelirse büyük (Kuzey Avrupa), özel isimden sonra gelirse küçük yazılır (Avrupa'nın kuzeyi).
- Akrabalık adları küçük harfle başlar (Ayşe teyzem). Ancak lakap, unvan yerine kullanılırsa büyük yazılır (Gazi Nine).
- Belirli bir tarihle birlikte kullanılan ay ve gün adları büyük harfle başlar (13 Ocak Cuma). Tarih bildirmeyen ay ve gün adları küçük yazılır (okul ocakta gezi düzenleyecek).
- Din ve mezhep adları, mitolojik varlık adları büyük harfle başlar.
- Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar (Venüs), ancak coğrafya terimi olarak kullanılmıyorsa küçük yazılır (Dünyamızın çevresinde dönen ay).
- Kurum, kuruluş isimleri büyük harfle başlar (Türk Dil Kurumu).
B. "ki" Bağlacının Yazımı
- Bağlaç olan "-ki" daima ayrı yazılır. Cümleden çıkarıldığında anlam çok bozulmaz ve "-ler" eki getirilemez.
- Gel ki göreyim. (Gelkiler diyemeyiz.)
- Sıfat yapan "-ki" ve ilgi zamiri olan "-ki" bitişik yazılır. Sonuna "-ler" eki getirilebiliyorsa bitişik yazılır.
- Penceredeki çiçekler (Penceredekiler diyebiliriz.)
- Benimki (Benimkiler diyebiliriz.)
- Bazı "-ki" bağlaçları kalıplaşmış olduğu için daima bitişik yazılır (Sanki, Oysaki, Meğerki, Belki, Halbuki, Çünkü, Mademki, İllaki - "SOMBAHÇEM" olarak ezberlenebilir).
C. "de" Bağlacının ve Ekinin Yazımı
- Bağlaç olan "de/da" daima ayrı yazılır. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz.
- Ahmet de gelecekmiş. (Ahmet gelecekmiş. - Anlam bozulmadı.)
- Yarın da size gideriz.
- Ek olan "-de/da" (-te/ta) daima bitişik yazılır. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Yer veya zaman bildirir.)
- Masada kalem var. (Masada kalem var. - Anlam bozuldu.)
D. "mi" Soru Ekinin Yazımı
- Soru eki olan "-mi/mı/mu/mü" daima ayrı yazılır. Kendinden sonra gelen ekler ise soru ekine bitişik yazılır. (Soru, pekiştirme veya koşul anlamı katabilir.)
- Kaldı mı?
- Sen de mi geldin?
- Verecek misin?
- Güzel mi güzel bir gün. (Pekiştirme)
- Yağmur yağdı mı dışarı çıkarız. (Koşul: yağdığı zaman anlamında)
E. Sayıların Yazımı
- Sayılar metin içinde yazıyla (on beş, iki yüz), çek ve senet gibi ticari belgelerde bitişik yazılır (yüzellibin).
- Sıra sayıları: "2.", "2'nci" veya "ikinci" şeklinde yazılır. Eklere dikkat edin (1'inci yerine "birinci" veya "1.").
Sıra sayılarına "-nci/-nıncı" eki getirirken sayının son harfini dikkate alın: "2'inci" yanlıştır, çünkü "iki" kelimesi "i" ile bitiyor, bu yüzden sadece "-nci" eki gelir: "2. (ikinci)". "6'ncı" yerine "6. (altıncı)" yazılır.
- Üleştirme sayıları mutlaka yazıyla yazılır (üçer, beşer). Sayıyla ("3'er") yazım yanlıştır.
- Sayıya gelen eklerde ünsüz sertleşmesi (benzeşmesi) kuralına uyulur: 1985'te (1985'de değil).
F. Kısaltmaların Yazımı
- Büyük harflerle yapılan kısaltmalara nokta konmaz (TBMM, TDK).
- Büyük harfle yapılan kısaltmalara getirilen ekler, kısaltmanın okunuşuna göre gelir (TDK'nin, HGS'den).
- Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen ekler, kelimenin açılımına göre gelir ve çoğunda nokta kullanılır (örn: Alm. > Almancadan, kg'dan).
- Ölçü birimlerinin kısaltmaları da genellikle küçük harfle yapılır ve nokta kullanılmaz (cm, kg).
G. Ayrı ve Bitişik Yazılan Kelimeler
- Ayrı Yazılanlar:
- "Şey" sözcüğü daima ayrı yazılır (her şey, bir şey, çok şey).
- İkilemeler daima ayrı yazılır (güzel güzel, ağır ağır).
- "Her" ile başlayan bazı kelimeler (her biri, her gün, her an).
- Birleşik fiillerde ses olayı yoksa ayrı yazılır (terk etmek, fark etmek, arz etmek, park etmek, mutlu etmek/olmak).
- Gök cisimleri, yol isimleri (akşamüstü, çevreyolu), bitki ve hayvan türleri (köpek balığı).
- Bitişik Yazılanlar:
- Birleşik fiillerde ses olayı varsa bitişik yazılır (hissetti, affetti, kayboldu).
- Ara yönler daima bitişik yazılır (güneybatı, kuzeydoğu).
- "Ev" ve "hane" ile biten kelimeler (öğrenci evi, dershane).
- Soyut anlamlı birleşik kelimeler (akşamüstü, bilinçaltı).
