7. Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılıya Hazırlık Notları
Bu not, 7. sınıf sosyal bilgiler 1. dönem 1. yazılı sınavına kapsamlı bir hazırlık sunmaktadır. Videoyu izlemenize gerek kalmadan, tüm önemli konuları detaylı açıklamalar, örnekler, ipuçları ve sık yapılan hatalarla birlikte bulacaksınız.
---
Sınava Hazırlık Stratejisi
Yazılıdan yüksek not almak için dört adımlı bir hazırlık süreci önerilir:
1. Ders Anlatımını Dikkatlice İzleyin/Okuyun: Konuları sanki ilk defa öğreniyormuş gibi dikkatle takip edin.
2. Süper Yazılı Sorularını Çözün: Konuları pekiştirmek için verilen örnek soruları çözün.
3. Yazılı Notlarını Okuyun: Ders notlarınızdan (Sosyal Bilgiler için sayfa 68-87 arası) önemli yerlerin altını çizerek tekrar edin. Bu, %90 üzeri not hedefleyenler için önemlidir.
4. Yazılı Denemelerini Çözün: Yazılı denemelerindeki (sayfa 35-42 arası) soruları çözerek sınav provası yapın.
Hedefiniz %80 ve üzeri ise videoyu izlemek ve çözülen soruları takip etmek yeterli olabilir. Ancak %90 ve üzeri için yazılı notları ve denemeler kritik öneme sahiptir. %100 hedefliyorsanız, Şampiyon paketindeki (Zoru Bankası, Dinamo, tüm dersler) yazılı kısımlarını da tamamlayın.
---
1. Ünite: İletişim ve İnsan İlişkileri
İletişim Nedir?
Duygu, düşünce ve bilgilerin çeşitli yollarla (sözlü, yazılı, görsel, sözsüz) aktarılmasına iletişim denir.
Şu an bu notu okumanız, sizinle benim aramda yazılı bir iletişimdir. Videoyu izlerken öğretmenin konuşması sözlü, jest ve mimikleri sözsüz, ekrandaki görseller ise görsel iletişim örnekleridir.
İletişimin Temel Ögeleri
İletişim sürecinde şu temel ögeler bulunur:
- Kaynak: İletişimi başlatan, mesajı gönderen kişi veya kurum.
- Alıcı: Mesajı alan, dinleyen veya okuyan kişi veya kurum.
- İleti (Mesaj): Kaynağın alıcıya göndermek istediği duygu, düşünce veya bilgi.
- Kanal: İletinin gönderildiği yol veya araç (söz, yazı, beden dili, telefon, internet vb.).
- Geri Bildirim (Dönüt): Alıcının iletiye verdiği tepki veya cevap.
Siz bir arkadaşınıza "Merhaba!" dediğinizde:
- Kaynak sizsiniz.
- Alıcı arkadaşınızdır.
- İleti "Merhaba!" kelimesidir.
- Kanal sözlü iletişimdir.
- Arkadaşınızın size "Merhaba!" diye cevap vermesi geri bildirimdir.
İletişimin ögelerini karıştırmamak önemlidir. İletişimi başlatan her zaman kaynaktır. Alıcının cevabı ise geri bildirim olur. "Merhaba" kelimesi ise bir örnektir, ileti budur.
Önyargı
Bir kişi veya durum hakkında önceden edinilmiş, olumlu veya olumsuz olabilen yargılardır.
"Sınav çok zor olacak, kesin başarısız olurum" düşüncesi olumsuz bir önyargıdır. Halbuki Milli Eğitim Bakanlığı senaryolarına göre öğretmenler sınav hazırlar ve kolay sorular da olabilir.
Önyargının sadece olumsuz olduğunu düşünmek yanlıştır. Olumlu önyargılar da mevcuttur ("Kesin bu maçı kazanırız, zaten hep yeniyoruz" gibi). Ancak genel olarak önyargılı olmak etkili iletişimi engeller.
Empati
Kişinin kendisini başkasının yerine koyarak, onun duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmasıdır.
Bir öğretmenin, öğrencilerin sıkılabileceğini veya yorulabileceğini düşünerek dersi daha esprili ve hızlı anlatmaya çalışması empatiye bir örnektir.
"Ben Dili" ve "Sen Dili"
İletişimde etkinliği artıran veya azaltan iki farklı dil kullanımı vardır:
- Etkili Dinleme: Karşımızdaki kişiyi yargılamadan, sözünü kesmeden, göz teması kurarak, anlatılmak isteneni tam ve doğru biçimde anlamaktır.
- Ben Dili (Olumlu İletişim): Kendi duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, suçlayıcı değildir. Anlaşmazlıkları azaltır, savunmaya itmez, yakınlaşmayı sağlar.
"Daha iyi oynayacağınıza inanıyorum ben." yerine "Çok iyi oynadüğünüzü biliyorum, kendinize güvendiğinizde daha da iyi oynayacağınızı düşünüyorum." diyebiliriz. Ya da "Ders çalışırsan başarılı olacağını düşünüyorum."
- Sen Dili (Olumsuz İletişim): Karşımızdakini yargılayıcı, suçlayıcı ve eleştirici bir dildir. Kişiyi incitir ve iletişimi zedeler.
"Bir kere de doğru düzgün oynasanız şaşırdım zaten, çok kötü oynuyorsunuz siz." veya "Ders çalışmıyorsun!"
Günlük hayatta "Sen dili" yerine "Ben dili" kullanımına özen göstermek, ilişkilerde olumlu bir etki yaratacaktır. Örneğin, "Neden hep geç kalıyorsun?" yerine "Geç kaldığında endişeleniyorum" diyebilirsiniz.
"Öğüt vermek" genellikle olumsuz iletişim kategorisine girer. İnsanlar, sürekli öğüt verildiğinde eleştirildiklerini veya küçümsendiklerini hissedebilirler. Bunun yerine, "Ben dili" kullanarak kendi düşüncelerimizi ifade etmek daha etkilidir.
Olumlu ve Olumsuz İletişim Ögeleri
Olumlu İletişim:
- Empati kurmak
- Göz teması kurmak
- Etkili dinlemek
- Farklılıklara saygı duymak
- Önyargısız olmak
- Ben dilini kullanmak
- Beden dilini etkili kullanmak
- Kendini doğru ifade etmek
Olumsuz İletişim:
- Söz kesmek
- Alay etmek, lakap takmak
- Argo söz kullanmak
- Sen dilini kullanmak
- Eleştirmek
- Öğüt vermek
- Suçlamak
- Önyargılı davranmak
---
2. Ünite: Kitle İletişim Araçları ve Etkileri
Medya
Radyolar, televizyonlar, gazeteler, dergiler, sinema, internet ve cep telefonları gibi kitlelere ulaşan iletişim araçlarının hepsine medya denir.
"Dünyayı evimize getiren kutu" ifadesi başlangıçta televizyonlar için kullanılmış olsa da, günümüzde cep telefonları ve internet gibi araçlar da bu tanıma dahildir.
RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu)
Radyo, televizyon ve genel ağ (internet) faaliyetlerini düzenleyen ve denetlemekle görevli bir kurumdur.
Akıllı İşaretler
Televizyon yayınlarının içeriği hakkında bilgi veren sembollerdir:
- Şiddet/Korku
- Olumsuz Örnek
- Genel İzleyici Kitlesi
- 7 Yaş ve Üzeri
- 13 Yaş ve Üzeri
- 18 Yaş ve Üzeri
Kitle İletişim Araçlarının Yararları ve Zararları
Yararları (Olumlu Etkileri):
- Eğitim sağlar.
- Eğlendirir.
- Dış dünyayı tanımamızı sağlar.
- Kamuoyu oluşturur.
- Haber ve bilgi edinmemizi sağlar.
Zararları (Olumsuz Etkileri):
- Bağımlılık yapar.
- Zaman kaybına yol açar.
- Kültürel yozlaşmaya neden olur.
- Çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir (bedensel, psikolojik).
Aşırı televizyon veya telefon kullanımı çocuklarda davranış bozukluklarına, kendini ifade edememe sorunlarına, hatta psikolojik rahatsızlıklara yol açabilir. Bu durum, medyanın sağlık ve psikolojik alandaki olumsuz etkilerini gösterir.
İletişimle İlgili Temel Kavramlar
- Hak: Hukuk düzeninin kişilere tanımış olduğu yetkilerdir (Örn: Eğitim alma hakkı, oyun oynama hakkı).
- Sansür: Bazı fikirlerin, haberlerin veya sanat eserlerinin yazılıp yayılmasının kısaltılması veya engellenmesidir. Toplumun zararına olan veya yetişkin içeriği barındıran haberlerde bazen uygulanabilir.
- Kamuoyu: Halkın genel düşünceleri ve yaygın yargısıdır.
- Tekzip: Yalanlanan veya yanlış çıkan bir haberi düzeltme ve yalanlama yazısıdır.