- Pekiştirme sıfatları (bembeyaz, tertemiz, sapsarı).
10. Noktalama İşaretleri
Yazıdaki anlam karışıklıklarını önlemek, duygu ve düşünceleri daha kolay ifade etmek için kullanılırlar.
A. Nokta (.)
- Cümlenin sonuna konur.
- Saat ve dakika arasına tek nokta konur (13.30). Dijital saatlerdeki gibi (13:30) iki nokta kullanımı yanlıştır.
- Tarihlerin yazımında gün, ay ve yıl arasına konur (29.10.1923).
- Sıra sayılarını belirtmek için kullanılır (2., 7. sınıf).
- Bazı kısaltmalardan sonra konur (Dr., Prof.).
- Web sitelerinde kullanılır (www.tongucakademi.com).
B. Virgül (,)
- Eş görevli kelime veya kelime gruplarını ayırmak için kullanılır (Pazardan kivi, muz, erik ve elma aldık.).
- Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için konur.
- Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
- Ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur (Yahya Kemal, divan edebiyatının son temsilcisi, anıldı.).
- Anlam karışıklığını önlemek için kullanılır (Genç, voleybolcuya baktı. - Adamın genç olduğunu belirtir.)
- Hitaplardan sonra konur (Sevgili Öğrenciler, hepinize başarılar dilerim.).
- Alıntı cümlelerin sonuna konur (Yarın müzeye gideceğiz, dedi.).
- Tek bağlacı olan "ve, veya, ya da" gibi bağlaçların öncesi ve sonrasına virgül konmaz.
- "Ya...ya", "hem...hem", "de...de" gibi tekrar eden bağlaçların arasına virgül konmaz.
- Şart eki "-sa, -se" den sonra virgül konmaz.
- Tek zarf-fiil ekinden sonra virgül konmaz.
C. Noktalı Virgül (;)
- Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için kullanılır (Erkek çocuklarına Emre, Deniz, Umut; kız çocuklarına Cansu, Dilara, Gizem adı verilir.).
- Öğe sayısı fazla olan sıralı cümlelerde, karışıklığı önlemek amacıyla virgüllerden daha güçlü bir ayırma işareti olarak kullanılır (At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.).
- Özneden sonra virgül kullanılan bir cümlede, özneyi diğer ögelerden ayırmak için kullanılır (Özge; Deniz, Eren ve Ali'yi yemeğe davet etti.).
D. Üç Nokta (...)
- Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur (Sana öyle çok şey anlatacağım ki...).
- Örneklerin devam ettiğini göstermek için kullanılır (Pazardan elma, armut, muz...).
- Alıntılarda atlanan, söylenmek istenmeyen yerlerin yerine konur.
E. Soru İşareti (?)
- Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur (Adınız?).
- Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için parantez içinde kullanılır (Yunus Emre (1240-?)).
"-mı/mi" eki pekiştirme, şart veya zaman anlamı taşıdığında soru işareti kullanılmaz (Hava karardı mı eve gideriz. - "Karardığı zaman" anlamında.).
- Sıralı veya bağlı soru cümlelerinde soru işareti en sona konur (Camı Ahmet mi Oya mı Ali mi kırdı?).
F. Ünlem İşareti (!)
- Sevinç, sevinç, kuşku, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya sözlerin sonuna konur (Ne mutlu Türküm diyene!, Eyvah, yemek yandı!).
- Hitap, uyarı ve seslenmelerden sonra konur (Yurttaşlar!, Komşular!).
- Alay, kinaye veya küçümseme anlamı katmak için parantez içinde kullanılır (Adam akıllı (!) olduğunu söylüyor.).
G. Eğik Çizgi (/)
- Şiir dizelerini yan yana yazarken aralarına konur.
- Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına (No.: 23/B).
- Tarihlerin yazımında nokta yerine kullanılabilir (29/10/1923).
H. Yay Ayraç (Parantez) ( )
- Cümledeki anlamı tamamlayan veya açıklayan ek bilgiler için kullanılır.
- Tiyatro metinlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu belirtmek için kullanılır.
- Bir sözcüğün eş anlamlısını, tanımını veya okunuşunu belirtmek için.
- Alay, kinaye veya küçümseme anlamı katmak için ünlem işaretiyle birlikte kullanılır.
I. Tırnak İşareti (" ")
- Başkasından olduğu gibi aktarılan sözleri belirtmek için kullanılır (Atatürk'ün "Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir." sözü.).
- Cümle içinde özellikle vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır.
- Eser adları tırnak içine alınır (Bugün "Kendi Gök Kubbemiz" adlı şiiri inceledik.).
J. Kesme İşareti (')
- Özel adlara getirilen çekim eklerini ayırmak için kullanılır (Ahmet'in, Tekir'e, Türkiye'nin).
- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır (TDK'nin, TBMM'ye).
- Sayıya getirilen ekleri ayırmak için kullanılır (1985'te, 7'si).
- Harflere gelen ekleri ayırmak için kullanılır (a'dan z'ye).
- Şiirlerde hece veznini korumak için (neylediğim'i).
- Yapım ekleri özel isimlere geldiğinde kesme işareti kullanılmaz (Samsunlu, Türkçeye, Müslümanlık).
- Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz (Bakanlar Kurulunun).