İletişime Dayalı Hak ve Özgürlüklerimiz
- Haberleşme hürriyeti
- Özel hayatın gizliliği
- Düşünce özgürlüğü (düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğü)
- Haber alma hakkı
- Fikirleri özgürce dile getirme hakkı
- Haber yapma hakkı
Başkalarının kişisel bilgilerine ve özel yaşamına saygı göstermek, özel hayatın gizliliği özgürlüğü ile ilgilidir. Kamu düzenine, ahlaka ve başkasının haklarına zarar vermeden düşüncelerimizi dile getirmek ise düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğü kapsamındadır.
---
3. Ünite: Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu ve Yükselişi
Osmanlı Devleti Neden Kısa Sürede Güçlendi?
Osmanlı Devleti'nin kısa sürede büyüyüp güçlenmesinde birçok etken rol oynamıştır:
1. Bizans ve Balkanlardaki Zayıflık: Osmanlı'nın kurulduğu dönemde Bizans İmparatorluğu ve Balkanlardaki siyasi yapılar güçsüz ve dağınıktı. Bu durum, Osmanlı'ya Batı yönünde ilerleme fırsatı sundu.
2. Stratejik Coğrafi Konum (Uç Beyliği Olması): Osmanlı, Bizans sınırında bir "uç beyliği" olarak kuruldu. Bu sayede diğer Türk beylikleriyle doğrudan çatışmak yerine, Hristiyan Bizans ve Balkanlar üzerine gaza ve cihat yaparak büyüdü.
Anadolu'daki diğer Türk beylikleri birbirleriyle komşu olup birbirleriyle mücadele ederken, Osmanlı Bizans'la komşu olması sayesinde Anadolu beyliklerinden de destek alarak batıya doğru ilerledi.
3. Yetenekli Padişahlar: Kuruluş ve yükseliş dönemlerindeki padişahlar, askeri ve idari yetenekleriyle devleti başarıyla yönettiler.
4. Ahi Teşkilatının Desteği: Özellikle ilk dönemlerde esnaf ve zanaatkarların oluşturduğu Ahi teşkilatının manevi ve ekonomik desteğini aldılar.
5. Başarılı Politikalar:
- Devşirme Politikası: İşgal edilen Hristiyan topraklardaki küçük yaştaki erkek çocuklar toplanır, İslam inancına göre eğitilir ve yeteneklerine göre kapıkulu askeri (yeniçeri) veya devlet adamı olarak yetiştirilirdi. Bu sayede hem düzenli ve devlete bağlı bir ordu hem de yetenekli yöneticiler yetiştirildi.
- İskan Politikası (Yerleştirme Siyaseti): Fethedilen topraklara Anadolu'dan Türk aileleri yerleştirilerek bölgenin Türkleşmesi ve İslamlaşması sağlandı. Bu sayede fetihler kalıcı hale getirildi.
- İstimalet Politikası (Hoşgörü Siyaseti): Osmanlı, fethettiği yerlerdeki halkın dinine, diline, kültürüne ve yaşam tarzına karışmadı. Bu sayede fethedilen bölgelerde halkın devlete bağlılığı arttı, isyanlar azaldı ve huzur ortamı sağlandı.
Osmanlı hakimiyetinde yüzyıllarca kalan Balkan ülkelerinde (Yunanistan, Bulgaristan, Romanya vb.) insanların kendi dillerini konuşmaya ve dinlerini yaşamaya devam etmeleri, istimalet politikasının en somut örneklerindendir. Kilise ve sinagoglara dokunulmamıştır.
- Gaza ve Cihat Sistemi: İslamiyet'i yaymak ve korumak amacıyla kafirlerle (gayrimüslimlerle) yapılan savaşlardır. Savaşta ölen askerler şehit, sağ kalanlar gazi kabul edildi ve ganimetlerden pay aldılar.
- Millet Sistemi: Osmanlı toplumu, etnik kökene (Türk, Rum, Ermeni vb.) göre değil, dini inanca göre "Müslim" (Müslümanlar) ve "Gayrimüslim" (Müslüman olmayanlar) olarak iki ana millete ayrılmıştır.
Osmanlı Yönetim Yapısı: Divan-ı Hümayun
Divan-ı Hümayun, Osmanlı Devleti'nde devlet işlerinin görüşüldüğü, padişaha danışmanlık yapan yüksek bir kuruldur. Danışma meclisi niteliğindedir. Son söz her zaman padişaha aittir.
Divan üyelerinin günümüzdeki karşılıklarını düşünerek görevlerini daha kolay anlayabilirsiniz.
- Padişah: Devletin başı, divan toplantılarına başkanlık eder (sonraları sadrazam başkanlık etti).
- Sadrazam: Padişahın vekili, günümüzdeki başbakana denk gelir. Padişah adına devleti yönetir.
- Nişancı: Padişahın tuğrasını çeker, yazışma ve fermanları düzenler, tapu ve kadastro işlerine bakar (günümüzdeki içişleri bakanlığına benzer görevleri vardır).
- Kazasker: Kadı ve müderrislerin atamasını yapar, büyük mahkemelere bakar (günümüzdeki adalet ve milli eğitim bakanlığına denk gelir).
- Defterdar: Devletin gelir ve giderlerini düzenler, mali işlerden sorumludur (günümüzdeki maliye bakanı).
- Reisülküttap: Divan yazışmalarını yürütür, dış ilişkilerden sorumludur (günümüzdeki dışişleri bakanı).
- Şeyhülislam: Dini konularda fetva verir, hukukun İslam'a uygunluğunu denetler. Doğuştan Türk ve Müslüman olması zorunludur.
- Kaptan-ı Derya: Donanma komutanıdır (günümüzdeki amiral, deniz kuvvetleri komutanı).
Şeyhülislam dışında diğer divan üyelerinin (sadrazam, nişancı vb.) devşirme kökenli olabileceğini unutmayın. Devşirme sistemiyle yetişenler, yeteneklerine göre en üst düzey devlet görevlerine gelebilirlerdi. Divan'ın bir danışma meclisi olduğunu ve son kararın padişaha ait olduğunu unutmamak da önemlidir.
Osmanlı Ordusu
Osmanlı ordusu iki ana kısımdan oluşurdu:
1. Kapıkulu Askerleri (Yeniçeriler):
- Devşirme sistemiyle yetişen askerlerdir, genellikle Türk kökenli değillerdir.
- Devlete bağlı, daimi ve maaşlı askerlerdir.
- İstanbul'da, yani merkezde bulunurlar ve padişahı ile başkenti korumakla görevlidirler.
- Evlenmeleri ve başka bir işle uğraşmaları yasaktı.
- Acemi Oğlanlar Ocağı, Yeniçeri Ocağı, Cebeci Ocağı gibi alt birimleri bulunur.
2. Tımarlı Sipahiler:
- Türk kökenli askerlerdir.
- Maaş yerine belirli topraklardan (tımar) elde ettikleri gelirle geçinirlerdi.
- Eyaletlerde bulunurlar, bölgesel güvenliği sağlar, tarımsal üretimi denetler ve vergi toplarlardı.
- Savaş zamanında bölgeden topladıkları askerlerle orduya katılırlardı.
- Topraklar babadan oğula geçmez, yani feodaliteyi engellerdi.
- Devlete masrafsız bir ordu sağlarlar, üretimde sürekliliği ve asayişi temin ederlerdi.
Tımarlı Sipahilerin maaş almadığını (toprak geliriyle geçindiğini) ve Türk olduğunu; Yeniçerilerin ise maaş aldığını ve devşirme kökenli olduğunu karıştırmayın. Ayrıca, Yeniçerilerin merkez kuvveti, Tımarlı Sipahilerin ise eyalet kuvveti olduğunu hatırlayın.
- Diğer Kuvvetler: Akıncılar, Azaplar (öncü birlikler), Bağlı Beylik ve Devletlerin Gönderdiği Yardımcı Kuvvetler.
- Donanma: Deniz gücüdür. Başında Kaptan-ı Derya bulunur, askerlerine Levent denir.
Osmanlı Padişahları ve Önemli Gelişmeler
Kuruluş Dönemi Padişahları:
- Osman Bey (1299-1324):
- Osmanlı Devleti'ni Söğüt'te kurdu (1299).
- İlk Osmanlı parasını bastırdı.
- Bizans ile ilk savaşı yaptı ve kazandı.
- Orhan Bey (1324-1359):
- Bursa'yı fethetti ve başkent yaptı.
- Çimpe Kalesi'ni alarak Rumeli'ye (Trakya Yarımadası) geçişi sağladı.
- Karesioğulları Beyliği'ni alarak ilk donanmaya sahip oldu.
- İlk düzenli orduyu kurdu.
- İlk medreseyi (üniversite) kurdu.
- İlk divan teşkilatını kurdu.
- I. Murad (1359-1389):
- Edirne'yi fethetti ve başkent yaptı (batıya yönelimin göstergesi).
- Haçlılarla ilk savaşları yaptı (Sırpsındığı, I. Kosova) ve kazandı.
- Germiyanoğulları ve Hamitoğulları'ndan toprak (çeyiz, satın alma) aldı.
- İlk defa tımar sistemini uyguladı.
- Yeniçeri Ocağı'nı kurdu.
- Yıldırım Bayezid (1389-1402):
- İstanbul'u ilk kez kuşattı (ancak alamadı).
- Anadolu Hisarı'nı yaptırdı.
- Haçlılarla Niğbolu Savaşı'nı kazandı.
- Ankara Savaşı'nda Timur'a yenildi (1402). Bu yenilgi sonrası Fetret Devri (14 yıl süren duraklama dönemi) yaşandı.
- I. Mehmet (Çelebi Mehmet) (1413-1421):
- Fetret Devri'ne son verdi, devleti yeniden toparladı. Bu nedenle Osmanlı'nın ikinci kurucusu sayılır.
- Venediklilerle ilk deniz savaşını yaptı.
- II. Murad (1421-1451):
- Haçlıları Varna ve II. Kosova Savaşları'nda yenilgiye uğrattı.
- Osmanlı'nın kuruluş dönemini tamamladı.
Yükselme Dönemi Padişahları:
- Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) (1451-1481):
- İstanbul'u fethetti (1453) ve Osmanlı'yı yükseliş dönemine soktu.
- İpek ve Baharat Yolları'nın kontrolünü ele geçirdi.
- Otlukbeli Savaşı ile Karamanoğulları'nı yenilgiye uğratarak Anadolu'da siyasi birliği güçlendirdi.
- Balkanlar'da Eflak, Boğdan, Sırbistan'ı fethetti.
- Ege Denizi'nde hakimiyet kurdu, Kırım, Sinop, Amasra'yı alarak Karadeniz'i Türk gölü haline getirdi.
- II. Bayezid (1481-1512):
- Batı'ya yönelik daha barışçıl bir politika izledi.
- Saltanatının ilk yılları Cem Sultan olayı gibi iç isyanlarla geçti.
- Yavuz Sultan Selim (I. Selim) (1512-1520):
- Babası II. Bayezid'i tahttan indirerek padişah oldu.
- Doğuya yöneldi. Çaldıran ve Turnadağ Savaşları ile Anadolu Türk siyasi birliğini büyük ölçüde sağladı.
- Memlük Devleti'ne karşı Mercidabık ve Ridaniye Savaşları'nı kazandı. Bu zaferlerle:
- Mekke, Medine, Kudüs gibi kutsal şehirleri ele geçirdi.
- Mısır, Suriye, Filistin ve Hicaz bölgeleri Osmanlı topraklarına katıldı.
- Halifelik Osmanlı'ya geçti, İslam dünyasının lideri oldu.
- Osmanlı hazinesi dolup taştı.
- Hızır Reis (Barbaros Hayrettin Paşa) Osmanlı donanmasına katıldı.
- Kanuni Sultan Süleyman (I. Süleyman) (1520-1566):
- Osmanlı'nın en parlak dönemi olan Muhteşem Yüzyıl'ı yaşattı.
- Batı'da Macaristan'ı fethetti.
- Fransa'ya kapitülasyonlar (ticari ayrıcalıklar) vererek Avrupa birliğini bozmayı hedefledi.
- Preveze Deniz Zaferi ile Akdeniz'i Türk Gölü haline getirdi. (Fatih Karadeniz'i, Kanuni Akdeniz'i Türk gölü yaptı).
- Doğu'da İran, Batı'da Almanya ve Avusturya ile mücadele etti.
---
Ek Çalışma Önerileri
- Yukarıdaki notları dikkatlice okuyun ve anlamadığınız yerleri işaretleyin.
- Özellikle "Ben Dili" ve "Sen Dili" arasındaki farkı ve Osmanlı Devleti'nin büyümesindeki temel politikaları (Devşirme, İskan, İstimalet, Gaza-Cihat) iyi öğrenin.
- Tımarlı Sipahiler ve Yeniçeri Ocağı arasındaki farkları sınavda mutlaka yazabilecek seviyede öğrenin.
- Harita üzerinde Osmanlı'nın fethettiği yerleri takip etmek, coğrafi konumu ve fetihlerin önemini anlamanıza yardımcı olacaktır.
- Verilen kitap sayfalarındaki ödevlerinizi yaparken, soruları boş bırakmayın. Cevapları mutlaka yazmaya çalışın. Bu, sınavda daha başarılı olmanızı sağlayacaktır.
- Ödüllü soruyu çözmeyi ve yorumlara yazmayı unutmayın!
Başarılar dileriz!